BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İran faktörü

İran faktörü

Suriye’de İkinci Hama katliâmında dünya yerinden oynarken İran’ın sessiz kalması, ince ayar Tahran diplomasisinin derinliğine alâmettir.



Suriye’de İkinci Hama katliâmında dünya yerinden oynarken İran’ın sessiz kalması, ince ayar Tahran diplomasisinin derinliğine alâmettir. Bütün bu olaylar geçerken Tahran-Şam arasındaki haberleşmeleri bilmiyoruz. CIA öğrense bile henüz bilgi sızmadı. Suriye’deki olayların İran’ın tutumuna göre gelişeceğini bilen Batı, ihtiyatlı gidiyor. İran, Suriye’deki azınlık diktasını, Şîî oldukları için tutmuyor. Doğu Akdeniz’deki açık ve gizli üslerini muhafaza ettiği için Suriye’nin birinci (ve galiba tek) müttefikidir. Yoksa İran’daki Câferî Şîîlik’le Suriye’yi ele geçiren nüfusun yüzde 7’si Nastûrî Şîîlik arasında itikat bakımından dağlar kadar fark vardır. General Hafîzu’l Esad (Esad I diyoruz), askerî darbe ile Suriye’ye el koymuştu. Mişel Eflak’ın Ba’as (diriliş, Arap Rönesansı) denen nasyonal sosyalist sisteminin temsilcisi idi. 1963-2000 arasında, 1990’lara kadar Moskova’ya dayanarak 37 yıl Suriye’ye hâkim oldu. Korkunç ve karanlık bir Türk düşmanı idi. PKK’yı himayesine alıp Türkiye’ye eylemci ihraç etti. Öcalan’a, kendi sarayı yakınında mesken verdi. GAP’ı engelledi. Akarsularımıza ortak çıktı. Kutsal saydığımız Türkiye toprağı statüsündeki Türk Mezarı’nı anlaşmalara aykırı olarak 770 yıldır bulunduğu yerden kaldırıp nakletti. General Saddâm Hüseyn, 1979’da askerî darbe ile Irak’a el koydu. 2003’e kadar 24 yıl Türkler’i, Kürtler’i, Araplar’ı kesip biçti. 8 yıllık İran savaşında Türk asıllı askerlerini daima en ön safta vuruşturarak öldürttü (İran da savaşta Türk asıllılara aynı muameleyi yaptı). Küveyt’i işgal edip korkunç şekilde yağmalattı ki sonra Bağdad’a giren Amerikalılar da aynı vandalizmi tekrarladılar. Şimdi Beşar Esad II, İran politikasını takliden zaman kavramı ile oyun oynuyor. Batı’nın, İran’a da sirayet edeceğini bildiği için yavaşlayan muhtemel bir müdahalesini geciktiriyor. Şartları başka olan Kaddafi’nin hâlâ direnmesinden cesaret alıyor. İlk Hama katliâmının o zamanki Rusya himayesi dolayısıyla hesabının sorulamadığına güveniyor. Ama son katliamların hesabı, Birinci Hama insan kırımı da katılarak, mutlaka sorulacaktır. Kanlı diktatörlük dönemini kapatmak temayülündeki yepyeni bir dünya oluştuğunu anlamak gerekiyor. İran faktörü geçerlidir ama, Suriye’deki berbat rejimi kurtaramaz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT