BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > G.Saray kazandıkça

G.Saray kazandıkça

G.Saray kazandıkça, dolayısıyla Fatih Terim büyüdükçe, sporumuzun terbiyesi bozuluyor! G.Saray’ın B.Dordmund galibiyeti, etek taşlarının dökülmesine neden oldu!



G.Saray kazandıkça, dolayısıyla Fatih Terim büyüdükçe, sporumuzun terbiyesi bozuluyor! G.Saray’ın B.Dordmund galibiyeti, etek taşlarının dökülmesine neden oldu! Cimbom kazandıkça küfür edebiyatımız en üst düzeye ulaşıyor! Dünyanın hiç bir ülkesinde böyle bir taraftar ve medya yoktur! Sahada G.Saray yok, ama bütün küfürler G.Saray’a!... Adam; tribüne geliyor, yerine oturuyor, başlıyor G.Saray’a küfüre. Sahada G.Saray varmış, yokmuş onun umurunda mı?.. Bu kini, bu kıskançlığı anlamak zor! Oysa bunu yapanlar düşünemiyor; haritada gördüğü Avrupa’yı, G.Saray sayesinde tanıyacak! Futbolumuzun üstüne talih kuşu konmuş, ama değerini bilen yok! Galatasaray, yalnız futbolda değil, her yönüyle ülkemizin reklamını yapıyor. Böyle bir kulübün futbolcusuna, teknik adamına yapılan saygısızlık, saygıya karşı yapılan saygısızlıktır. Türkiye’de futbolun keşfedildiği yıldan zamanımıza kadar G.Saray’ın ve Fatih Terim’in elde etmiş olduğu bu başarıyı bir başka takım ve teknik adam elde edemediği gibi rüyasında bile görmemiştir! Bütün bunlar, bazı kesimlerin göğsünü kabartacağı yerde, sanki göğsüne hançer saplıyor! Avrupa’da G.Saray’ı destekleyenler Edirne’den içeri girdiklerinde, nedense G.Saray’a kurşun sıkmaya kadar işi götürüyor! Bu, yalnızca tribünde olmuyor, bazı medya kuruluşlarında da böyle! Bir zamanlar G.Saray’ı küme düşürmeye kadar götüren, şimdi ise F.Bahçe’yi köşelerinde yazdıklarıyla kurtarma operasyonuna girenler (!) hâlâ maddi ve manevi bir doyuma ulaşamamanın ezikliği içindeler! Stadlarda dağıtılan dergiler bile buna bir örnek! Bu çıkan dergiyle medyada çalışanlar arasında bölücülük yapanlar (!) her şeyde olduğu gibi bu işten de yağ çıkarma peşindeler! ARİSTOKRAT, HALK VE BÜROKRAT Beşiktaş’ın yeni başkan adayları arasında ne ararsan var. Aristokratından tutun da, siyasetçisine kadar hepsi mevcut. Hasan Arat; yaptığı açıklamalar, ortaya koyduğu görüşler ve davranışlarıyla tam bir aristokrat. Başkan imajını bütün detaylarıyla çiziyor. Ortaya koyduğu prensipler ise saygı duyulacak ve alkışlanacak cinsten. Hiç bir zaman özel yaşantısını malzeme konusu yapmaktan yana olmadığını açık yüreklilikle ortaya koyan Arat, bence Süleyman Seba’nın devamı. Diğer bir başkan adayı Nevzat Demir ise halkçı bir başkan! Demir’in Beşiktaş için projeleri, tıpkı ticaret hayatında gerçekleştirdiği projeler kadar mükemmel. Ancak Demir’in en gıpta edilecek tarafı, herkesin anlayacağı dilden konuşması. Yani Demir’in dili de kalbi de aynı. Ne bir eksiği ne de bir fazlası... Serdar Bilgili; yapısı itibarıyla belki bir bürokrat gibi görünse de, her zaman halkın takımı olarak bilinen Beşiktaş’ta, belki yapısı itibarıyla bazı tezatlar oluşturacak. Ama yine de böyle genç birinin Beşiktaş’ın başına gelmesi, büyük bir şans olarak kabul edilmelidir. FENERBAHÇE ARENA! F.Bahçe kulüp değil sanki arena (!) Yeni yönetimin seçilmesinden sonra F.Bahçe’de akıl almaz olaylar yaşanıyor! Biri çıkıyor; bütün takım kadro dışı brakılsın, ligde ümit takım oynasın diyor. Hoppalaaa.. Bunu söyleyenler bunun sonucunun nereye varacağını düşünmüyor, düşünemiyor! Diyelim ki ümit takımla sahaya çıktın ve 10 gol yedin, bunun sorumlusu kim olacak? F.Bahçe, program yapımcılarının (!) takımı değil, milyonların takımı! Ülkemizde avukat çevre düzenleyicisi, doktor orman bakanı, program yapımcısı kulüp yöneticisi olduğu sürece, Türkiye’de yapılan işler verimli olmaktan çok veremli olur! Oysa; herkes kendi işine baksa, elindeki işi becerse (!) en azından gölge etmemiş olur!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT