BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Fark nerede?

Fark nerede?

G.Saray’ın, Türkiye ve Avrupa’daki başarılarıyla hepimizin başı döndü. Bir diğer takımlara bakıyoruz bir de G.Saray’a... G.Saray’ın başarısını anlamakta zorluk çekiyoruz. G.Saraylı futbolcular, bu ülkenin futbolcuları. Bu ülkenin insanı.



G.Saray’ın, Türkiye ve Avrupa’daki başarılarıyla hepimizin başı döndü. Bir diğer takımlara bakıyoruz bir de G.Saray’a... G.Saray’ın başarısını anlamakta zorluk çekiyoruz. G.Saraylı futbolcular, bu ülkenin futbolcuları. Bu ülkenin insanı. Bireysel planda ele alırsan, F.Bahçe’de yıldız futbolcu daha çok. Kumaş aynı kumaş. Aynı kumaş, diğer takımların sırtında pul pul dökülürken, G.Saray’da nasıl imparatorlara lâyık bir elbise oluyor? İnsan seyrine doyamıyor. Peki fark nerede? Fark; terzide efendim terzide. Kumaşına göre elbise biçende... Dikişleri atmayacak, vücuda rahatça oturacak, hareket kabiliyetini sağlayacak şekilde elbiseyi dikende. Pamuklu kumaştan smokin dikmeye çalışmayanda. Fatih gerçeğini kabul etmeli. Siyasette, ekonomide, bilimde ve sanatta, Fatihlerimizin yetişmesine zemin hazırlamalı. Fatihlerin önünü açmalı, onları tomurcukken soldurmamalı, küstürmemeli. Kıskançlıklarımız, kaprislerimiz, şahsi menfaatlerimizle onların önünü kesmemeli, kesenlere mutlaka ve mutlaka mani olmalıyız. Fatih hırslı, Fatih ideal sahibi, Fatih, işinin delisi, Fatih disiplinli... Bütün bunlar, tamam. Ama Fatih’in en önemli özelliği göz ardı ediliyor: Fatih’in lider tarafı, Türk insanının yapısını çok iyi bilmesi, buna göre davranması, Türk insanının iyi bir lider önderliğinde bütün imkansızlıklara rağmen neler başaracağı gerçeğini kavraması. Türk insanına, Çin’in esaretinden kurtuluş yolunu açan; 40 yiğidin Kürşad’a olan inancı, onunla birlikte bile bile ve seve seve ölüme gitmeleriydi. Türkler’e Anadolu’yu vatan yapan; askerinin Alpaslan’a olan güveni, onun Malazgirt Ovası’nda, komutanlık elbiselerini çıkarıp beyazları giyinerek, “Bu benim aynı zamanda kefenimdir, ölürsem beni bununla gömün” deyişindeki Türk insanının aradığı liderlik vasfıydı. Osmanlı’ya, dörtyüz çadırdan İmparatorluk, Cihan Devleti yolunu açan, alperenlerin, Osman Gazi’ye sonsuz itimat ve sevgileriydi. Çadırını kurşunlayan askerle Yavuz’a tarihin en büyük zaferini kazandıran; “Rahatını seven, karılarının yanına dönsün, ben yalnız başıma da olsam, seferden dönmem” diyerek arkasına bakmadan atını sürüşündeki kararlılık, cesaret ve en önemlisi elindeki malzemeyi iyi tanıyışı, buna göre hareket edişidir. 30 bin askerle Plevne Savaşları’nda Gazi Osman Paşa’ya, 200 bin kişilik Rus ordusuna, aylarca karşı koyduran gerçek, onun olağanüstü liderliğidir. Aynı asker, diğer bütün ceplelerde, Rus’un önünde bozulurken, Gazi Osman Paşa’nın komutasında, tarihin o güne kadar şahit olmadığı destanları yazmıştır. Yokluklar içinde çırpınan Anadolu insanına İstiklal Harbi’ni kazandıran gerçek; onların, Atatürk ve silah arkadaşlarına olan itimatlarıydı. Biz, lider peşinde gitmeye alışmışız. Kabiliyetli, gerçekçi, siyaset, bilim, sosyoloji ve tarihin gereğini yerine getiren liderler arkasında, nice imkansız gözüken şeyleri başarmışız. Ama kabiliyetsiz de olsa, liderlere olan körü körüne inancımız sebebiyle de nice medeniyet güneşlerinin vakitsiz sönmesine sebep olmuşuz. Bütün meselemiz; sahtelerinden kurtulup, gerçek liderlerin, önderlerin peşinden gitmekte. O zaman görün, başarılar nasıl geliyor. Ama bütün mesele, binlerce sahteleri arasında gerçek liderleri bulmakta. G.Saray’a bu zaferleri kazandıran gerçek; futbolcularının Fatih’in liderliğine olan inancı, saygısı, korkuyla karışık sevgisi, en önemlisi de, Fatih’in elindeki malzemeyi iyi bilip bu gerçeğe göre hareket etmesidir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT