BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ha gayret!

Ha gayret!

Türkiye krizlere dayanıyor. Eskisi gibi havadan nem kapan, en küçük olaydan sonra bile çalkalanan ve durulması aylar yıllar süren bir Türkiye yok artık. Bunun birçok sebebi var tabii.



Türkiye krizlere dayanıyor. Eskisi gibi havadan nem kapan, en küçük olaydan sonra bile çalkalanan ve durulması aylar yıllar süren bir Türkiye yok artık. Bunun birçok sebebi var tabii. Siyasi istikrar en başta geleni. Ama bunun kadar önemli diğer bir husus Türk iş dünyasının dünya ekonomisi ile giderek daha fazla bütünleşmesidir. Bindokuzyüz seksenli yıllardan itibaren başlayan dış dünyaya açılma hamlesi son on yılda daha da hız kazandı. Seksenli yıllarda belli birkaç gelişmiş ülkeye sadece tarım ürünleri ihraç eden konumdan, bugün hemen her ülkeye satacak malı olan bir iş dünyamız var. Yani şu anda dünya ile entegre olma, bütünleşme projemiz hemen hemen tamamlanmış durumdadır. Bizim gençliğimizde alay konusu olan “Birçok insan Türkiye’nin haritadaki yerini bile bilmez” esprisi artık prim yapmıyor. Çünkü artık Türkiye ‘Üretiyor ve satabiliyor’... Şimdi bütün mesele cesaretle yelken açtığımız ‘Global Ekonomi Denizi’ndeki muazzam dalgalarda gemilerimizi hedefe kazasız belasız ulaştırmakta. Bunun için kalite, fiyat, yenilik, verimlilik, müşteri odaklılık ve benzeri konularda bütün şirketlerimizin geliştirilmesi kaçınılmaz oluyor. ‘Ben ne dersem o olur, benim işimi bana öğretmeyin!’ tarzındaki yönetim anlayışıyla global piyasaların gereklerini yerine getirmek mümkün değil. Bu tarz bir yönetim, şirketleri ve kurumları eskinin ‘dışa kapalı ekonomi düzeninde’ başarılı kılıyordu. Halen de ‘global bir dünya şirketi olma’ iddiası olmayan şirketlerde bu yönetim tarzı başarılı sonuçlar verebilir ve de vermektedir. Ama derin denizlerin dalgalarına karşı koyabilmek için gemideki herkesin işini en iyi şekilde yapmayı gönülden benimsediği ‘Olgun ve derinlikli bir şirket kültürü’ne ihtiyaç vardır. Böyle bir kültürün oluşturulması için gayret gösterilmesi patronların, liderlerin en önemli işi olmalıdır. Bunu gündeminin ilk sıralarına koyan şirketler başarılı olabilmekte, şiddetlenen rekabete dayanabilmektedirler. Yoksa ‘sarı bir Mercedes ve maun kaplama bir büro mobilyası’ ile sınırlı vizyon ile günümüzde rekabet etmek mümkün olmuyor.
Kapat
KAPAT