BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Bu da benim andıcım

Bu da benim andıcım

Özden Örnek Paşam’ın günlüklerini 4 sene önce okudum.



Özden Örnek Paşam’ın günlüklerini 4 sene önce okudum. Baştan sona okudum. Bu saatten sonra, “Örnek’e ait olduğu iddia edilen” ifadesine ihtiyaç varsa, ait olduğu iddia edilen günlüklerini okudum. O zaman bana bir başka dünyadan kesitler gibi gelmişti. Bambaşka bir dünya.. Anlayışı ile, adetleri ile, hayalleri ile, hedefleri ile, törenleri ile, hırsları ile, kuralları ile.. Şöyle bir sonuç çıkarmıştım: Silahlı kuvvetler deyince bir bütün olarak düşünmemek lazım. Altta mecburen işleri yürütmek zorunda olan bir kademe var.. Bu kademe binbaşılıkta bitiyor. Yarbaylıktan taaa korgeneralliğe kadar bir ara kademe var. Korgenerallikten sonra yeni bir dünya başlıyor. Bu dünyaya geçiş yaptığınız andan itibaren bir başka gezegende (başka bir dünyada) bir başka ülkenin vatandaşı gibi oluyorsunuz. Emeklilikte de muvazzaflıkta da. Bu dünyada öyle bir algı oluşmuş ki, herşeye biz ve diğerleri olarak bakıyorlar. Eskinin Hindistan’ındaki İngiliz genel valiliği mesupları ile yerli halk arasındaki ilişkinin bir benzeri oluşmuş sanki. Zihinlerindeki hiyerarşi de farklı. Hani biz parlamento (yasama), sonra hükümet (yürütme), sonra sıradan insanlar için yargı diyoruz ya.. Onların şuuraltındaki sıralama farklı. Samimiyetle farklı. İlk sırada parlamento yerine kaim YAŞ, sonra komuta kademesi, sonra kademenin işlerini genel sekreterlik gibi yürüten ve yerli halkla ilişkilerine aracılık eden savunma bakanlığı, kanun lazım olduğu zaman çıkaran parlamento, yerli halkın işlerine bakan hükümet.. Böyle inandıkları için soruşturma, tutuklama, herşeyin haber olmasını yadırgıyorlar. Bunu neden böyle yaptınız denilmesini yadırgıyorlar. 10 kişinin ölmesinde ihmal var mı, denilmesini yadırgıyorlar. Yerli halktan birisi soru sormuş gibi oluyor. ... Aradan dört sene geçti. Artık çok şey değişti diyoruz ama zihin yapısı değişmemiş. Nereden biliyoruz? YAŞ’tan önce emekliliğini isteyen paşamın ses kayıtlarından. Herkes o kayıtlardaki itiraflara takılmış. İtiraflar (başarısızlık, dağınıklık, ihmal, örnekler) bu işe azıcık ilgi duyanlar için yeni bir bilgi değil. Bence orada yeni olan bilgi, artık şartlar değişti diyenlerin yanılması..Zihniyet aynı.. Bize kimse talimat veremez, diyor. Verse de dinlemeyiz, diyor. Valilerden şey, diye bahsediyor. EMASYA benzeri bir protokol üzerinde çalıştıklarını söylüyor. Profesyonel asker ifadesini kullanmaktan bile imtina ediyor. “Biz ona profesyonel asker demeyelim” demesinden benim anladığım şu: Kamuoyunda böyle bir beklenti var..Eninde sonunda mecburi askerliğin kaldırılıp yerini profesyonel birliklerin alacağını zannediyorlar ama buna geçit vermeyelim. Hatta bu ifadeyi dahi kullanmayalım. .... Kayıttan çıkardığım bir diğer sonuç, “bu borudur diyen” bir paşamız vardı. Derdi ki, asimetrik bir mücadele başlatıldı. Bizi yıpratmaya uğraşıyorlar. Kasıtlı -yalan- haber yapılıyor, demek istiyordu. Kasıtlı ve yalan denilen haberler bu itirafların yanında devede kulak bile sayılmaz.
Reklamı Geç
KAPAT