BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ya sönerse!..

Ya sönerse!..

Ömrü 10 milyar yıl olarak hesaplanan Güneş, 4.5 milyar yıl önce bir hidrojen bulutu şeklinde Galaksi ucundan doğmuş ve girdap halini alarak kendi çekim gücünü başlatmıştır. 5 milyar yıllık ömrü kaldığı tahmin edilen bu sonsuz ışık gerçekten bir gün söner mi?



NE SIVI, NE KATI NE DE GAZ, PEKİ NE? Güneş, ‘madde’nin dördüncü halinden oluşmuştur. Bu faz; katı, sıvı veya gaz olmayıp, plazma halidir. Bu durumda normal atomik oluşum yerini düzensiz nükleer yapıya bırakmaktadır. Sevgili okurlar, Dünyamıza hayat veren Güneşteki bir tek büyük güneş ışığının sıcaklığı on milyon dereceyi bulmaktadır. Şiddeti ise bir milyon hidrojen bombasının bir anda patlamasından oluşana eşittir. Bu ışıklar bazen yaşamı olumsuz etkileyebilir. 144 milyon kilometre uzaklıktaki dünyamızda pusulaların gelişigüzel dönmelerine, elektrikli aletlerin bozulmasına, kısa dalga radyo sinyallerinin parazitlenmesine ve uydu yayınlarının arızalanmasına sebep olabilir. HER ŞEYİMİZ ONA BAĞLI Güneş, hidrojen atomlarının eriyip birleşmesinden enerji sağladığı için, ışıkların kendisi termonükleer değildir. Güneş ışınlarının enerji temeli ve enerjiyi uzaya yaymaları, dünya ile güneş arasındaki etkileşimin başlıca sebebidir. Yeryüzünü saran atmosfer tabakası ve iklimler, güneşteki yüzey aktivitelerindeki değişikliklerle biçimlenir. 4.5 milyar yıldır durmadan enerji yayan bu kaynak; %73.5 Hidrojen (H), %25 Helyum (He) gazından oluşmuştur. Geriye kalan %1.5 ise Demir, Oksijen ve Karbon içerir. Güneş çekirdeğinde daimi çekirdek füzyonu (kaynaşma) ile hafif izotoplar halindeki hidrojen atomlarının zincirleme reaksiyonla birleşmesi sonucu, hidrojen sonsuz enerji sayılabilecek helyum atomlarına dönüşmektedir. Toplam ömrü ortalama 10 milyar yıl olarak hesaplanan güneş, 4.5 milyar yıl önce, bir hidrojen bulutu şeklinde Samanyolu Gökada’sının (Galaksi) ucundan doğmuş ve girdap halini alarak kendi çekim gücünü başlatmıştır. Bütün gaz güneşin merkezinde toplandıkça çok yüksek sıcaklıkta basınç oluşmuş ve termonükleer ateş yanmaya başlamıştır. Bu nükleer ateş saniyede 600 milyon ton hidrojeni helyuma dönüştürmektedir. Bunun sonucunda saniyede 5 milyon ton x, y (gamma) ışınları, yüksek seviyede kısa dalga boyutlu enerji ortaya çıkmaktadır. NEDEN ENERJİSİ BİTMİYOR? Güneş acaba bu kadar uzun zamandır bu denli enerjiyi tüketmeden nasıl devam ettirmektedir? Değerli okurlar, bu sorunun cevabı ise şöyle açıklanabilir: Güneş uçsuz bucaksız denilecek kadar muazzam büyüklüktedir. Güneşin çapı 1.382.400 kilometre olup, uzay boşluğunda dünyamızın bir milyon katı kadar hacim kaplar. Güneş, gezegen sisteminde bulunan materyalin %99.9’unu kapsamaktadır. Dokuz gezegen ve uyduları, kuyruklu yıldızlar ise sadece %0.1’lik orana sahiptir. Güneş ışınlarının dünyamıza ulaşan günlük miktarı, insanlığın hergün kullandığı enerji ihtiyacının 10.000 katıdır. Dünyanın sıcak Ekvator Bölgesinde dik güneş ışınları metrekareye 870 watt ışık ve ısı olarak düşer. Akdeniz Bölgesinde ise mevsimsel farklılıklarla ortalaması metrekarede 340 watt düzeyindedir. Güney ve Kuzey Kutup bölgelerine yakın yerlerde ışık ve ısı miktarı hızla azalır. Dünyamız, güneş etrafındaki yıllık periyodik döngülerini 23.5 derecelik eğik bir açıyla tamamlar. Bu şekilde mevsimler oluşmaktadır. Değerli Okurlar, bizim güneşimiz de bir Yıldız’dır ve yıldızlar da ebedi değildir. Şu anda güneş orta yaştadır ve 5-5.5 milyar yıllık ömrü kalmıştır. Güneş, Samanyolu Gökadası etrafındaki bir turunu 250 milyon yılda tamamlar. Şimdiye kadar bu galaktik turlardan takriben 18’ini tamamlamış olup, geriye 20-22 tur kalmıştır. İŞTE KIYAMET SENARYOSU Nükleer enerji bir gün gelecek değişime uğrayacak, Hidrojenin tamamı Helyum’a dönüşecek ve güneşin çekirdeği Helyum kullanmaya başlayacak, sıcaklık artacaktır. En yakın iki gezegen Merkür ve Venüs eriyip boşluğa akacak, yeryüzünde okyanuslar kaynayıp buharlaşacaktır. Güneş en sonunda kırmızı dev bir yıldız olarak dünyamızın bugünkü hacmi kadar küçülecek ve en son helyum da yakılınca güneş bir cüruf (yanmış kömür atığı) halini alacaktır. Bu değerlendirmeler, yıllardır konuyla ilgili çalışmalar yapan Astronomlar (Gök Bilimci), Astrofizikçiler tarafından açıklanmaktadır. Hiç şüphe yok ki, önümüzdeki milyarlarca yıl içinde insanoğlu, eğer sonsuz ihtiras ve bencilliğinin sonucunda nükleer savaşlar çıkarıp dünyanın yaşam dengesini bozmazsa, başaracağı teknolojik ve bilimsel gelişmelerle yaşanabilir başka güneşli dünyalar bulup oralara yerleşmeye başlayacaktır. Hepinize bol güneşli güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle sevgilerimi sunuyorum. Flamingolar Tuz Gölü’nde kuluçka rekoru kırdı Anadolu’da “allı turna” olarak da bilinen flamingolar ülkemizi sevdi... Bu sevimli göçmen kuşlar için tuzlu sulak alanlar önemli kuluçka yeri. Doğa Derneği Tür Sorumlusu Ferdi Akarsu, Tuz Gölü’nde 16 bin flamingo yavrusunun kuluçkadan çıktığını tespit ettiklerini belirterek, “Bu veriler, Batı Afrika ve Akdeniz ülkelerinde kayda geçen en büyük yavru popülasyonu olduğunu gösteriyor” dedi. 2010 yılında 5 bin 70 flamingo yavrusunun yumurtadan çıktığını belirten Akarsu, bu rakamın 3’e katlanmasını, son 2 yılki rekor yağışlara bağladı ve ekledi: “Göldeki su seviyesi yüksek olduğu sürece binlerce flamingo dünyaya gelmeye devam edecek.” Sokak hayvanları için 40 bin su kabı dağıtıldı Orman ve Su İşleri Bakanlığı sıcaklıkların artmasıyla susuzluk sıkıntısı yaşayan sokak hayvanları için 40 bin su kabı dağıtıyor. Su kapları, sokak hayvanları için oluşturulmuş “Susuyorum ama konuşamıyorum” sloganıyla 81 ile gönderilecek. Bakanlık olarak sokak hayvanlarını korumaya büyük önem verdiklerini belirten Veysel Eroğlu, “2004’te yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve bu Kanuna dayalı hazırlanan Yönetmelik kapsamında deney hayvanları için bile etik düzenlemeler getirilmiş ve hayvanlara eziyet hukuken engellenmiştir” dedi. Eroğlu, vatandaşları ve sivil toplum kuruluşlarını “Susuyorum ama konuşamıyorum” projesine destek olmaya davet etti. Muğla’da yangınlar artınca kamera sayısı 12’ye çıktı Türkiye’de orman yangınlarında en hassas bölgelerin başında gelen Muğla’da, Orman Bölge Müdürlüğü’nce “duman avcıları” olarak tabir edilen kamera sayısı, Yılanlı Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı sahada 12’ye çıkarıldı. Müdürlüğe bağlı Kızılkaya ve Kurdu kulelerinde, bilgisayarlı uzaktan izleme ve dumana duyarlı erken uyarı sistemi bulunuyor. İlçeler de atık yağ toplamaya başladı Kocaeli’nin Başiskele Belediyesi, atıkların oluşturduğu çevre kirliliğini azaltmak için hayata geçirdiği ‘Bitkisel Atık Yağların Geri Kazanımı’ uygulamasında büyük başarı sağladı. Halkın ayağına giden ve 150 noktaya bidon koyarak yüzlerce kilo atık yağ toplayan Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, 1 litre atık yağın, 1 milyon litre suyu kirlettiğine dikkati çekti. İstanbul’un köyleri kitaplaştırıldı... İstanbul İl Özel İdaresi ve 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, İstanbul il sınırlarında bulunan 151 köyün tanıtımına ışık tutacak araştırmayı kitaplaştırdı. Titizlikle yürütülen araştırmada, köylerin tanıtımı yapılırken bu bölgelerin sosyokültürel yapılarına ışık tutuluyor. Sıcaklar göleti kuruttu... Mehmet Ali Dağ KİLİS İHA Kilis’te, kuraklık nedeniyle kuruyan Söğütlüdere Mesire Alanındaki göletin içerisindeki yabani otlar ilginç görüntüler oluşturdu. Kilis Belediyesi tarafından 1992 yılında yaptırılan göletin üzerine restoran da inşaat edilmişti. Hafta sonu mesire alanına akın eden piknikçiler, göletin kurumasını dehşetle seyrettiklerini söylediler. Kolları sıvayan Kilis Belediyesi ise gölete su bulmak için proje hazırlıyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98991
    % 0.53
  • 5.5628
    % -2.49
  • 6.4211
    % -2.84
  • 7.3095
    % -2.49
  • 219.503
    % -1.98
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT