BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pakistan 2000 - 6 -

Pakistan 2000 - 6 -

Pakistan-ABD ilişkileri, pek çok inişler çıkışlar göstermişse de hiçbir zaman bugünkü gibi dibe vurmamıştı. ABD, Pakistan eski Başbakanı Nawaz Şerif’in yargılama sürecinin şeffaf olmasını istiyor. Ayrıca Pakistan’ın nükleer programına da karşı çıkıyor. ABD Başkanı Bill Clinton da Pakistan ile Hindistan arasındaki Keşmir sorununun çözümü konusuyla yakından ilgileniyor.



ABD ile ‘soğuk’ dönem ABD-Pakistan ilişkilerinden son duruma gelince. Pressler Değişikliği (Pressler Amendment), ABD’nin, İslamabad’ın nükleer programını protesto maksadiyle Pakistan’a ekonomik ve askeri yardımı durdurdu. Halbuki nükleer denemelere önce Hindistan tevessül etmişti. 1961 tarihli ABD Yabancı Yardım Yasası şöyle değiştirildi: Pakistan’a hiç yardım yapılmayacaktır. Pakistan’a hiçbir askeri teçhizat veya teknoloji bu yasaya ve diğer yasalardaki otoritelere dayanılarak satılmıyacak veya transfer edilmiyecektir. (Bölüm 620E). 1998 Mayıs’ında, Pakistan’a Genişletilmiş Yapısal İntibak Kolaylığı İdaresi’nden (Extended Structrual Adjustement Facilty-ESAF) alınan yardım kesildi. Dünya Bankası da aynı hafta hem 250 milyon dolarlık enerji sektörü reform ikrazı ve 250 milyon dolarlık banka sektörü reform ikrazını durdurdu. JAPONYA DA ASKIYA ALDI Pakistan, (Pakistan Development Forum) Pakistan Geliştirme Forumu tarafından vaad edilen 250 milyondan da mahrum bırakıldı. Japonya Deniz Aşırı Ekonomik İşbirliği Fonu da (Overseas Economic Cooperation Fund of Japan), 250 milyon dolarlık bir yardım paketini askıya aldı. Tam 22 yıl önce, 28 Nisan 1978’de, Nelson Rockefeller “Amerikan dış politikası beyinsizler tarafından kontrol edilmektedir” demişti. Soğuk Savaş döneminde, Pakistan, ABD’nin Asya’daki en ziyade müttefiği idi. Halen Pakistan ekonomisi çok zayıftır. Sayısız Afganlı, Pakistan’ı daimi yurtları yapmışlardır. Pakistan’ın resesyonla malul özel sektörü ilâve iş ortaya çıkaramamaktadır. Pakistan, savaşta sertleşmiş cengaverleri ekonominin üretici sektörlerinin içine çekecek sermaye ve tecrübeden mahrumdur. Pakistan-ABD ilişkileri, pekçok inişler çıkışlar göstermişse de hiçbir zaman bugünkü gibi dibe vurmamıştı. Soğuk savaşın en yüksek anında, Pakistan Çin’in yakın bir müttefiği oldu. Bu ABD’yi çok kızdırdı. Fakat Pakistanlı politikacılar, yalnız ABD’nin öfkesini yatıştırmakla kalmadı daha sonra Çin-ABD detandında önemli bir rol oynadı. Nükleer programı, ABD’nin kızdığı diğer bir husustu. Fakat Pakistan nükleer programından vazgeçmedi başarı ile tamamladı. ABD halen Pakistan’dan demokrasinin yeniden kurulması için bir takvim vermesini, terörizme karşı, radikal örgütleri yasaklayarak somut adımlar atmasını, Osama bin Laden’in ABD makamlarına teslim olmasını, onu tatlı sözlerle kandırarak temin etmesini ısrarla istemektedir. Bir Beyaz Saray sözcüsü yüksek mahkeme hakimlerinin yeni bir bağlılık yemini etmelerinden endişe duyulduğunu, “ABD’nin Pakistan eski Başbakanı Nawaz Şerif’e karşı şeffaf ve açık bir yargılama beklediğini” söylemiştir. ABD; Eyüp Han, Yahya Han, Ziyaül Hak gibi Pakistan’daki ve dünyanın birçok yerlerindeki askeri diktatörleri desteklemiştir. Zira bunların hepsi, “kızıl tehdide” karşı kalkan olarak Amerikan menfaatlerini korumuşlardı. Komünizm ve SSCB’nin yıkılması ile tek kalan süper devlette öncelikler değişmiştir. Şimdi öncelikler demokrasi, serbest piyasa ekonomisi, nükleer silahların imalinin yasaklanması, şeffaf yönetim, terörizim ve uyuşturucunun yok edilmesidir. CLİNTON’IN ÇAĞRISI ABD Başkanı, Keşmir meselesini milletlerarası hale sokmuştur. Hindistan bunu istememekte idi. Clinton, “birliğin durumu” mesajında, Kongre’ye, Keşmir meselesini, “21. yüzılda Amerika’nın halle çalışacağı bir ciddi sorun olarak” tasvir etti. Ocak ayının sonunda Davos’ta yapılan milletlerarası ekonomik konferansta da dünya liderlerini, Keşmir meselesini çözmek için ABD’ye yardıma çağırdı. BİTTİ
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT