BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Velinimet mi? Sağımlık inek mi?..

Velinimet mi? Sağımlık inek mi?..

Türk futbolu zor günlerden geçiyor. Herkes anlayış göstermeli. Futbol heyecan istiyor. Play-off heyecan getirecek.



Türk futbolu zor günlerden geçiyor. Herkes anlayış göstermeli. Futbol heyecan istiyor. Play-off heyecan getirecek. Yayıncı kuruluşa destek verilmeli. Herkes decoder almalı. Kulüpler yaşamalı! Beyler bir dakika ya! Siz bu milleti, enayi mi sanıyorsunuz? Bir takıma gönül ver! Ürünlerini git satın al! Dertlen, üzül! Decoder satın al! Avrupa defterlerini erkenden kapatsınlar! Söyler misiniz bana bu kulüpler hangi tedbirleri aldı? Kim elini taşın altına soktu? Bu kulüpler niye tasarrufa gitmez? Er ya da geç “serbest piyasa ekonomisi” bu fiyatları gerçek değerine çekecektir. Bakın, futbolcuların şu rakamların yarı ya da dörtte biri fiyatına top oynayacağı günler çok yakındır. Her başınız sıkıştığında 1000 - 1500 TL maaşla geçinmeye çalışan futbolsevere mi yanaşacaksınız? Biraz da başka kapıya! Yetti ama! Velinimeti, sağımlık inek görmeye başladınız? Madem; bu Digitürk’e bir hayır kurumu gibi bakıyorsunuz? Digitürk tasarrufa gitti mi? Türk futbolu bugünleri çok arayacağı günlere sürüklenerek gidiyor. 8-10 milyon euroları bir gecede bir transferde verebilen kulüp başkanları hiç mi bedel ödemeyecek? Ufuk Şepik’i tanır mısınız? Ufuk Şepik! Futbol Federasyonu bünyesinde Profesyonel Maçlar Planlama ve Organizasyon Müdürü. Son Bank Asya 1.Lig ve Süper Lig fikstür çekiminde ekranlarda kendisini biraz daha yakından tanıma imkanı bulduk. Hitabeti, fiziği, konuya olan hakimiyeti, kendine olan güveni dikkat çekiciydi. Fikstür işi hassastır. Federasyon zor günler geçiriyor. İnsanlarda güven duyguları ciddi şekilde hasar görmüş. Canlı yayında fikstür işini başarıyla becermek, anında TFF’nin internet sitesinde koyabilmek kolay değil. Bunları başaran Ufuk Şepik ve ekibi!. Geçmiş yıllarda da bu işi başarıyla yapmıştı. Ben size Ufuk Şepik‘in bir başka yanını anlatmak istiyorum. Hakem camiası bilir de!... Bilmeyenler için. Ufuk Şepik, Mayıs 2006’ya kadar Süper?Lig yardımcı?hakemiydi. Hakemliği bıraktı, Federasyon bünyesinde profesyonel çalışmayı tercih etti. İyi ki de etmiş! Ligde çok üst düzey maçlarda bayrak salladığını hatırlıyorum. 4 büyüklerin maçlarında defalarca boy göstermişti. Ufuk Şepik gelecekte çok daha önemli görevlerde olacaktır. Belki uluslararası, belki yurt içinde daha üst makamlarda göreceğimize inanıyorum. İşini başarı ile yapanları da takdir etmek boynumuzun borcu diye düşünüyorum. O bir eski hakem! Tarih: 15 Nisan 2006. Lig’de Manisa-F.Bahçe (5-3) maçı. Arda, Caner, Holosko ve Ersun Yanal Manisaspor’da. Anelka, Servet, Appiah, Daum F.Bahçe’de. Manisaspor’dan Sinan Kaloğlu 3 gole imza atmıştı. Maçın hakemi Bülent Yıldırım’dı. Maçın gözlemcisi Ahmet Akçay’dı. Maçın 2 numaralı yardımcı hakemi kimdi? Cevap: Ufuk Şepik! Futbolun Marka Değerini Düşürme Kurulu! Futbol Federasyonu bünyesinde “Futbolun Marka Değerini Düşürme Kurulu” adı altında bir kurul teşekkül ettirilseydi!. Acilen şunları yapardı: 1) 72 saat içinde play-off sistemine geçilsin! Nisan ayında bu sisteme geçilmekten herkes pişmanlık duyacak. Ömürleri vefa ederse bu işe en çok da iş başındaki Federasyon pişman olacak. 2) Her gün maç olsun! Lig, kupa, Şampiyonlar Ligi, UEFA Ligi, Avrupa Şampiyonası elemeleri, hafta içi lig, Bank Asya 1.Lig!.. Ha gayret! Millet nefret etmeye başladığı futboldan biraz daha nefret etsin. Bu maçlarda görev alacak hakemler, gözlemciler, temsilciler, emniyet görevlilerinin yeterliliği. İklim şartları bunların hiçbiri dikkate alınmamış. Tıpkı Ali Ağaoğlu’nun moda deyimi ile “yaptım oldu” dediler. Lig kardan-kıştan 2 hafta sekteye uğrarsa ne yapacaksınız? 3) Kitleler futboldan uzaklaştırılsın! Bu ülke genç bir ülke. 15 milyon sadece okuyan öğrencimiz var. Bu kesimin hafta içi maça gitme, maç izleme şansı yok. Gece geç saatlere kadar ekrandan futbol da takip edemez. Ertesi gün okulu-mesaisi olacak! Ne kadar severseniz sevin: Her gün işkembe çorbası... Her gün mangal... Her gün balık... Her gün pide yenmez!. İnsanların sosyal hayatları, düğünleri, yaş günleri, özel günleri, eşleri-çocukları, sevgilileri var. Her gün futbol izleme mecburiyetleri yok! 4) Siz misiniz maçların gün ve saatlerini beğenmeyenler! Geçen sezona kadar ev sahibi takımlar maçını pazar günü oynamak için direnirdi. Misafir takım ise cumartesi gündüz oynamak için federasyona tazyik yapardı. Şimdi bu sıkıntı da ortadan kalktı. Takımların ömürleri otel ve havalimanlarında geçecek. Futbolcuların tedavileri yollarda; ter idmanları apronlarda yapılacak. Beşiktaş Adliyesi, Vatan Caddesi, gözaltına alınanlara sağlık raporu!.. Marka değerini yerlerde süründüren bunlar hele bir kenarda dursun! Hobi oldu fobi! Futbolu sevmek ve izlemek; en fazla bir hobi olabilir. Tansiyon ya da kolesterol ilacı gibi her gün alınma mecburiyeti de yoktur. Futbol fobi olma yolunda ilerliyor. Yayıncı kuruluş ile Federasyon elbirliğiyle hobiyi fobi yaptı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT