BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Herkesin sahura kalkacağı sırada...

Herkesin sahura kalkacağı sırada...

“Meğer o yıllarda Fatsa ve çevresindeki ‘kurtarılmış bölgeler’e el altından kaçak silahlar getiriliyormuş. Gemiden alınarak köylere mezralara kadar dağıtılıyormuş!..”



Türkiye’de anarşi ve terörün kol gezdiği 78’li yıllar... Yine böyle bir ramazan... Gece yarısı... Haber gelmişti. İskelede hazır olacaktık. Bir gemi gelmiş diyorlardı yine. Gemideki sandıkların indirilmesine yardımcı olacaktık. Niye biz? E biz devrimci gençtik(!) Ne vardı içinde bu sandıkların? Bilmiyorduk. Kimseye de sormuyorduk. Serde gençlik var... Heyecan var... Haydi hep beraber dedim mi tamam... Sahile yaklaştığımızda ilçenin elekt-rikleri gitmişti... Enteresandı... Ne zaman böyle bir gemi yanaşsa o gece elektrikler kesiliyordu. Biz de diyorduk ki: “Bak sen şu işe ya? Sevkiyatı yine karanlıkta yapacağız. Bizde şans olsa...” Herkesin sahura kalkacağı bir zamanda bütün şehrin ışıkları gitmişti... Biz karanlıkta alelacele sandıkları indiriyor, kim olduklarını bilmediğimiz devrimci ağabey denilen adamların araçlarına yüklüyorduk. Sonra evlerimize dağılıyorduk. Ardımızdan elektrikler tekrar geliyordu. Tesadüfen(!) O sene köyüme gitmiştim. Teravihe gittim babamla. Gitmesem babam beni evden kovardı. Gitsem kılık kıyafetimden Devrimci(!) olduğum anlaşılacak. Cemaate ayıp olacak. Neyse utana sıkıla gittim babamın yanında teravih çıkışında köyün imamı bana seslendi: -Sizinle birazcık konuşalım. Ne konuşacağı belliydi. Bana nasihat edecekti. Hiç de umurumda olmazdı. Fakat babam imama hürmet ediyordu. Onun hatırına dinledim. İyi ki de dinlemişim. İmamın soruları aklımı başıma getirdi: -O sahile yaklaşan gemilerde ne taşıdığınızı biliyor musun? Şaşırmıştım. İmam nereden biliyordu bunları? Ardından bir soru daha: -O elektriklerin niçin kesildiğini biliyor musun? -Yoo? -O gemiden inen sandıkları alanları? -Yoo? -Ben sana derim ki yaptığın işi bilerek yap. Haydi Allah rahatlık versin... İmamın bu sözleri günlerce kafamı kurcaladı... Kimselere belli etmeden bir araştırdım, şaştım kaldım. Meğer Fatsa ve çevresindeki o yıllarda ‘kurtarılmış bölgeler’e el altından kaçak silahlar getiriliyor ve dağıtılıyormuş. Silahlar gemiden indirilirken de elektrikler tesadüf gibi kesiliyormuş! Nereden talimat alıyorlardı? Kimler organize ediyordu anlamak mümkün değildi... Bugün hiç ummadığınız nice ismin andıçlarda yargılanıp tutuklanmasını okurken şaşırmıyorum. Çünkü o gemiden silah indirmek için bir şehrin elekt-riğini kesecek kadar organize olmuş güçlerle ancak böyle bir güçlü iradenin mücadele edebileceğini biliyorum. O gün teravih sonrası aklımı başımıza getiren imam efendiye de beş vakit dua ediyorum. Rumuz: “Tövbekâr”-İstanbul > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT