BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tuna: Ölüm nehri

Tuna: Ölüm nehri

Romanya’da meydana gelen iki maden kazası, Tisa ve Tuna nehirlerini ölüm yoluna çevirdi. Aşırı yağışlarla nehre karışan binlerce ton siyanür, çinko ve kurşun atıkları geçtikleri yerlere zarar vererek yavaş yavaş Karadeniz’e doğru yol alıyor. Uzmanlar, zehirli atıkların zararının uzun vadeli ve kalıcı olacağını söyledi.



Yıllardır Avrupa’nın 16 ülkesinin zararlı atıklarını Karadeniz’e taşıyan Tuna Nehri, şimdi de siyanür taşımaya başladı. Romanya’da 1.5 ay arayla ard arda meydana gelen iki maden kazası Tuna Nehri’ni ölüm nehrine dönüştürdü. Avrupa’yı bir baştan bir başa katederek Karadeniz’e dökülen Tuna’nın zehirli atık taşıma oranı, geçtiğimiz yıla göre iki katına çıktı. Romanya’daki ilk siyanür kazası 30 Ocak 2000 Pazar günü meydana geldi. Aşırı yağışlar sonucu Romanya’nın kuzey batısındaki Baia Mare altın madeninin atık havuzu doldu ve taştı. Altının elde edilmesinde kullanılan siyanür, ayrıştırılıp tekrar geri kazanılmadığı için atık havuzlarında çökertiliyordu. Yağmur suları atık barajını doldurunca 100 bin metreküp siyanürlü atık, Tuna’nın kollarından biri olan Tisa nehrine akmaya başladı. Bu da büyük bir çevre felaketine sebep oldu. Tisa Nehri, Romanya’nın kuzeyinden doğup, kısa bir yolculuktan sonra Macaristan’a giriyor. Macaristan’ı kuzeyden güneye doğru aştıktan sonra Sırbistan’da Tuna ile birleşiyor. Baia Mare’den nehre karışan zehirli atıklar, Tisa ve Tuna nehrindeki balıklar ve diğer canlıların tamamını öldürüp karaya vurmasına sebep oldu. Tonlarca balık ziyan oldu. Tisa’dan susuzluğunu gidermeye çalışan kuşlar bile telef oldu. Kaza sonrasında Macar yetkililerin nehirde yaptığı ölçümlerde siyanür oranının 20 kat arttığı görüldü. ÇEVRE FELAKETİ Romanya’daki Baia Mare siyanür kazası, Çernobil’den sonra yaşanan en büyük çevre felaketi olarak tescil edildi. Macar uzmanların tesbitlerine göre meydana gelen zehirlenmenin Tisa nehrindeki hayatı 10 yıl boyunca etkilemesi bekleniyor. Sırbistan bu felaketten iki ülkeye göre daha az zarar gördü. Sırp yetkililer, kendilerine verilen zarardan dolayı maden sahiplerine tazminat davası açtılar. Sırbistan’dan sonra Bulgaristan - Romanya sınırını çizerek ilerleyen Tuna, zehirli atıkları şimdi Karadeniz’e taşıyor. Uzmanların tesbitlerine göre, zehirin Karadeniz’e ulaşması birkaç ay alacak. Batı Karadeniz sahillerimiz siyanürün zararı ile yaz aylarında tanışacak. Ancak zararı kalıcı olacak. Siyanür, on yıllar boyunca denizdeki hayatı zehirlemeye, canlıları öldürmeye devam edecek. Felakete yol açan madenin yüzde 50’si Avustralya’nın Esmeralda şirketine, yüzde 45’i Romanya hükümetine, yüzde 5’i de Romanya özel sektörüne ait. BAİA’DA İKİNCİ KAZA Doğu Avrupa ve Balkanlar’ın hayat kaynağı olan Tuna, 11 Mart 2000 günü ikinci bir kaza ile karşı karşıya kaldı. Olay yeri ilk kazanın yakınındaydı. Baia Mare civarındaki ikinci felakette kurşun ve çinko karışımı 22 bin ton atık Tisa’nın bir kolu olan Vaser nehrine karıştı. Aşırı kar ve yağmur yağışı, devlete ait madenin atık rezervuarının çatlamasına, kimyasal atıkların nehre karışmasını yol açtı. Tisa nehrinde yapılan ölçümler endişe vericiydi. Kurşun oranı normalin 4 katına, çinko oranı normalin 16 katına çıkmıştı. Romanya Çevre Bakanı Rominca Tomescu ise çinko oranının yer yer normalin 40 - 50 katına kadar çıktığını söyledi. Bu ikinci kazanın Karadeniz’e zararı siyanüre göre daha az. Metal ağırlıklı atıklar nehir yatağına çöktüğü için çok az kısmı Karadeniz’e ulaşacak. Uzmanlar, eski Doğu Avrupa ülkelerinde yeterince tedbir alınmadan madencilik yapıldığını belirterek, bunun da göz göre göre büyük felaketlere sebep olduğunu dile getirdiler. En etkili açıklamalardan biri Macaristan Parlamentosu Çevre Koruma Komitesi Başkanı Zoltan İlles’ten geldi. İlles, Romanya’daki madenlerin saatli bombadan farksız olduğunu söyledi. Bu ülkelerin tedbir almaya zorlanmaları gerektiğini belirten uzmanlar, aksi takdirde yeni felaketlerin kaçınılmaz olduğunu vurguladılar. TUNA, TEMİZ AKMALI Ülkemizin önde gelen çevre kuruluşları Romanya’daki siyanür kazasına büyük tepki gösterdiler. Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Tema Vakfı ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı olayı kınadılar ve yaptıkları açıklamalarla siyanürün Karadeniz’i de etkileyeceğini ifade ettiler. Tema Vakfı’nda yapılan yazılı açıklamada, atık havuzlarındaki risk sebebiyle siyanürle altın çıkarılmasının yanlışlığına dikkat çekilerek Artvin, Bergama ve Gümüşhane’de siyanürle altın çıkarılmasının durdurulması önemli birer başarı olarak nitelendirildi. Açıklamada, Romanya’daki kazanın benzerlerinin İspanya, Afrika, Papua Yeni Gine, Kolombiya, Filipinler ve Kırgızistan’da da meydana geldiği hatırlatılarak yeni kazalara meydan vermemek için tedbir alınması istendi. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, siyanür, çinko ve kurşun gibi atıkların, nehirdeki diğer zararlı atık maddelerle birleşerek uzun vadede daha da zararlı hale geleceğini söyledi. Atıkların, Karadeniz’in yanı sıra Türk Boğazları’nı da etkileyeceğini belirten Öztürk, Boğazlar’daki kirliliğin yüzde 85’inin Karadeniz’den kaynaklandığını hatırlatarak, Tuna Nehri’nin temiz akması için bu nehre kıyısı olan tüm ülkelerin bir araya gelerek çözüm üretmesi gerektiğini söyledi. KRONİK ZEHİRLENMELER İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Talınlı, meydana gelen siyanür kazasının ilk etapda bölgede balık, kuş ve diğer hayvanların ölümüne sebep olmasına karşı, Karadeniz’e ulaştığında canlı hayatını çok uzun süre olumsuz etkileyeceğini söyledi. Siyanürün kalıcı ve kronik bir etkisi olacağını belirten Prof. Talınlı, “Çevreye zararı dikkate alınarak atık havuzlarındaki siyanür ve diğer ağır metaller maliyeti ne olursa olsun arıtılmalıdır” dedi. Şirketlerin daha fazla kar etmek düşüncesi ile arıtma yapmadığını, bunun sonucu olarak da masun insanlar ile diğer canlıların hayatını tehlikeye attıklarını belirten Prof. Talınlı, nehre sızan zehirli maddelerle ilgili şunları söyledi: “Atıklarla sızan sadece siyanür değildir. Bu atıkların içinde antimon, civa, bakır, arsenik, kadmiyum gibi birçok ağır metal ve kirleticiler de bulunmaktadır. Etkisi uzun zamanda görülecek büyük bir felaketle karşı karşıyayız.” DOĞAL HAYAT ÖLDÜ Doğal Hayatı Koruma Derneği’nin Türkiye temsilcisi olduğu WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın) yaptığı açıklamada da, Romanya’nın Baia Mare kentinde 30 Ocak’ta altın madeninin atık su barajının yıkılması sonucu nehirlere karışan yüz bin metreküp siyanür ve diğer ağır metallerin Someş ve Tisa nehirlerindeki ekolojik hayatı yok ettiği belirtildi. Yaklaşık 100 ton balığın ölü olarak nehirden toplandığı hatırlatılan açıklamada, felaketten önce Tisa ve Someş’te nesli tehlike altındaki türlerden olan 400 su samurunun yaşadığı, ancak siyanür sızıntısından sonra görülmedikleri açıklandı. Su samurlarının zehirli balıkları yedikten sonra yuvalarında öldükleri tahmin ediliyor. 15 gün içinde zehirli atıkların Avrupa’nın en büyük deltası ve su kuşları açısından en önemli yaşama alanı olan Tuna Nehri’ne ulaştığı belirtilen açıklamada, siyanürün Tisa Nehri’nin yukarı bölgesindeki sulardan faydalanarak hayatını sürdüren kuşlar gibi diğer türleri de zehirlediği ifade edildi. Zehirli atıkların içme suyu kaynaklarını da kirlettiği belirten açıklamada, ortaya çıkan bu felaketin Tuna Nehri kanalıyla Karadeniz’e ulaşması sonucu canlı hayatına daha çok zarar vereceği belirtildi. Dünya Doğayı Koruma Vakfı, iki yıl önce İspanya’da da benzer bir kazanın meydana geldiğini hatırlatarak, Avrupa Çevre Komisyonu’nu bu konuda tedbir almaya çağırdı. Siyanür ve Tuna Nehri Altın ve gümüş gibi madenlerin ayrıştırılmasında kullanılan siyanür, ısıya maruz kaldığında ayrışmaya başlayarak zehrili duman çıkarıyor. Zehirleyerek öldürme etkisi olan siyanür teneffüs edildiğinde beyin, kalp ve akciğerleri etkileyerek ölüme sebep olabiliyor. Yenilip içilmesi veya dokunulması durumunda da zehirleyebiliyor. Avrupa’nın ortasından doğarak, 16 ülkeyi dolaştıktan sonra Karadeniz’e dökülen Tuna Nehri ise yıllardır bu ülkelerin her türlü pislik ve atığını taşıyor. Dünyanın büyük nehirlerinden olan, büyük miktarda su taşıyan ve üzerinde nehir ulaşımının yoğun olarak yapıldığı Tuna, atıkların arıtılmadan nehre verilmesi sonucu Karadeniz’i de en fazla kirleten nehir. Şimdiye kadar çeşitli ülkelerin ve çevre kuruluşlarının çağrılarına rağmen Tuna’nın temizliği için hiçbir tedbir alınmadı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT