BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘I got the power!’

‘I got the power!’

Hatırlarsınız bir firmanın reklâm filminde uzun süre bu deyim kullanılmıştı. ‘Gücü elime aldım!’ ya da ‘Gücü yakaladım!’ ‘Güç bende!’ mânâsında İngilizce bir deyim... Annemin vatanı Tunus’tan başlayıp, babamın vatanı Mısır’a uzanan ‘Arap Baharı’ nihayet Libya’da da çiçekler açtı.



Hatırlarsınız bir firmanın reklâm filminde uzun süre bu deyim kullanılmıştı. ‘Gücü elime aldım!’ ya da ‘Gücü yakaladım!’ ‘Güç bende!’ mânâsında İngilizce bir deyim... Annemin vatanı Tunus’tan başlayıp, babamın vatanı Mısır’a uzanan ‘Arap Baharı’ nihayet Libya’da da çiçekler açtı. Bu hareketlerde ‘güç’ el değiştiriyor. Bundan beş altı yıl önce ziyaret edip akrabalarla hasret giderirken büyük bir endişe gözleniyordu Tunuslularda. Bin Ali’nin nasıl biri olduğunu sorduğumda herkes lafı hemen çeviriyordu. Bünyelerini saran ‘İstihbarat’ hastalığı hemen hissediliyordu. Benim gazeteci kimliğim de bu endişeyi artırıyor olabilirdi. Neyse! Kuzey Afrika’da olan bitende birtakım uluslararası tezgâhların rolü de olabilir. Ancak gücün el değiştirmesinde en önemli rolü klasik ateşli silahlardan çok ‘informatik’ olarak tek kelimeyle ifade edilen ‘küresel dünyanın haberleşme sistemleri’ oynadı. Yani o reklamdaki ‘fikri gelen genç adamın’ dediği oldu; haberleşmeyi kullanan toplumlar başlarındaki despotları daha az kayıpla devirme imkânına sahip oldular. Bir zamanlar güney komşumuzda kırk elli bin kişiler toptan katledilirken çok kimsenin haberi bile olmamıştı. Şimdi ise olan biten anında dünya medyasında yer alıyor. Ama bir de işin mânevî yönü dikkatimi çekti gazetelerde; Mısır, Tunus, Yemen ve Libyalı diktatörlerin bir aradaki resimlerini görünce. Libyalı olduğundan şüphe ettiğim Kaddafi bir kolunu Yemen’in, diğer kolunu Mısır’ın diktatörünün omzuna gayet laubali bir şekilde koymuştu. İçlerinde en kibirli olanı nerelerde olduğu şu an itibariyle bilinmeyen Kaddafi idi. O yüzden o’nun sonunun daha kötü olacağını düşündüm bir an. Çünkü Cenab-ı Hak’kın en sevmediği haslet kibir’dir malum. Meseleye birazcık yönetim penceresinden bakarsak; neyi yönetiyorlarsa yönetsinler, yöneticiler mütevazı olmalılar, bir şekilde ele geçirdikleri ‘gücü’ sistem içinde beraber oldukları insanlarla ‘meşveret ederek’ onlara danışarak kullanmalılar, ‘iletişim’in ne kadar önemli bir silah olduğunu bir an bile unutmamalılar. Umarım Suriye’de ‘gücü’ elinde tutanlar da böyle yaparlar, hem kendileri hem de Suriyeli kardeşlerimiz en az zararla bu karşı konulmaz değişimi başarıyla yönetirler. Ülkelerinin daha yaşanır bir yer olması için can verenleri saygıyla ve rahmetle anıyorum!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT