BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Askerî güvenlik bölgesi girilmez

Askerî güvenlik bölgesi girilmez

Geçen ay emekli subay arkadaşımla (...) orduevine gittim. Nizamiyedeki görevli, sakalla içeri alamıyoruz, dedi.



Geçen ay emekli subay arkadaşımla (...) orduevine gittim. Nizamiyedeki görevli, sakalla içeri alamıyoruz, dedi. Sakal dediği iki günlük (kirli sakal). Arkadaşım kıvraklık gösterip, berbere geldik, dedi. İçeri girdik resepsiyondaki koşarak geldi: Efendim sakallı kafeteryaya alamıyoruz. Önce tıraş olun, diyor. Ben olamayacağımı söyledim.. Girmem, dedim.. Üstelemediler.. Orduevine gelen bir siville ilgili takıntıları beni çok şaşırttı. Boş işlerle uğraştıkları duygusuna kapıldım ve üzüldüm. .... Çocukluğumda “askerî bölge girilmez” tabelaları çok yaygındı. O kadar sık görürdüm ki, her yeri askerî bölge zannederdim. Elinde silah olan miğferli bir asker silüeti.. Altında Türkçe ve İngilizce ikaz: GİRİLMEZ. Görmeyenler için masal dünyası. ... Türkiye’de mecburi askerlik hizmeti var. Neticede istisnaları dışında herkes öyle ya da böyle mecburi hizmeti esnasında bu kurumla tanışıyor. Orada az sayılmayacak bir müddet yaşıyor. Yatıyor, yiyor, yıkanıyor, eğitim yapıyor, işleyişi görüyor, düzeni -yahut düzensizliği- görüyor. Bir kanaat sahibi oluyor. 1-Resmî kanaati. 2-Gayriresmî kanaati. Resmî kanaatini ekranlarda, resmî toplantılarda, gazete sayfalarında paylaşıyor. Gayriresmî kanaatini arkadaş ve aile ortamlarında anlatıyor. Ki onların da çoğu çoğu rötuşlanmış hatıralardır. Rötuşlanan kısımlar alt şuurundan bile silinmiştir. Bir savunma mekanizması olarak silinmiştir. Askerlik dönüşü eğer okumuşluğu yazmışlığı varsa bir statü sahibi oluyor. Sonra o statüsü ile ekrana çıkıyor. Bambaşka şeyler anlatıyor.. Resmî görüş.. Hayali ve erişilmez bir dünyadan bahseder gibi.. Anlattıkları ile yaşadıklarının ilgisi yok. Anlattıklarından çıkan sonuç şu: Silahlı kuvvetlerde sistem çok mükemmel işler. Aksama olmaz. Yanlış yapılmaz. Hiç kimse, “yapmayın beyefendi, biz de gittik, gördük, yaşadık” demez.. Yahut diyemez. Nasıl oluşturulmuşsa sanal kutsal bir zırh oluşturulmuş.. İnsanlar yaşadığını bile hatırlamıyor. Yaşadıkları gayrîresmi hatıra -veya sayıklama- sayılıyor. Resmî hatıralar öğrenci, andı gibi: Türküm, doğruyum, çalışkanım, formatında.. Mesela bir Amerikalının askerlik hatıralarının resmîsi gayrîresmisi olmaz. Sivilin de olmaz. Bir ülkede bir adamın temel konularda resmî ve gayrîresmi iki ayrı görüşü varsa orada ne vardır? Korku vardır. .... Gönül isterdi ki, işlerin bu noktaya geleceğini birileri 15-20 sene önce öngörsün.. Resmî ve gayrîresmi kanaat arasındaki makasın açıklığını yıllar içinde yavaş yavaş kapatıp kamuoyu ile yüzleşsin. Bu yapılmadı. Biz askeriyenin eğitim alanını bile girilmez bölge zannederken birileri en üst komutanın konuşmalarını kaydedip sanal âleme sızdırıyor. Bu bir istihbarat faaliyeti de olabilir.. İçeriden bir sızdırma da olabilir. Her iki ihtimal de rezalet.. Kimin sızdırdığı araştırılıyor demek ise bir başka rezalet: Eski alışkanlık. Ben kapalı mekânda komutanın maiyetiyle dertleşmesini samimi buluyorum. Yüzleşme vakti gelmiştir. Hot zot devri bitmiştir. Oyalanmanın anlamı yoktur. Derlenin, toparlanın ve kamuoyunu ikna edin. Emir fermanla ikna olmaz. Halkla ilişkiler için profesyonel destek alın.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT