BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstanbul-Ankara

İstanbul-Ankara

Genelkurmay başkanı ile 3 kuvvet komutanının istifa etmesi haber midir? Evet haberdir. Bizde ise haberden öte bir şeydir. Depremdir, şoktur, sarsıntıdır.



Genelkurmay başkanı ile 3 kuvvet komutanının istifa etmesi haber midir? Evet haberdir. Bizde ise haberden öte bir şeydir. Depremdir, şoktur, sarsıntıdır. Ankara muhabirlerinin ‘dünya yerinden oynamış gibi’ heyecan içinde, bağıra haykıra ‘zirve, trafik, heyecan, gerilim, sürpriz’ kelimelerini onlarca defa kullanarak son dakika gelişmeleri aktarmalarıdır. Bila’ların, Yetkin’lerin -tutuklu olmasa Balbay’ların- ‘karargah gazetecisi olmanın sorumluluğuyla(!)’ nasıl bir devlet krizinin içine düşüldüğünü anlatmalarıdır. Yani beyni 80 yıllık statükoyla malul gazeteci, siyasetçi, iş adamı, laik orta sınıf için çok büyük, en büyük olaydır 4 generalin istifası... Ama hep bahsediyoruz ya, bu ülke değişiyor, gelişiyor, zihni aydınlanıyor, berraklaşıyor diye... Demokrasiyi, özgürlükleri, sivil siyaseti öğrenerek hazmediyor toplum... O toplumun desteğiyle iktidarda olan hükümet de ‘iktidar olmanın gereğini’ yapıyor. Generaller istifa etti diye gerilenler, heyecan yapanlar, suratları çarşamba pazarına dönenler geride kalanı, dünü temsil ediyor. İşine gücüne bakan, hop oturup kalkmayanlar ise yarını... Bu 3 günün şamatası arasında, dün ile yarını ironik biçimde anlatan bir detay dikkatimi çekti: Generaller istifa ettikten sonra 4 saatte kararname hazırlandı, bakanlar imzaladı, Cumhurbaşkanı onayladı, yeni atama yapıldı ve Başbakan Erdoğan, ‘önceden planladığı gibi’ hafta sonunu geçirmek için İstanbul’a uçtu. Aynı saatlerde ise CHP lideri Kılıçdaroğu ‘tatilini yarıda keserek’ olağanüstü MYK toplantısı için Ankara’ya döndü. Fark ne kadar bariz... Fark ettiniz mi? Ah o güzel günler... Birkaç yıl öncesine kadar bu ülkede iki general, iki de üst düzey bürokrat tanıyanların kariyer ve iş endişesi olmazdı. Siyasette, medyada, şirket yönetim kurullarında ‘devlet ile ilişkileri sağlayan’ kadrolar olurdu. Hiç münhal kalmayan, dedikleri dikkate alınan, kredileri tükenmeyen kadrolar.. Esasen ‘bürokratik oligarşi’ tarafından şirketlere, medyaya, siyasete ‘iliştirilmiş’ etki ajanı olarak kullanılırlardı bu güç tacirleri.. Asker-sivil bürokrasi istediği mesajları onlar üzerinden iletir, buna karşılık onlardan gelen bazı talepleri de yaparak bulundukları konumda kalmalarını sağlardı. İş veya pozisyon derdi yoktu yani bu ‘general-bürokrat tanıyıcılarının’... Lakin birkaç yıldır işler tersine döndü. Daha doğrusu ülke normale dönmeye başladı. General-polis şefi filan tanımak, falan bürokrata, filan ‘derin’ iş adamına yancı yazılmak iş yapmaz oldu. Koltuklar sallanmaya, -zaten eğreti olan- itibarlar buharlaşmaya başladı. Son istifalarla tescillenen ‘askerî vesayetin sonu’ ise bu ilişki tacirlerine, demeç gazetecilerine yolun sonunu gösterdi. E her ikbalin bir de zevali var, değil mi? *** Bugün Ramazan’ın ilk günü.. Şerlerin hayırlara tahvil olduğu, huzur ve mutluluğun size yoldaş olduğu bir ay olur inşallah...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT