BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu senenin Ramazan Bayramını da geride bıraktık

Bu senenin Ramazan Bayramını da geride bıraktık

Dînî bayramlar, milletimizin birlik ve beraberliğine ve dargınların barışmasına vesîle olduğu gibi, ölülerimizin bile sevinmelerine sebep olmaktadır...



Bizler, onbir ayın sultânı olan ramazân ayını, bir ganîmet bilip, bu fırsatı, mümkün mertebe, iyi değerlendirmeye çalıştık. Güzel vatanımıza, asîl milletimize elimizden geldiği kadar hizmet etmeye gayret ettik. Milletimizin birliği, vatanımızın dirliği, İslâm âleminin huzûr ve sükûnu ve bütün insanlığın da hidâyeti için duâlar ettik. “Ramazân” kelimesi yanmak demektir. Çünkü bu ayda oruç tutan ve tevbe eden Müslümânların günâhları yanar, yok olur. İşte Müslümânlar, günâhları affedildiği için sevinirler. Bilindiği gibi, Arabî ayların onuncusu olan “Şevvâl-i şerîf ayı”nın birinci günü “Ramazân Bayramı” başlar ve üç gün devâm eder. Yine Arabî ayların onikincisi ve sonuncusu olan “Zil-hicce ayı”nın onuncu günü de “Kurbân Bayramı” başlar ve dört gün devâm eder. GÜNAHLAR AFFEDİLİR... Müslümânlar bayram günlerine ayrı bir önem verirler. Zira bu günler, günâhların affedildiği, birlik ve beraberlik duygularının pekiştirildiği, yoksulların sevindirildiği günler olması bakımından sevinç ve neş’e kaynağıdırlar. Bayram öncesi, yiyecek, giyecek ve temizlik gibi hâzırlıklar yapılır. Bayram günlerinde herkes, temiz giyinir. Çocuklara yeni elbiseler alınır. Fakîr, öksüz ve yetîmler sevindirilir. Bayram namazından sonra, kabirler ziyâret edilir; geçmişlerin, akrabâ ve dîn büyüklerinin rûhları için Kur’ân-ı kerîm okunur, duâlar edilir, sadakalar verilir. Bayram günlerinde; ana, baba, hoca, akraba, arkadaş ve komşu ziyâretleri yapılır. [Sâlih olan akrabâyı ziyâret lâzımdır. Sâlih arkadaşları ziyâret de çok sevâptır.] Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Medîne-i münevvere’ye hicret edince, Medînelilerin câhiliye günlerinden kalma bayramları kutladıklarını gördüğünde; “Allahü teâlâ, size onlardan (daha) hayırlı iki bayram (Ramazân ve Kurbân Bayramlarını) ihsân etti” buyurarak Müslümânlara, bayramların sevinç ve neş’e günleri olduğunu bildirmiştir. Ayrıca İslâm büyükleri, bir Müslümânın Allahü teâlânın emirlerine uyup, yasaklarından sakınarak, günâh işlemeden, harâm lokma yemeden geçirdiği günleri de bayram kabûl etmişlerdir. Cennete girmek ise en büyük bayramdır. Ma’lûm olduğu üzere, bayramların cemiyet hayâtımızda da çok özel yerleri vardır. Çocuklar, gençler, olgunlar ve yaşlılar grup grup câmilere doluşurlar, büyük bir huşû içerisinde namazlarını edâ ederler. Bayram namazından sonra bütün Müslümânlar birbirlerinin bayramlarını tebrîk ederler, daha sonra âile büyükleri, eş-dost, akrabâ ve komşuları ziyâret ederek, büyüklerin ellerini öpüp duâlarını alırlar. Bayramlar sevgi ve saygının artmasına vesîle olur. Bayramlarımızdaki güzel âdetlerimizden biri de, yetîmler, fakîrler, garîpler ve çocukların sevindirilmesi, yardıma muhtâç kimselere yardım ellerinin uzatılması, ictimâî yardımlaşma ve dayanışmanın tezâhür etmesidir. ÖLÜLER DE SEVİNDİRİLİR Dînî bayramlar, milletimizin birlik ve beraberliğine ve dargınların, küskünlerin barışmasına vesîle olduğu gibi, ölülerimizin bile sevinmelerine sebep olmaktadır. Çünkü kabirler ziyâret edilmekte, rûhlarına Fâtiha, diğer sûre ve duâlar gönderilmektedir. Bütün dünyâda dîn ve diyânetlerini, ırz ve nâmûslarını, vatan ve memleketlerini, cân ve mâllarını müdâfaa ederken şehîd düşen, bayrama yetişemeyen Müslümânlar da unutulmamakta, onlar için de Kur’ân-ı kerîm okunup rûhlarına gönderilmektedir. Bir hadîs-i şerîf meâliyle makâlemizi bitirelim: “Ramazân Bayramı günü, melekler yolların kenarında durarak bayram namazına gidenlere şu müjdeyi verirler: Ey mü’minler topluluğu! Size mükâfâtlar, hayırlar ve bol bol ni’metler verecek olan kerem ve ihsân sâhibi Rabbinizden isteyiniz! Zîrâ O, size geceleri ihyâ etmenizi emretti, siz yaptınız. O size, gündüz oruç tutmanızı emretti, siz tuttunuz. O size, Rabbinize itâat etmenizi emretti, siz de itâat ettiniz. Öyle ise bahşişinizi, mükâfâtınızı alınız! Namazdan sonra bir melek de şöyle nidâ eder: Ey müminler biliniz ki, bugün şüphesiz mükâfât günüdür, günâhlardan kurtuluş günüdür ve ayıplardan temizlenme günüdür.” [Allahü teâlâ, necîp milletimizin ve bütün Müslümânların sıhhat ve âfiyet içerisinde daha nice bayramlara kavuşmasını nasîp buyursun.]
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT