BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kurbanın ekonomik ve ticari önemi

Kurbanın ekonomik ve ticari önemi

Küreselleşme kurban kesimini ve bu yönde yapılan tüm işlemleri de etkilemiştir. Dünya genelinde 1.5 milyara varan Müslümanlar’ın ötesinde konuyu Batı ülkelerindeki kuruluşlar da yakından izlemekte sosyo ekonomik ve finansal yönlerin ötesinde gelişmelerin ticari boyutlarını tüm ayrıntılarıyla ele almaktadırlar.



Küreselleşme kurban kesimini ve bu yönde yapılan tüm işlemleri de etkilemiştir. Dünya genelinde 1.5 milyara varan Müslümanlar’ın ötesinde konuyu Batı ülkelerindeki kuruluşlar da yakından izlemekte sosyo ekonomik ve finansal yönlerin ötesinde gelişmelerin ticari boyutlarını tüm ayrıntılarıyla ele almaktadırlar. BATILI FİRMALAR YARARLANIYOR Kutsal topraklarda biraraya gelen 3 milyona yakın hacının alımgücü ve kesilen 1 milyon kurban Batılı kuruluşlar için her zaman büyük önem taşımıştır. Bu dev pazarla ilgilenen firmalar hatta devlet kuruluşları olaylara bilimsel yöntemlerle yaklaşmakta İslam alemindeki ekonomik, sosyal, mali hatta demokratik gelişmeleri sürekli değerlendirmektedirler. Artan geliri, yapılacak harcamaları ve kesilecek kurban sayısını uzun dönemlere göre hesaplayan, buna göre stratejiler çizen kuruluşlara üniversiteler de yardımcı olmakta, teknolojinin tüm imkanları başarılı olabilmek için devreye konmaktadır. Kısa sürede 5 milyar doları bulan hac pazarından alınacak pay oranını yükseltmek için ülkelerarası rekabet tüm şiddetiyle sürmektedir. Tüketim mallarında Amerikan, Japon ve Avrupa şirketleri ön plana çıkarken kurbanlık koyun ve sığır pazarını Avusturalya, Yeni Zelanda ve Arjantin kimseye kaptırmamak için bilimsel ve teknolojik imkanların yanısıra lobi faaliyetini de elden bırakmamaktadır. KAÇAN FIRSATLAR Müslümanlar arasındaki ekonomik, mali ve ticari ilişkilerin geliştirmesi için büyük bir fırsat olan Hac imkanlarından Türkiye dahil 56 İslam ülkesinden hiçbiri gerektiği gibi faydalanamamaktadır. Örneğin Türkiye Kurban Kesim Projesini yürüten İslam Kalkınma Bankası’nın (İKB) en büyük 6 ortağından biri olmasına karşın çeşitli nedenlerle etkili olamamaktadır. Bu kuruluş kurbanlıkların önemli bir bölümünü Avustralya’dan alırken, istihdam ettiği veterinerleri, kasapları Mısır’dan sağlamaktadır. Türkiye ise duruma adeta seyirci olmakta, kendi üretimini, hayvanını, yetişmiş insan gücünü pazarlamakta yetersiz kalmaktadır. Buna ilaveten yetkililerimizin ilgisizliği sonucu Türk hacılarının kestiği 100.000’e yakın kurbanın fakir ülkelere gönderilmesinde ve Bosna, Kosova, Kafkasya ve bizim için özel önem taşıyan diğer Müslüman Türk azınlıkların bulunduğu bölgelere gereken kontenjanların verilmesinde lüzumlu hassasiyet gösterilmemektedir. Kurban derilerinin ve sakatatlarının değerlendirilmesinde Türk firmaları yeterince desteklenip teşvik edilmemektedir. TÜRKİYE NE YAPMALI? En kısa zamanda kaçan fırsatların sebeplerini araştırmaya yönelmeli, geçmiş tecrübelerin ışığında 2001-2005 döneminde neler yapabileceğimizi planlamalıyız. Ancak bu tür çalışmalar sonucu realist stratejiler çizebilir ve uygulamaya koyabiliriz. Örneğin GAP ve DAP projeleri çerçevesinde “Kırsal Kalkınmada Hayvancılığı Geliştirme”ye yönelik kredi talebini gündeme getirebilir, modern teknolojilerle çalışan kurban kesim merkezlerinin, deri işleme ve konfeksiyon tesislerinin sayısını hızla artırabilmek için finansal kaynak talebinde bulunabiliriz. Ucuz maliyetli kaliteli üretim bize dünya pazarlarında yeni imkanlar açacaktır. Belediyelerin, sivil toplum örgütlerinin, konuyla ilgili kamu kuruluşlarının ve özel sektör temsilcilerinin, üniversitelerin görüş ve önerilerini de ön planda tutacak bu tür girişimlerle sadece rantabl çalışan işletme kurmakla kalmayıp halkımızın, huzur ve gönül rahatlığı içinde kurban vecibelerini de yerine getirmiş olacağız. Sevgili okuyucularımın bayramını kutluyor sağlık ve afiyetler diliyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT