BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > EN LEZZETLİ ŞİİR

EN LEZZETLİ ŞİİR

Ege lezzetleri için en güzel örneklerden biri olan Aydın mutfağının yemeklerini, zenginliğini ve tadını Turgay Aydın “Aydın Sofrası” şiirinde anlatıyor...



Ege mutfağı günümüzde beslenme uzmanları ve tıp adamlarının önerdiği sağlıklı mutfağa en uygun mutfak. Hafif, hazmı kolay, vücuda yararlı, doğal malzemeleri ihtiva ediyor. En başta zeytinyağı. Bu mutfakta neredeyse 2500 yıldan beri zeytinyağı kullanılıyor. Bunun en önemli ispatı, Urla’daki Klazomenai antik kentinde bulunan ve dünyadaki zeytinyağı fabrikalarının en eski örneği olan “Zeytinyağı işliği” dir. Ege’de hemen her tür yemek, etli, sebzeli, tahıllı malzeme ne olursa olsun zeytinyağı ile pişirilir. Bir başka yararlı ve sağlıklı malzeme ise otlardır. Bugün Anadolu’nun bir çok yöresinde doğadaki otlar mutfaklarda kullanılır. Ama Ege mutfağında ot kültürü çok gelişmiştir. Mübadelenin de bu olayda önemi büyüktür. Girit göçmenlerinden bir arkadaşıma,” Siz kaç cins ot yersiniz?” diye sorduğumda,”Keçinin yediği her cins otu yeriz” diye cevap vermişti. ÜZÜM VE İNCİR DEPOSU İklim ve toprağın Ege’ye bahşettiği bir başka nimet ise sebze ve meyve. Bol, lezzetli, bereketli. Zeytin ağaçlarının yanında, üzüm bağları, incir, erik, kayısı, şeftali, badem ağaçları, domates, biber fasulye, enginar tarlaları... İşte Ege’nin tipik manzarası. Bu bölgeden bahsedildiğinde başta İzmir, Manisa, Muğla, Balıkesir, Çanakkale aklımıza geliyor. Ama Ege şehirleri içinde Aydın’ı saymadan geçemeyiz. Ege’nin üzüm, incir deposu neresidir? diye sorsalar ilk aklıma gelen Aydın olur. Didim, Kuşadası ilçeleri turistik konumları icabı il merkezinden daha çok tanınmıştır. Buna karşılık Germencik, İncirliova, Söke, yine bu ile bağlı ilçelerdir ve sebze, meyveleri ile ünlüdürler. Aydın incirinin tadı başka olur. Şehrin ekonomik gücü de kuru incir ve kuru üzüm ihracatından geliyor. ŞEHRİN MUTFAK KÜLTÜRÜ Ege mutfağının sağlıklı ve lezzetli olmasının bir başka nedeni, son yıllarda gittikçe azalsa bile, denizin lezzetli balıkları. Bölge hayatında deniz öylesine önemli yer alıyor ki, deniz içinde yetişen “Deniz Börülcesi” ve “Deniz Fasulyesi” bile salata olarak geleneksel mutfakta çok seviliyor. Aydın mutfağını araştırırken, bu şehri, şehrin mutfak kültürünü iyi tanıyan dostum Ayşe Kurt’un verdiği bir kitap beni fazlasıyla etkiledi. Kitabın severek okuduğum giriş şiirini sizlere aktarmak istedim. 2000 yılında, o zaman Aydın İl Kültür Müdür Yardımcısı olan, yazar ve araştırmacı Turgay Aydın’ın hazırladığı kitabın adı “Aydın Sofrası”. Resimli -Türkçe İngilizce 103 adet yemek tarifi içeriyor. Her biri yöreye mahsus, yerel ürünlerle yapılmış, kolay yemek ve tatlılar. Turgay Aydın Bey’le hem tanışmak, hem de kitabı için kendisini tebrik etmek istedim. Ne yazık, Turgay Aydın Bey’e ulaşamadım. Bir kaç yıl önce vefat ettiğini öğrendim. Allah rahmet eylesin. Aydın mutfağını, yemeklerini ancak bu kadar güzel anlatan bir şiir yazılabilirdi. Sizlerinde beğeneceğinizi umuyorum ve oldukça uzun şiirden sadece bazı bölümleri alabiliyorum. Bu haftanın lezzet sohbetinde, yöresinin yemeklerini şiirsel bir üslupla anlatan ve başarılı bir kitap çalışmasında topluma aktaran şair, yazar, araştırmacı Turgay Aydın’ı da anmış olduk. Haftaya kadar sağlık, esenlik, lezzet dolu günler.. AYDIN SOFRASI Size saydıklarım Aydın aşıdır, Kuyu tandır yemekler başıdır, Güzel yemek bu yörenin işidir, Dilden dile destan bolamız var. Patlıcan kavurma, gırlı kızartma, Taze börülceyi yabana atma, Otlu gözlemeyi istersen tatma Kırma zeytin ile incirimiz var. Keşkeğimiz buğday ile pişiyor Yuvarlama kaynadıkça şişiyor, Enginar, kereviz sofra döşüyor, Tombulca dökülen lokmamız da var. Çok vefalar gördüm Aydınlı dosttan, Aklım da yer etti Şevketi bostan, Yavru kavurması dillere destan, Sofraların süsü çıntarımız var. Kenkerin dikeni elime battı, Börekleri yiyen yan gelip yattı, Merak etti dostum hepsinden tattı, Karınlar doyuran katmerimiz var. . Gelen geçenlere incir hediye Zerde kabarıyor tatlıyım diye, Aydınlı dostlarım birlikte yiye, Mangalda patlıcan közlememiz var. Anamın elinden yaprak sarması Pekmezin içinde marul banması Dillere destandır Aydın Sofrası, Mantı’yı kıskandıran pilhor’umuz var. Zeytinimiz sofraların başıdır, Bu destanu yazmak aşık işidir, Mangalın meşhuru çöpten şişidir, Ünleye nam salmış döndürmemiz var. Turgay Aydın almış eline bir saz, Daha devamı var saydıklarım az, Geleceğe kalsın yaz kalemim yaz, Çingen pilavımız, cızbızımız var. Turgay Aydın Şiirde adı geçen bazı ot isimleri için kısa açıklamalar: > Kenker: Kenger, Kangal, kangıldak, deve kengeri, deve dikeni gibi değişik adları olan, 30-100 cm boyunda, seyrek tüylü bir bitki. Yaprakları soluk yeşil, kenarları dişli ve dikenlidir. Çiçekleri mor renklidir. Yol, tarla kenarlarında, hendeklerde yetişir. > Şevketi bostan: Akkız dikeni, altın dikeni, sütlü diken de denilir. 70-80 cm boyunda dikenli tüylü otsu bir bitki. Yaprakları parçalı, parçaların uçları dikenlidir. Çiçekleri sarı renkli, gövde ucundadır. Nemli alanlarda yol kenarlarında bol yetişir. > Çıntar: Çam ormanlarında ağaç diplerinde doğal olarak yetişen bir cins lezzetli mantar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT