BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şehîdler incitilmemeli...

Şehîdler incitilmemeli...

Hemen her konuda kafalar karışık. Bunlara son eklenen Çanakkale Muharebeleri oldu. İddiaya göre Çanakkale’de 253 bin değil 57 bin şehîd vermişiz. “Asrın hatası” gibi son derecede dikkat çekici bir başlıkla sunulan haberde 195 bin askerin kayıp olduğu dile getiriliyor.



Hemen her konuda kafalar karışık. Bunlara son eklenen Çanakkale Muharebeleri oldu. İddiaya göre Çanakkale’de 253 bin değil 57 bin şehîd vermişiz. “Asrın hatası” gibi son derecede dikkat çekici bir başlıkla sunulan haberde 195 bin askerin kayıp olduğu dile getiriliyor. Bu 195 binin 20 bini hastalanmış, 10 binin bir kısmı esir olmuş, bir kısmı firâr etmiş, 165 bin askerse savaşamayacak vaziyete düşmüş. Dolayısıyle kalan 57 binmiş. Bu 57 bin şehîdin 55 bin 801’i isim isim tesbit edilmiş. 1199 şehîdimizin isimleri de tesbit edilmeye çalışılıyormuş. Milliyet, haberi Genelkurmay Başkanlığı Askerî Tarih Araştırmaları ve Stratejik Etüdler Daire Başkanlığı’nın yaptığını ileri sürdüğü araştırmaya dayandırıyor. Yeniden tanzim edilecek olan parkta şehîdlerin isimleri düşmana geçit vermedikleri cephelere dikilecek abidelere kazınacakmış... Dört noktada itirazımız var. 1-Haber, Genelkurmay’ın bir açıklaması değil. İhtiyatla karşılıyoruz. Doğru olsa bile ilmî dirayeti ile tanınmış üç kişilik bir tarihçi hey’etinin askerî raporu teyid etmesi yerinde olur. 2-İddiayı tarihçiler doğrulasa da münakaşa götürecek sayı ancak 5 bin kadardır; sözü edilen 10 bin esir ve firârînin yarısı. Diğerlerini şehîd saymak gerekir. Vurulduğu ân cephede değil de yarası yüzünden hastanede, memleketine giderken veya yolda ölen, hatta o yaradan dolayı seneler sonra ölen de şehîddir. Keza işgal kuvvetlerine esir düşüp gördüğü kötü muamele sonucu ölenler şehîddir. 3-Dikilecek taşlara isim kazıma kadirşinaslığını Amerika’nın Vietnam’da savaşan askerleri hatırasına yaptıklarına benzetmek de kabul edilemez. İster 57 bin isterse 253 bin olsun, ortada çok büyük bir rakkam var. Şu gün dahi 57 binin altında vilayetimiz mevcut. 253 binlik şehirlerimizse büyüklerden sayılıyor. Nereden bakılırsa bakılsın bir veya birkaç vilayet nüfusunu Çanakkale’de toprağa gömmüşüz. Çanakkale düşseydi, İstanbul dayanamaz, kesinlikle bugünkü Türkiye, küçük bir sahaya sıkışırdı. O azîz şehîdler, açmamış tomurcukları andıran gencecik yaşlarında, bir vatan müdafaası uğruna seve seve can verdiler. Ne alakası var ABD’nin hangi menfaate dayalı olduğu meçhul Vietnam macerası ile Çanakkale’nin? Vietnam Savaşı en tarafsız bakışla komünizm anti-komünizm mücadelesidir. 4-”Gelibolu Tarihi Milli Parkı” veya bunu düzelterek “Barış Parkı” gibi isimler vermek de yanlıştır. Hadiseyi Gelibolu ile sınırlamak küçültmek olur. “Barış” ismini koymaksa düpedüz komedi. Savaşlara “Barış” demeye Kıbrıs Çıkarması ile başladık. Barış denince dünyanın bizi haklı bulacağı zannı ile hareket edilmişti. Başka sebeplerle istendiği kadar yere Barış Parkı densin. Vesilesi denk düşürülürse iyi de olur. Tarihe mal olmuş bir şanlı müdafaa ve muharebede hayatını feda etmiş olanlar için devâsâ bir park açmak takdire şayandır. Ona “Barış Parkı” demekse yanlış. 85 Yıldır “Çanakkale Muharebeleri” diye anılan bir büyük gerçeği hatta o devirde olmayan bir kelime ile anmak kimseye bir şey kazandırmaz. Bu hareketle İngilizler bizden razı olmayacaktır. Anzak mensubu ülkeler de... Razı olsalar ne fark eder? Yarın da kendini Bizans vârisi sayan millet veya milletleri memnun etmek için “29 Mayıs 1453 İstanbul Barış Harekâtı” mı diyeceğiz? Doğrusu, 18 Mart 1915 Çanakkale Millî Parkı’dır. Diğer doğru ise İngiliz’in Anzak’ın emperyalist kuvvetlerin, milletlerin değil şehîdlerin rızasının önemli olduğu. Kalbimiz firârî kelimesine dahi isyan ediyor. Çanakkale’de cepheden kaçan askerimiz olacağına inanamıyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT