BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suriye’de demokrasi

Suriye’de demokrasi

Arap Baharı rüzgârı, geçtiği ülkelerde diktatörleri devirdi. Tunus, Libya, Mısır, Yemen yıllanmış, köhnelikten dökülen gasıp ve hırsız diktatörlerden kurtuldu. Fas, Ürdün gibi ülkelerde zaten diktatörler yoktu. Aydın kralları vardı. Ümit verici açılımlara başladılar.



Arap Baharı rüzgârı, geçtiği ülkelerde diktatörleri devirdi. Tunus, Libya, Mısır, Yemen yıllanmış, köhnelikten dökülen gasıp ve hırsız diktatörlerden kurtuldu. Fas, Ürdün gibi ülkelerde zaten diktatörler yoktu. Aydın kralları vardı. Ümit verici açılımlara başladılar. Arap Baharı rüzgârı, Suriye’de kasırga oluşturdu. Diktatör ve çetesi mukavemet etti. Arap Baharı rüzgârı, geçtiği ülkelere demokrasi getirmek gibi süper bir hedef için esmedi. Ama rejimleri bir ölçüde liberalleştirdi. Vakit hulûl edince demokrasiye geçebilmek ümidini uyandırdı. Avrupa, Kuzey Amerika, Okyanusya dışındaki kıt’alarda demokrasi, nadirdir. Türkiye’nin bile Avrupa standartlarında demokrasi için eksileri var. 1946’da demokrasiye falan geçmedik. Ancak serbest seçim çizgisine ulaştık ki, demokrasinin temelidir. Epey ara dönem de yaşadık. Bu dönemlerde çok gerilere kaydık. Almanya, İtalya, Japonya gibi derin tarih ve kültüre sahip gelişmiş ülkeler bile, 1946 gibi çok geç bir tarihte diktatörlerinden kurtulabildiler. Bir iki üç yıl içinde gerçek demokrasiye geçmek süper yeteneğini gösterdiler. Demek istiyorum ki, diktatörlerini başlarından atan veya atmak üzere bulunan Arap ülkeleri demokrasiye falan geçmediler. Sadece hürriyetlerini gasbeden diktatörlerden kurtulmak şuuruna eriştiler. Suriye’de Esad II cuntası da elbette devrilecek. Sonra ne olacak? Hemen demokrasi mi gelecek? Liberalleşmeye, kendi vatanlarında hür hava teneffüs etmeye başlayan halk, istidadı nisbetinde, şu veya bu zamanda normal rejimini kurabilecek. Irak’ta diktatör gitti. Demokrasi geldi mi? Ama belki “Doğu için yeterli” (bon pour I’Orient) demokrasi de yaşanması gereken bir safhadır. Diktatör denen yaratıktan kurtulmak elbette temel bir inkılâptır. Sonrası milletlerin yeteneğine bağlıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT