BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Halkı saymak

Halkı saymak

Yunus öleli 700 yıl oldu. Dağdaki çobandan bürodaki memura, sınıftaki öğretmene kadar halk onu unutmamış, sevmiş, yaşatmış, adına efsaneler donatmış, nice şehir ve kasaba ona türbeler, makamlar izafe etmiş.



“Ben gelmedim kavga için Benim işim sevi için Hakkın evi gönüllerdir Gönüller yapmaya geldim.” Yunus Emre Yunus öleli 700 yıl oldu. Dağdaki çobandan bürodaki memura, sınıftaki öğretmene kadar halk onu unutmamış, sevmiş, yaşatmış, adına efsaneler donatmış, nice şehir ve kasaba ona türbeler, makamlar izafe etmiş. Şiirlerini bestelemiş. Kilim nakışı gibi yaşanan hakikatleri onda aramış ve bulmuş. Bir Türkmen kocası biçare Yunus çıkmış gönüller tahtına oturmuş. Ya nedendir, niçindir bu? Yunus Emre, halkımızı sevdiği ve saydığı içindir, olanca bilgisini, duygu ve düşüncesini, gül fidanları ve buhar leylakları misali cömertçesine halka sunduğu, halk ile paylaştığı içindir. Başka birçok şairler ve aydınlar gibi kendini halktan üstün görmediği ve onlara tepeden bakmadığı içindir. Şimdi biz öyle miyiz Halkımız ile geçinemiyoruz, aramız açık. Ona rehber olma gücünü kaybetmişiz. Onu bezdirmiş ve soğutmuşuz. Öğrendiğimiz birkaç parça hukuk, tıp veya iktisat kuralını, onu kandırmak veya dolandırmak için kullanmışız. Cehlimiz ve bilgiçliğimiz hele, katlanılır gibi değil, Ona taze, görgüler ve teknikler sunacağımız yerde, Nuh nebiden kalma tecrübelerini dahi unutturmuşuz. Bütün bu ettiklerimiz yetmezmiş gibi bir de kalkmış halkı küçümsüyoruz. Cehaletin gök tırmalayan zirvesine tırmandığımız için, halk bize karıncadan daha ufak görünüyor. Kâh dinine kâh inancına, kâh geleneklerine saldırıyoruz. Çirkin iftiralar bile atıyoruz. Güya, “bazı yobazlar!” “- Traktör gavur icadıdır. Onunla sürülen tarlanın verdiği buğday haramdır” diyesi olmuşlar, yine bazıları: “- Kamyon, otobüs kâfir yapısıdır. Ona binen cenabet olur. Taşıt kazasında ölenler imansız gider.” gibi yaveler yumurtlar imişler? Bunları kim demiş, nerede, kime söylemiş? Tabii aslı esası yok. Bir çirkin kurnazın icadı bunlar. Din adamlarını tahkir için işkembeden uydurulmuş şeyler. Yukarıdaki düzmecelerin fena maksatla uydurulduğunu, bu sözlerle halka ve inandığımız İslam’a hakaret edilmek istendiğini bilmelisiniz. 80 yıl önce İstanbul’da çıkan haftalık “Mekarin-i Ahlak” gazetesi bile aynen şunları söylüyor: “Avrupa’dan alınması iktiza eyleyen şeyler, ahlak değildir. Bugün, onlarda terakki etmiş olan ve bizde henüz yeterince gelişmemiş olan sanayidir. O sanayi ki “Şer’an la musaddak” şer’an tasdik edilmiş), dince kabul edilmiştir. Bu vechile bize lazım olan her hüner ve sanatı almalı, lakin ahlak ve ahkam cihetini dini İslâmdan aramalıdır.” Bunları 80 yıl önce yazan Fatih Dersiâmlarından Hafız Tevfik Efendidir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT