BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > PKK son kavşakta

PKK son kavşakta

Terör örgütü, DTK aracılığıyla bölge insanını sınıra taşıyarak kurtulmaya çalışıyor. Ama kara propaganda artık fayda vermiyor. Çünkü bıçak devletin değil, bölge insanının da kemiğine dayanmış durumda.



ÖZEL HABER ADEM DEMİR KADINLAR PERİŞAN OLDU Çocukları Kandil’de olan insanları, özelikle de yaşlı kadınları, “canlı kalkan” olarak sınıra çağıran örgüt, beklediği desteği göremedi. DTK’ya verilen talimat sonucu araçlarla Çukurca’ya götürülen çoğu kadın, çıkan gerginlikte perişan oldu. BIÇAK KEMİĞE DAYANDI Terör örgütü, DTK aracılığıyla bölge insanını sınıra taşıyarak kurtulmaya çalışıyor. Ama kara propaganda artık fayda vermiyor. Çünkü bıçak devletin değil, bölge insanının da kemiğine dayanmış durumda. BAŞBAKANA MEKTUP Bölgedeki bazı iş adamlarının Başbakana ortak bir mektup yazarak “bizi kurtarın” feryadında bulunduğu söyleniyor. Mektubun varlığı henüz teyit edilmiş değil. Ama “imdat” seslerinin yükseldiği ortada. Adalet ve Kalkınma Partisi Hakkâri Merkez İlçe Başkanı Emrullah Gür’den günlerdir haber alınamıyor. Gür’ün PKK tarafından, üstelik gün ortasında Hakkâri’nin en işlek mekanı olan Cumhuriyet caddesinden bir araca bindirilerek kaçırıldığından şehirdeki sağır sultanın bile haberi var. Örgütün elinde sadece Gür yok. Tam olarak kaç kişiyi kaçırdıkları bilinmiyor. Ama kendilerine yakın ajanslara yansıyan haberlere göre; örgütün elinde 15 kişiden fazla vatandaş bulunuyor. Bunların arasında askerler, sağlık görevlileri ve sıradan işçiler yer alıyor. HALKI KANDIRIYORLAR PKK, Diyarbakır-Bingöl karayolunda kaçırdığı iki asker ve bir sağlık görevlisinin “kontrgerilla” olduğunu iddia etmişti. Ama aylardır “devlet esir askerleri unuttu” denilerek bu kaçırdığı kişiler üzerinde propagandasını yapıyor. Sadece bu değil. Örgüt her alanda korkunç bir kara propaganda yürütüyor. Buna birçok örnek verilebilir. Ama en barizi hava operasyonlarını protesto etmek maksadıyla sınıra giden ‘canlı kalkanlar’ aracılığıyla gerçekleştiriyor. Öyle bir yaygara kopartılıyor ki, sanki Diyarbakır, Hakkâri, Şırnak, Batman, Van ve diğer çevre illerdeki herkes sınır boylarına akın etmiş gibi gösteriliyor. Oysa bu koca bir yalandan ibaret. Çünkü sınır boylarındaki eylemci sayısı yok denecek kadar az. Üstelik çoğu olup bitenden bıkıp usanmış. Gerginlik çıkarılması için fırsat kollanıyor. Ama insanlar, eski insanlar değil; Türkiye de eski Türkiye... Hem polis hem de asker, gerginlik çıkmaması için olağanüstü çaba gösteriyor. Hakkâri-Şırnak yolunu trafiğe kapatan BDP’lilere sert davranmıyor. Yol, Şırnak’ın Balveren beldesine bindirilmiş kıtalarla kapatılmasına rağmen, PKK’nın kara propagandacıları, askerler tarafından kapatıldığı ve geçişlere izin verilmediğini iddia ediyor. Buna bizzat şahit oldum. Şırnak’tan Hakkâri’ye gitmek için hareket ettiğimde bazı partililer, “askerler yolu kapatmışlar gitmeyin” dedi. Şırnak ile Hakkâri arası mesafe 170 kilometre. Bu yolda birkaç kontrol noktası var. 2000 metre yüksekliğindeki Süvari Kontrol Geçidi’nin aşağısında kalan Çığlı Karakolu sadece ehliyet ve ruhsat sordu. Onun dışında en ufak bir arama bile söz konusu olmadı. Diğer noktalarda ise askerler, “İyi günler, yolculuk nereye?”de sorup cevaplarını aldıktan sonra “Hayırlı yolculuklar efendim’ diyerek uğurladı. HER ŞEYİN FARKINDALAR Buralar yakılmıyor, yıkılmıyor. Özellikle Hakkâri ve Şırnak “kaleleri” gibi gösterilmek isteniyor. Fakat son saldırılarla hiçbir meşruiyeti kalmayan örgütün saldırıları bölge halkının canını acıtıyor. Şu anda belki yüksek sesle tepki göstermiyorlar ama bir dokunduğunuzda bin ah işitiyorsunuz onlardan. Halkın ekseriyeti örgütün kara propagandalarının farkında. Hatta bu illerde yaşayan bazı iş adamlarının başbakana ortak bir mektup yazarak “bizi kurtarın” feryadında bulundukları söyleniyor. Mektubun varlığı henüz teyit edilmiş değil. Ama “imdat” seslerinin yükseldiği ortada ve mektubun gönderildiği kuvvetle muhtemel. Zira Hakkâri ve Şırnak’ta pek çok kişinin örgüt tarafından ikna kamplarına götürüp sorguya çekildiği ve maddi bir fatura ödetildiği bilinen bir gerçek. Örneğin Hakkâri’de bir iş adamı, “Buradaki esnafın yüzde sekseni PKK tarafından hesaba çekildi. Ölümle tehdit edildi ve kesilen para cezalarını ödedi” diyor. Bölge insanı için de bıçak kemiğe dayanmış durumda. Fakat feryadı yüksek sesle dillendirecek halleri yok. Zira namlular üzerlerinde. Onun için sessiz ve derinden karşı koyuyorlar. Çünkü örgüt, adam kaçırıp cinayet işledikçe karşı saf belirginleşiyor. SONLARI SADDAM GİBİ Bütün çağrılara rağmen bölge insanı “Canlı kalkan” olarak sınıra gitmedi. PKK’lılara destek vermedi. Sınıra koşanların çoğunun çocuğu Kandil’de olduğu için gitti. Üstelik pek çoğu da nöbetleşe ve zorlamayla kalıyor. Şunu net olarak ifade etmekte fayda var. “Canlı kalkanlar” kimin için harekete geçtilerse onlar bir bir gitti. Amerika Irak’ı vurunca dünyanın dört bir yanında canlı kalkanlar Irak’a gitti. Ama şimdi Saddam Hüseyin yok. Libya Lideri Muammer Kaddafi için de kızı ve bazı kişiler canlı kalkan olduklarını açıkladı. Ama Kaddafi de yolun sonunda. Şurası açık: PKK artık son kavşakta. Öyle anlaşılıyor ki PKK’yı canlı kalkanlar da kurtaramayacak. Tıpkı Saddam kurtulamadığı gibi... BAŞKA ‘YOL’U VAR PKK’nın estirdiği terör sebebiyle yıllardır yatırımlardan mahrum kalan doğu bölgeleri, yeniden ayağa kaldırılıyor. 2000 metrenin üzerindeki dağlar aşılarak yollar kuruluyor. İşte Siirt-Şırnak kara yolu. Karayollarının araçları, durmadan çalışıyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93713
    % 0.46
  • 5.4285
    % -0.83
  • 6.1464
    % -0.74
  • 6.9891
    % -1.65
  • 212.203
    % -0.29
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT