BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Tuzu, yağı azaltın suyu, ayranı artırın

Tuzu, yağı azaltın suyu, ayranı artırın

Orucun ilk günü biraz zorlanabilirsiniz. Ancak dengeli beslendiğiniz takdirde inanın birkaç gün sonra oruç tuttuğunuzun bile farkına varamayacaksınız! Özellikle ağır yiyeceklerden kaçının. İftardan sahura kadar bol bol sıvı tüketerek susuzluğun önüne geçebilirsiniz...



AİLE DOKTORU Hazırlayan: Uzm. Dr. S. Hilmi ÖZKIRIŞ İç Hastalıkları Uzmanı Kıymetli okuyucularımız, onbir ayın sultanı mübarek Ramazan-ı Şerif ayına ulaşmış bulunuyoruz. Yüce Rabbimize ne kadar hamd etsek azdır. Ramazan boyunca sizlere bu mübarek ayın en büyük özelliği olan oruç tutarken nelere dikkat etmemiz konusunda pratik açıklamalarda bulunmaya çalışacağım. Bu tavsiyelere uyarsanız, hava sıcaklığına rağmen inşallah rahat bir ramazan ayını idrak etmenin de hep birlikte keyfine varırız. ORTALAMA 16 SAATLİK ORUÇ Bu yıl sahur ile iftar arasında süre ortalama 16 saat olacağından içinde bunduğumuz şu sıcak yaz günlerini de düşündüğümüzde, belki biraz daha zorlu bir Ramazan-ı Şerif ayı geçirebiliriz ama manevi mükafatı da o nispette yüksek olacağından hiç şüphemiz olmasın! Bir çoğumuz için Ramazanın ilk günü olan bugünün hepsinden uzun ve zor geçeceği büyük ihtimal. Sağlıklı ve orucumuz bozulmadan iftar yapmak istiyorsak öncelikle iftar ile sahur arası bol miktarda ama zamana yayarak sıvı tüketmeyi ihmal etmemeliyiz. İftarlarda asitli meşrubatlar ve kola yerine tuzu az yağlı ayran ve günlük sütler tercih edilmelidir. Bir ay boyunca 3 ana öğün olan günlük beslenme 2 öğüne düşerken, özellikle kırmızı et, ekmek, pilav, makarna, hamur işleri, tatlı, börek tüketimi maalesef artmaktadır. Buna karşın sebze, meyve ve balık, beyaz et tüketimi azalmaktadır. Halbuki, günlük alınması gereken enerji, protein, vitamin ve mineral oranları Ramazanda da değişmez. Yemekleri küçük lokmalar halinde, iyi çiğneyerek yemek henüz hazır olmayan sindirim sistemine yardımcı olur. Uzun süren açlık sebebiyle metabolizmanın yavaşlaması ve yetersiz sıvı alımı kabızlık sıkıntısını ortaya çıkarabilir. Bunu önlemek için bol posalı beslenmek gerekir. SEBZE, MEYVE VE BAKLİYAT Glisemik indeksi düşük besinler hem daha uzun süre tok tutar, hem hazmı genellikle daha kolaydır, hem de vücut için daha faydalıdırlar. Ramazan boyunca glisemik indekslerinin düşük olması nedeniyle yenilmesi tavsiye edilebilir besinlerden bazıları şunlardır; barbunya, nohut, kuru fasulye, mercimek, fındık, yeşil ekşi elma, tam tahıldan yapılmış makarna, kepekli ekmek, her türlü sebze ve meyvelerdir. YANLIŞ BESLENME HASTA EDİYOR! Ramazan ayında yanlış beslenme, pek çok hastalığa davetiye çıkarır. Sahurdan sonra başlayan açlık müddetince gittikçe kan şekeri düşmeye başlar. Yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu metabolizma hızı azalır. Su tüketimine dikkat edilmemesi sonucunda vücut su oranı azalır, su-tuz dengesi bozulur. Ardından halsizlik, işte verimsizlik, depresyon, dikkat eksikliği, uyuklama, mide ağrısı, hazımsızlık, tansiyon düşmesi gibi bir çok sağlık yönünden sıkıntı yaşanabilir. Dengesiz beslenen kişilerde başta mide-bağırsak olmak üzere birçok hastalık riski doğar. Yine kan şekerini hızla yükselten, şeker oranı yüksek gıdaların çok yenmesi tavsiye edilmez. Aynı şekilde sağlıklı ve dengeli beslenme kalp hastaları için de büyük önem arz etmektedir. İNANCA SAYGILI HEKİME DANIŞIN Tıbben kimlerin oruç tutması mahzurludur? > Çoklu insülin kullanan şeker hastaları, > Ağır kalp-damar hastalığı, > Orta ve ileri seviyede kronik böbrek ve karaciğer yetersizliği olanlar, > Ağır enfeksiyon hastalığı geçirenler > Riskli hamileliği olanlar bebeklerinin normal gelişimi açısından oruç tutmaları mahzurludur. Yukarıda saydığımız hasta gruplarının dışındaki hemen hemen herkes günümüz ilaç teknolojisinin sunduğu imkânlar çerçevesinde günde 1 defa alınan 24 saat etkili ilaçlar sayesinde uzman hekimlerinin de tavsiyelerini alarak oruçlarını rahatlıkla tutabilirler. Kronik hastalıkları olanlar, dindar veya inançlara saygılı uzman doktorlarına danışarak oruç tutup tutmamalarına muayene bulguları ve yapılacak tetkik sonuçlarına göre karar verilmelidir. Oruç tutmak isteyenlerin iç hastalıkları uzmanı hekimlere müracaat ederek beslenme programlarını ayarlamalıdırlar. BUNLARA UYUN GERİSİ KOLAY! Canınız tatlı çektiyse sütlüleri tercih edin! > Sahura mutlaka kalkılmalı, yağlı ve tuzlu besinler yerine hafif yiyecekler tüketilmelidir > Günde 2-2.5 litre sıvı ihtiyacımızı karşılamak amacıyla yeterli miktarda su içilmelidir > İftarda ilk önce hafif, az yağlı gıdalarla yemeğe başlanmalı > İftar hazırlanırken her çeşit gıdadan dengeli bir yemek listesi tercih edilmelidir. > Kan şekerini hızla yükselten besinler yerine posalı kepekli ürünler tercih edilmelidir. > Yemekler yavaş yavaş ve az miktarlarda yenmelidir > İftarda kızartma ve yağlı besinler yerine ızgara, haşlama, buğulama ile pişirilmiş hafif yemekler tercih edilmelidir > İlle de tatlı yenmek isteniyorsa hamurlu, ağır tatlılar yerine güllaç gibi sütlü hafif tatlılar az olarak alınabilir > Ara öğün olarak meyve en iyi tercihtir > Teravih namazları egzersiz olarak da genel vücut sağlığımız için son derece faydalıdır. OKUYUCUYA CEVAP... Altın çilekle kilo verebilir miyim? > Halime Öztürk / ANKARA > Boyum 152 cm, kilom 67, hipotiroidi hastasıyım. Hafta içi 50’lik euthyrox 1, hafta sonu 2 adet 50’lik tablet alıyorum. Zayıflamak istiyorum ama kilo veremiyorum. L-carnitine veya altın çileği tavsiye eder misiniz? CEVAP: Halime Hanım, öncelikle kullanmakta olduğunuz tiroid hormonu ilacınızın dozu duruma göre 1-3 ayda bir yapılacak TSH kontrolleri ile ihtiyacınız olan ideal doz ayarlanmalı. Diğer yandan, öğün başı 2 dilim tam buğday ekmeği dışında tüm hamur işleri, tatlıları, çikolata, makarna ve pilavı kesip düzenli egzersiz yaparak boyunuza göre fazla olan kilolarınızı vermelisiniz. Kilo vermenin ana temel kuralı; beslenmeye dikkat etmek ve hareketi artırarak aldığımız kaloriden fazlasını harcamaktır. Bunun dışındaki uygulama çok az destekte bulunabilir. Onun için bahsettiğiniz altın çilek ve benzeri bitkisel desteklere çok da itibar etmemenizi tavsiye ederim. Bu tür sağlık dışı istismarlar bütçenize de zarar verir. Ayrıca vücudumuzda kiloya zemin hazırlayan metabolik bozukluk varsa bunlar düzeltilmeli. Gerisi zaten gelecektir. Çocuğum yatarken çok aşırı terliyor... > Osman İzgi > 5 yaşındaki kızımı akşam uyuttuğumuz zaman ilk bir kaç saat içinde sürekli çok aşırı derecede terleme oluyor. Sebebi var mıdır? Doktora gidiyoruz ama çözüme ulaşamadık, ne yapmalıyım? CEVAP: Osman Bey, gece terlemesinin başlıca sebeplerini şöyle sıralayabiliriz: Kronik bazı enfeksiyon hastalıkları, D vitamininin yetersiz alımı ve demir eksikliği anemisi gibi rahatsızlıklar, ortamın sıcaklığı ile neminin fazla oluşu ve çocuğun kilosunun normalin üzerinde olması. Çocuklarımıza şekerleme, çikolata, hamburger ve fastfood türleri, hazır meyve suları ve hamur işleri yerine; süt, her türlü meyve, sebze, balık ve haftada bir defa da kırmızı etli yemekler yedirelim. Kola ve diğer gazlı içeceklerden, hazır çorbalardan uzak tutalım. İçinde bulunduğumuz şu sıcak ve nemli yaz günlerinde sadece pamuklu atlet ve şort giydirerek yatırmalı, sadece beline kadar ince pamuklu pike ile örtmeli, pencere mutlaka açık bırakılmalı, böyle yapılırsa çok hafif makul terlemenin dışında terlemeleri olmayacak, her şey yoluna girecektir! HER DERDİNİZİ BANA YAZIN e-mail: aile.doktoru@tg.com.tr Adres: 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna-İSTANBUL
Reklamı Geç
KAPAT