BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Osmanlı altını peşindeler

Osmanlı altını peşindeler

“Türk Altını, Osmanlı Hazinesi” efsanesi uzun yıllardır Arap definecilerin hayalini süslüyor. Kazının turizmi bile yapılıyor.



ÖZEL HABER MEHMET KOCA Türk Altını, Osmanlı Hazinesi efsanesi Arap definecilerin yıllardır hayallerini süslüyor. Ürdün, Lübnan, Suriye, Yemen ve Suudi Arabistan’da yapılan define aramalarına bakan düzeyinde bile katılım olduğu ortaya çıktı. Osmanlı hazinesi aramalarına Lübnan Maliye Bakanı Muhammet Shatah bile katılmış, Ürdünlü turizm şirketleri batılıları, “Osmanlı altınlarını birlikte arayalım” kampanyalarıyla çağırmış. HAZİNE SÖYLENTİLERİ DOLANIR... Osmanlı hazineleri efsanesi çoğu Arap ülkesinde son derece yaygın. Osmanlı altınları için her yerin kazılması yaygınlaşınca 1977 yılında Cezayir hükümetinin koyduğu yasak kesintisiz devam ediyor. Arabistan, Ürdün ve Suriye’deki hazine efsanesi ise Osmanlı İmparatorluğu’nun kendi imkanlarıyla inşa etti tarihî Hicaz Demiryolu’nun güzergahında şekil buluyor. İngiliz ve Fransızlar tarafından silahlandırılarak isyana teşvik edilen Arap çetelerinin kutsal topraklarda başlattığı saldırılar, 1910 yılına geldiğinde dayanılmaz bir hal alıyor. Bir yandan İngiliz ordusunun Mısır üzerinden yürüttüğü çatışma, diğer yandan yağmacı Arap çetelerinin baskınları başta Mekke ve Medine olmak üzere mübarek topraklarda görev yapan Türk ordularını oldukça zor durumda bırakır. İNGİLİZ İSTİHBARATI’NIN YALANI Arapları, Osmanlı birliklerine daha şiddetli isyan için yöntem arayan İngiliz istihbaratı “Osmanlı hazinesi”, “Osmanlı Altını” yalanını ortaya atar. İngilizlerin, “Osmanlılar çil çil altınları İstanbul’a trenlerle kaçırıyor” yalanına inanan bazı isyancı Araplar hazine sahibi olmak için var güçleriyle saldırıya geçer. Katliamlara varan bu saldırılar 1918 yılında son seferini yapan Hicaz Treniyle son bulur. Ancak “Osmanlı Altınları” efsanesi günümüze kadar hâlâ devam ediyor. Definecilerin bulduğu Osmanlı altınları, akçeler ve mühürler... Altınların taşındığı tren. Sultan Abdülhamid’in eseri âdeta talan edildi Hicaz Demiryolu’nun özellikle Suriye-Ürdün sınır bölgesindeki 80 kilometrelik bölümü define avcıları tarafından talan edildi. Osmanlı hazinesini arayan Araplar arasında çok sayıda batılı arkeolog da yer aldı. Geçtiğimiz yıl Suriye Daraa’da yapılan kazılarda, Osmanlı dönemine ait 800 adet altın sikke bulunduğu açıklandı. Daraa Arkeoloji Departmanı Başkanı Hüseyin Meşhedevi liderliğindeki arkeologlar, Suriye’nin Ürdün sınırındaki Tal Al Ashari bölgesinde, kazıların Suriye tarihi açısından oldukça önemli olduğunu belirtirken, definecilerle mücadelenin de kesintisiz süreceğini duyurdu. Hicaz Demiryolu güzergâhında hazine arayanların çoğunlukla ülke dışından geldiğini ifade eden Meşhedevi, bu konuda Ürdünlüleri suçladı. Lübnanlı bakan define arıyor Osmanlı hazineleriyle ilgili efsaneler Lübnan’da da oldukça yaygın. 2009 yılında Lübnan Maliye Bakanı Muhammed Shatah Osmanlı Hazinesi aramak için yapılan bir kazıya katıldı. Ürdünlü arkeolog Dr. Ahmed Mahmud Hassan’ın elinde 1918 tarihli Osmanlı belgesi ve haritası bulunduğu iddiasıyla başlatılan kazıya, ülkenin İslam Vakıfları Müdürü olan Sheikh Mohammad Abd al-Rahman da katıldı. Al Rahman, bu kazıda İslam eserlerinin zarar görmemesi adına geldiğini ifade ederken, Arkeolog Hassan da Cemal Paşa’nın geri çekilme emri ve bu emir çerçevesinde 1000 sandık altının saklandığı mağaranın krokisini elinde bulundurduğunu iddia ediyordu. Karaun Gölü çevresinde yapılan kazılardan ise bir sonuç çıkmadı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT