BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çantalar kaç santim?

Çantalar kaç santim?

Her tercih bir vazgeçiştir. Bir şeye kavuşmak için bir şeylerden vazgeçmek gerekir. Vermeden alınmaz, yapmadan yapılmaz. Bunları biliriz de, “satmadan da satılır, pazarlamadan da pazarlanır” sözüne pek akıl erdiremeyiz.



Her tercih bir vazgeçiştir. Bir şeye kavuşmak için bir şeylerden vazgeçmek gerekir. Vermeden alınmaz, yapmadan yapılmaz. Bunları biliriz de, “satmadan da satılır, pazarlamadan da pazarlanır” sözüne pek akıl erdiremeyiz. Pazarlamasız pazarlamayı beceren örneklerin başında Apple geliyor. Geçen hafta, Apple çalışanlarından biri aylardır titizlikle gizlenen iPhone’un yeni modelini barda unutunca, polisi ayağa kaldırdı. Olayla birlikte firmanın adı, yakında piyasaya vereceği bu ürünüyle medyanın her türünde bir kere daha gündem oldu, konuşuldu. Zihinler tazelendi. Şimdi ahali, mağazalarda kuyruğa girip, ellerindeki telefonları yenileyecekleri günü bekliyor. Apple malını, daha piyasaya vermeden sattı. “Elma” bunu hep yapıyor. Bir başka örneğini de Metro’da yaşadık. Bir iddiaya göre, 2050 yılında balık stokları tükenecek. Endüstriyel avcılık arttıkça, av yasakları delindikçe, balık stokları azalacak, balıklar yavruyken avlanacak, nesilleri bir bir tükenecek, durum daha da vahim hale gelecekmiş. Binlerce balık restoranına ve yüzbinlerce müşteriye satış yapan Metro, bu sezon, çevreci örgüt Greenpeace’in geçen yıl “küçük balık yoksa büyük balık yok” diyerek başlattığı “Seninki kaç santim?” kampanyasına paralel olarak, balık reyonlarına, “Torunlarımız lüfer yiyebilsin diye çinakop ve sarıkanat satmıyoruz” yazısı koydu, o bölümü boş bıraktı. Yılda birbuçuk milyon doları bulan çinakop ve sarıkanat satışından vazgeçti. Karşılığında, bunun kimbilir kaç katı değerinde, güven ve itibar sahibi bir marka algısı kazandı. Sözde değil, özde sorumluluk sahibi olduğunu kanıtladı. Balıkta av yasağı kalktı, tavalar balık doldu. Bazıları elinde cetvelle balıkçıları dolaşıyor. Yeni mevsimde de “seninki kaç santim?”?muhabbeti sürüp gidecek gibi görünüyor. Türkçe için “lastikli bir dildir, nereye çekersen” denir. Ya argolarımız? “Dudak uçuklatır.” İşi insanlarla bitenler, kitlelerle iletişimlerini güçlendirmek, zihinlere çakılmak isteyenler, çaktırmadan dilimizin argolarını da bol bol kullanıyorlar. Anlayan anlıyor! Kimbilir “çanta”larında daha neler var? > (Pazarola, pazar günleri yayınlanır.)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92708
    % 1.11
  • 5.3097
    % -1.41
  • 6.0564
    % -1.27
  • 6.8048
    % -1.13
  • 210.111
    % -0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT