BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Akdeniz’de nükleer fırtınası

Akdeniz’de nükleer fırtınası

İzinden döndüm. Harika bir tatil yapıp döndüm hem de. Şimdi sıra verdiğim sözü tutmaya geldi. Mersin tarafında görüp duyduklarımı anlatacaktım. Önce Akkuyu Nükleer Santrali. En önemlisi o çünkü!



İzinden döndüm. Harika bir tatil yapıp döndüm hem de. Şimdi sıra verdiğim sözü tutmaya geldi. Mersin tarafında görüp duyduklarımı anlatacaktım. Önce Akkuyu Nükleer Santrali. En önemlisi o çünkü! Her şey onun etrafında dönüyor. Santral’in inşa edileceği Büyükeceli belde ahalisi başta olmak üzere Taşucu ve Yeşilovacık‘tan tutun da taaa Anamur halkına kadar herkes endişeli. Daha doğrusu kafaları karışık! Nasıl karışık olmasın ki? Neyin ne olacağını bilmiyorlar! Üstüne üstlük bir de bilgi kirliliği var. Ortalıkta dolaşan söylentiler daha da arttırıyor onların huzursuzluğunu! Önce uzmanların ne söylediğine bakalım. Uzmanlar, “hiçbir zararı yok, yapılsın” demiyorlar ama başka alternatifi olmadığı için nükleer santralden kaçınılmayacağını söylüyorlar üstüne basa basa. Nükleer santralin en büyük riski radyasyon sızıntısı! Sızıntının olabilmesi için de Japonya‘da yaşanan tsunami gibi bir afetin yaşanması lazım bölgede. Deprem falan değil yani; daha büyük bir afet lazım. Türk inşaat sektörünü Japon teknolojisiyle tanıştıran Alacalı İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Karahan, “Nükleer santral aslında beton yığını demektir” dedi. “Üzerine uçak düşse tesir etmez!” Santralin sağlamlığını anlatmak için bu sözün üstüne söz koymaya gerek var mı? Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, bölgeyi en fazla gezen devlet adamı. “Herkesle görüşüyorum” dedi Çağlayan. “Yöre halkı Santral inşaatıyla birlikte çocuğuna iş bulacağının bilincinde ve ona bakıyor.” Büyükeceli eski Belediye Başkanı Kemal Güdül de Akkuyu Nükleer Santrali İnşaatı‘na sıcak bakanlardan. “Eskiden karşıydım” diyen Güdül, gidip yerinde gördüğünü söyledi. “Almanya ve Fransa’da oldukça fazla nükleer santral var ve hepsi de şehrin içinde. Bizde neden olmasın!” Kemal Güdül “Yapılsın” diyor. “Yapılsın ki, benim çiftçimin ürünü para etsin. Çocuğu iş sahibi olsun.” Güdül ayrıca 20 milyar dolara mal olacak olan santralde 12 bin işçi çalışacağına dikkat çekiyor ve “Benim yöre insanım ev sahibi olmakla kalmayacak, Büyükeceli 40-50 bin nüfuslu bir şehir olacak” diye gayrete getiriyor çevresindekileri. Büyükeceli Belediye Başkanı Mehmet Kale ise daha bir dikkatli. Sorumluluğuna müdrik davranıyor ve hem “santral”e ve hem de “turizm”e göre pozisyon almaya çalışıyor. Beldenin büyüyeceği kesin de neye göre büyüyeceği tartışmalı! Turizm mi? Nükleer santral mi? Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Meclis Başkanı Faik Burakgazi ise meseleye başka bir pencereden bakıp şöyle diyor: “Turizmin ve santralin bölgeye, daha doğrusu Türkiye’ye uzun vadede ne getireceğine iyi bakmak lazım.” Hiç de haksız değil hani. Bir sonraki yazımda da bu konuyu irdeleyelim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT