BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Terörün laboratuvarı: Yüksekova!

Terörün laboratuvarı: Yüksekova!

Cahil, işsiz gençlerin sokaktan yönettiği, İmralı tutuklusu Abdullah Öcalan’ın “Model” diye sunduğu Yüksekova’da anarşizm ve terör hakim. PKK burayı insan kaynağı, devlet ise olanlar sebebiyle herkesi potansiyel terörist görüyor.



YAZIDİZİSİ -1- > Adem DEMİR adem.demir@tg.com.tr Cahil, işsiz gençlerin sokaktan yönettiği, İmralı tutuklusu Abdullah Öcalan’ın “Model” diye sunduğu Yüksekova’da anarşizm ve terör hakim. PKK burayı insan kaynağı, devlet ise olanlar sebebiyle herkesi potansiyel terörist görüyor. Tarih 27 Temmuz 2011. Gece saat 23:00. Yer Türkiye’nin Güneydoğusunun üç noktası Esendere Sınır Kapısı. Etraf zifiri karanlık. Burasıyla Yüksekova arasında 40 kilometrelik mesafe var. Yollar perişan. Yüksekova’daki bir otelde rezervasyonu önceden yaptığım için yerim hazır. Onun için gönül rahatlığıyla vaktin geç olup olmadığına bakmadan görüşmeler yapıyorum. Ancak otele geldiğimde bir şokla karşılaşıyorum. Otel kalınmayacak durumda. Binbir türlü aksaklık. Zaten ilçenin yalnızca iki otel bulunuyor. İkincisi anlatmaya bile gerek yok. İnşaat halinde. Köpek bağlasan durmayacak bir vaziyet arz ediyor. Onun için gecenin 23:00’ünde Van’a gitmek için yola düşmeyi tercih ediyorum. Van’ın Yüksekova’ya uzaklığı 210 kilometre. Üstelik yol da tekin değil. Tanıdığım insanlar “Bu saatte yola çıkılmaz” diye uyarıyorlar. Her türlü riske rağmen gecenin karanlığında yola düşüyorum. Böyle olması gerekirdi. Zira İmralı tutuklusu Abdullah Öcalan’ın bir süredir ısrarla model olarak sunduğu ve diğer il ve ilçelerinde örnek almasını isteği Yüksekova’nın net bir resmini çekmek mümkün olmazdı belki de. ÖCALAN MODELİ ANARŞİZM Bazen “barış konseyleri kurulsun” bazen “Silvan’ın on katı yaşanabilir” tehditlerini savuran Öcalan içinde bulunduğu çelişki her avukat görüşmelerinde su yüzüne çıkıyor. Öcalan, Aralık 2010 tarihinden bu yana aralıklarla Yüksekova modelinden bahsediyor. “Demokratik ulus inşası”nın Yüksekova modelinin örnek alınmasıyla hayata geçirilebileceğini savunan Öcalan, ‘Öz savunma gücünden’ bahsettiği sürece Yüksekova ve Hakkâri karışıyor. Öcalan son olarak geçtiğimiz günlerde yine Yüksekova göndermesi yaparak, ‘Yüksekova eskiden en geri kalmış bir yerdi, ama şimdi nasıl en gelişmiş ve ileri bir yer haline geldi. İşte bu örgütlenme ve kolektif hayatla başarılabilir. Her yer, Yüksekova’yı örnek almalıdır. Yüksekova gibi birkaç yer daha olsa çözüm daha hızlı gelişir” demişti. Öcalan’ın ileri ve gelişmişliğinden ötürü örnek alınması gerektiğini savunduğu Yüksekova’da manzara çok başka. İlçenin hali beter. İnsanların ilçede kalabilecekleri doğru dürüst otelleri bile yok. Tam anlamıyla terör örgütünün hâkimiyetinde. Örgüt, burasını adeta laboratuvar olarak kullanıyor. UYUŞTURUCU VE KAÇAKÇILIK Örgütün Hakkâri ve Yüksekova’yı laboratuvar gibi kullandığını ortaya koyan pek çok somut örnek var. Dağa gidenlerin önemli bir bölümü Yüksekovalı. Mesela Diyarbakır’ın nüfusu yaklaşık 1.5 milyon. Buradan örgüte katılım yüzde 17 civarında. Oysa Hakkâri’nin 250 bin olan nüfusundan dağa gitme oranı yüzde 9. Hakkâri ve Yüksekova’da yaşayanların, yakınlarının ya dağda, ya mezarda ya da cezaevinde bulunma oranları çok daha yüksek. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın Yüksekova’nın birçok yönden izole edilmiş olduğu rahatlıkla söylenebilir. Buranın Türkiye ile irtibatı, İran ve Irak ile temasından daha az. Bunun böyle olmasında ise hiç kuşkusuz PKK’nın burayı pilot bölge ilan edip istediğini yapmasından kaynaklanıyor. Yani terör örgütü istediği şekilde at oynatabiliyor. Bunun da birçok nedeni var. Bölgede çok yaygın bir askeri hareketlilik ve polisiye tedbirler yok. Hem İran ile olan sınırda hem de Irak ile olan yakınlıktan ötürü kaçakçılık almış başını gidiyor. Uyuşturucu, eroin, sigara, kahve ve her türlü elektronik eşya ve gıda maddesinin kaçak ticareti yapılıyor. Bölge halkı bundan değil, sınırlarda yapılan karakollardan şikâyetçi. Oysa kaçırılan uyuşturucu insanın kanını donduracak nitelikte. Kolluk güçlerinden alınan bilgilere göre tarihi İpekyolu’nda yılda 40 ton uyuşturucu ele geçiriliyor. Bunun 10 tonu Yüksekova üzerinden geliyor. Ancak Yüksekova üzerinden geçirilen 10 tonluk uyuşturucunun yılda ancak bir tonu yakalanıyor. ÖZSAVUNMA GÜCÜ NEDİR? Bölgedeki güvenlik güçlerine göre kaçakçılık bir hayat tarzı haline gelmiş. Yasalar çerçevesinde müdahale edildiğinde insanlar, otomatikman kendilerini örgüte yakın hissediyorlar. “Halk için terör değil, kaçakçılık için terör var” anlayışı hâkim konunun uzmanlarında. Hatta onlara göre “kaçakçılık olduğu sürece terör bitmez.” Bunun için de öncelikle güvenlik tedbirlerinin üst seviyelere çıkartılması ve bunun için gerekli her türlü teknik cihaz imkânının sağlanması gerekiyor. Terör örgütüne gelince de yapılanlar tamam “hak ve özgürlük talepleriyle” bağlantılı. Fakat kazın ayağı hiç de öyle değil. Çünkü “öz savunma gücüyle” kastedilen bölgede tüm hâkimiyetin PKK’nın eline geçmesi demek. Onun içinde bir taraftan illegal çalışmalar son hızla devam ederken diğer taraftan ise BDP üzerinden legal çalışmalara da ağırlık veriliyor. Zaten örgüt bölgede BDP’nin her türlü yapısını kullanıyor. Yüksekova’daki çocukları şiddet sarmalına çeken kişilerin çoğu da başka illerden buraya geliyorlar. Burada gerekli çalışmaları yapıp yönlendirmeleri gerçekleştiriyorlar. Söz konusu kişiler, genellikle başka başka evlerde misafir kalıp, örgüte insan kazandırma faaliyet yürütüyorlar. Deşifre olduktan sonra da soluğu Kandil’de alıyorlar. Yüksel Sümbül ve Ahmet Herdem bunlardan sadece ikisi. Listeyi uzatmak mümkün. “Öz savunma güçleri” diye niteledikleri örgütçülere operasyon yapılmasını istemeyenler, konu El Kaide veya Hizbullah gibi örgütlere gelince hemen olumlu cevap verebiliyorlar. İnsan sormadan edemiyor. Peki El Kaide ve Hizbullah terör örgütü de PKK değil mi? Örgüt, çocukları kullanıyor Yüksekova 2 bin 291 kilometrekarelik bir yüzölçüme sahip. Coğrafi yapı olarak iki kısma ayrılıyor. Ova kısmı 420 bin dekardan ibaret. İlçenin rakımı 1950 metre. Resmi rakamlara göre Yüksekova’ya 53 köy ve 106 mezra bağlı bulunuyor. Adrese dayalı nüfus kayıt sistemi tabanının 2009 verilerine göre Hakkâri ilinin toplam nüfusu 256.761. Yüksekova‘nın tek başına nüfusu ise 113 bin. Fakat bağlı bulunduğu ilden daha fazla görülmesin diye 58 bin olarak gösteriliyor. Çocuk sayısı oldukça fazla. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ortalama çocuk sayısı 4-5 iken Yüksekova’da bu rakamın 7-8 olduğu ifade ediliyor. Sadece ilköğretim ve lise çağındaki çocukların sayısının 30 bin olduğu kaydediliyor. İşte bu gençler, PKK tarafından en büyük insan kaynağı olarak görülüyorlar. SOKAKTAN YÖNETİLİYOR Yüksekova’da ekonomik veriler hiç iç acıcı değil. İşsizlik rakamlarına göre de Hakkâri, Türkiye’de işsizi en çok bulunan ikinci il. Adana’dan sonra yüzde 17.4 ile en fazla işsizliğin olduğu kent olan Hakkâri’nin bu durumunda Yüksekova’nın payı oldukça fazla. İşsiz gençler serseri mayın gibi. Kandil’den talimatı aldıkları anda ilçeyi savaş alanına çeviriyor. Sadece bu da değil. Örgüt ilçenin her köy ve mezrasına hakim. Hatta bu amaçla köylerde komünler bile kurmuş vaziyette. Adına “Köy Komünleri” denilen bu organizasyonda örgütle direkt bağlantılı olanlar etkili ve bu köy komünleri ilçeyi adeta sokakta yönetiyor. BDP’li yöneticiler ve belediye başkanları dahil olmak üzere hiçbir sivil toplum örgütünün sözü geçmiyor. Örneğin bir sokak eyleminin olumsuz sonuçlanmaması için girişimde bulunan Esendere Belediye Başkanı’na bir militan, “Sen sus pis burjuva. Git kebaplarını ye” diyerek susturabiliyor. Ya da genç bir militan, yıllarca siyaset yapan Salih Yıldız’ı ve beraberindeki grubu, ilçe merkezinden Şahin Tepesine kadar yürütebiliyor. YARIN: DEVLET HAFIZASI NEREDE?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT