BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suriye ve CHP

Suriye ve CHP

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bir ümitten fazla, son sözümüzü söylemiş olmak için Şam’a gitti. Reform teklifinin “iktidardan çekil” anlamına geleceğini bilen Esad II’nin, olumlu cevap vermesi beklenmiyor. En fazla oyalayıp vakit kazanacağı için boş sözler söyleyecektir (bu satırlar, Şam mülâkatının bitiminden önce kaleme alındı).



Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bir ümitten fazla, son sözümüzü söylemiş olmak için Şam’a gitti. Reform teklifinin “iktidardan çekil” anlamına geleceğini bilen Esad II’nin, olumlu cevap vermesi beklenmiyor. En fazla oyalayıp vakit kazanacağı için boş sözler söyleyecektir (bu satırlar, Şam mülâkatının bitiminden önce kaleme alındı). Esad, ABD ve Avrupa’da ekonomik kriz dolayısıyla bir müddet yakasını bırakacakları hesabını da yapmıştır. İktidarını bir gün uzatmak için her manevrayı yapacaktır. Ama sorun, demokrasilerin bir askerî müdahalesinden başka bir formülle çözümlenmeyecektir. Müdahaleye Washington karar verecek ve müttefikleri ile paylaşacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi de bu ihtimali geçerli gördü ve etekleri tutuştu. Türkiye de Suriye’ye asker sokar diye... 1. ve 2. Irak savaşlarında Türkiye’nin pasif kalması, bize çok pahalıya mâl oldu: Kuzey Irak’ta ilk Kürt devleti kuruldu. Kerkük davamız acıklı şekilde sona erdi. Türkmenler ezildi. PKK, Irak’ta dağ ve kale gibi üsler verilerek Türkiye’ye salıverildi. Sayın Tayyip Erdoğan, 2. tezkerenin reddinin “hat┠olduğunu söylemiştir. CHP, İkinci Tezkere için “olmaz” oyu verdi. Deniz Baykal, dış politikayı bilmesine rağmen, partisinin aşırı solcularına uydu. Kılıçdaroğlu ise, dış politika ile çok ilgisiz bir branştan gelen bir genel başkandır. Onun çevresi de aynı aşırılarla çevrilidir. Bunun için, askerî bir müdahaleye karşı bulunduklarını alelacele beyan etti. Bir askerî müdahale elbette Amerika’nın öncülüğünde olacak, fakat müttefikleri, Irak savaşlarındakilerden daha çok pay isteyeceklerdir. Fransa, Suriye-Lübnan romantikliğinden asla vazgeçmez. İngiltere, Reagan-Thatcher ittifakının Sovyetler Birliği’ni dağıttığını unutmamıştır, bugün de Amerika’nın en güvendiği müttefikidir. Sanılanın aksine Beşar II, İsrail’in işine geliyordu. Fakat o da arslan payına tâlib olacaktır. Arap ülkeleri bugün tereddüt edenler dahil, bir askerî harekâtta taraftar durumundadırlar. Zira müdahale, Baas ideolojisinin sonunu getirecektir. Amerika, Doğu Akdeniz’de Lübnan’a el atıp yeni üsler edinecektir. Türkiye tarafsız kaldığı takdirde, İskenderun Körfezi’ne kadar Suriye’nin kuzey şeridini Erbil’e açacaktır. Bir türlü sosyal demokrat olamayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin anlamadığı şudur: Bîtaraf olan bertaraf olur kesin kuraldır. Türkiyesiz bir Suriye’ye müdahale bütün bu sonuçları verir. Dış politika, ideoloji sapkınları ve pısırık romantikleri kaldırmaz. Realpolitik her zaman hükmünü icra eder.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT