BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Adak ve şartları

Adak ve şartları

Adağı yerine getirmek vaciptir. Farz diyen âlimler de olmuştur. Kur’an-ı kerimde, (Adaklarını yerine getirsinler) buyurulmuştur. Elbette vacibi yerine getirmemek günahtır.



Adağı yerine getirmek vaciptir. Farz diyen âlimler de olmuştur. Kur’an-ı kerimde, (Adaklarını yerine getirsinler) buyurulmuştur. Elbette vacibi yerine getirmemek günahtır. Allahü telâlâ dilerse bur dünyada da adağını yerine getirmeyenlere azap edebilir, çeşitli sıkıntılara maruz bırakabilir. . Adanan şeyin yapılmasının lazım olması için, adağın şartlara uygun olması gerekir: 1- Bir farz-ı ayn veya vacip cinsinden olması gerekir. Mesela oruç, namaz, sadaka gibi. (Şu işim olursa, on km. koşacağım) şeklinde bir adak sahih olmaz. 2- Başlı başına bir ibadet olması gerekir. Mesela abdest almayı adamak sahih olmaz. 3- Kendisi günah olmamalıdır. Haram bir şeyi adamak yemin olur. Bunu yapması günah olur. Mesela birini öldürmeyi adayan, onu öldürmez, yemin kefareti verir. Hadis-i şerifte, (Günah işlemek için adak olmaz. Kefareti de yemin kefaretidir.) buyuruldu. Bayram günü oruç tutmak haramdır. Fakat orucun kendisi haram olmadığı için bayram günü oruç adanırsa, başka gün tutar. 4- Yapması kendine zaten farz olan bir şeyi adamak sahih olmaz. Mesela bu seneki Ramazan orucunu tutmayı adamak sahih olmaz. 5- Adanan şeyin mal olması, mülkünden çok olmaması ve başkasının malı olmaması gerekir. Bir milyon lirası olan, bir milyar lira sadaka vermek için adakta bulunsa, bir milyonu verir. (Oğlum işe girerse, onun maaşından bir hayvan keseceğim) diye adakta bulunmak sahih olmaz. Hadis-i şerifte, (Malik olmadığı şeyde adak olmaz.) buyuruldu. Adak kurbanının, belli üç günde kesilmesi gerekir. Bu günler gelmeden önce kesilirse, kurban olmaz ve adak yerine getirilmiş olmaz. Adak kurbanı belli üç günde kesilemedi ise, altın olarak değeri veya diri olarak kendisi fakirlere verilir. Belli üç günden sonra kesilip de, eti fakirlere dağıtılırsa, etin değeri, diri kurban değerinden az olmamalıdır. Kurban denmeden adanırsa, mesela bir koyun keseceğim denirse, gün ve yer belli etse bile, Kurban bayramı günleri dahil, istediği zaman ve istediği yerde kesebilir. Sevabını ölüye göndermek için kesilecek kurban da, yalnız Allah rızası için kesilir. Kesilen kurbanın sevabı bütün ölülere gönderilebilir. Ölü için, vârisi veya başkaları, her zaman kendi malından hayvan kesip, sevabını o ölüye hediye edebilir. Bunların etinden, kesen de yiyebilir. Çünkü adak değildir. Adak kurbanını, Kurban bayramında kesemeyen, bedelini altın olarak fakire verirken, “Bu kurban adağımın bedeli” demesi gerekmez. “Hediye” dense de câizdir. Şarta bağlı olarak evliyaya adak yapmak, kendini; günahı çok, duâ etmeye yüzü yok bilerek, mübarek birini vesile edip, Allahü teâlâya yalvarmak demektir. Mesela, (Hastam iyi olursa sevabı Seyyidet Nefîse hazretlerine olmak üzere, Allah için, üç Yasin okumak veya bir koyun kesmek nezrim olsun) deyince, bu dileğin kabul olduğu çok tecrübe edilmiştir. Burada, Allahü teâlâ için Kur’ân-ı kerim okunup veya koyun kesilip, sevabı Seyyidet Nefîse hazretlerine bağışlanmaktadır. Onun şefaati ile Allahü teâlâ, hastaya şifa vermekte, kazayı, belayı gidermektedir. İbni Âbidîn hazretleri, (Bir dilek için adak edilen bir ibadet, o dileği hâsıl etmez. Allahü teâlâ, o ibadetten dolayı veya sevdiği bir kuluna yapılan bir iyilikten dolayı, merhamet ederek, o dileği kabul ve ihsan etmektedir) buyuruyor. Demek ki hayvan, evliya için değil, Allah rızası için kesilmekte, sevabı evliyaya bağışlanmaktadır. Allah’tan başkası için kurban kesilmez.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT