BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bundan sonra özür dilemenin bir manası yoktur

Bundan sonra özür dilemenin bir manası yoktur

Özür dileme, ‘yanlış yaptım’ diye suçunu kabullenme, insana mahsus faziletlerdir. Özrü icbar ettiren kusur, kabahat veya suç ya bilerek ve isteyerek olur yahut kazayla. Fakat her üçünde de hem özür ve hem de maddî ve mânevî tazminat gerekir.



Özür dileme, ‘yanlış yaptım’ diye suçunu kabullenme, insana mahsus faziletlerdir. Özrü icbar ettiren kusur, kabahat veya suç ya bilerek ve isteyerek olur yahut kazayla. Fakat her üçünde de hem özür ve hem de maddî ve mânevî tazminat gerekir. 28 Mayıs 2010’da 6 gemi, Gazze için insani yardım götürüyordu. Gemiler de 560 yolcu da değişik milletlerden sivillerdi. Rota, Mısır Limanıydı. Fakat İsrail, kara ve hava araçlarıyla 31 Mayıs 2010’da MM’yı milletlerarası sularda basarak 8 Türk ve bir de Amerikalı Türk’ü hunharca şehit etti. Gemiler, rehin ve MM yolcuları esir alındı. Sadece 19 yaşındaki Furkan Doğan’ı anlatmak yeter. 45 cm’den daha yakın bir mesafeden yüzünden, iki kere başının arkasından, sırtından ve bacağından vurulmuştur. Bu çocuğun elinde hangi silah vardı? Ankara, buna rağmen sabır gösterdi. İsrail’e ‘yaptığın korsanlıktır!’ dediği halde ‘özür dile, şehit yakınlarına tazminat öde’ diye itidalli bir yolu seçti. Fakat o, bir buçuk yıldır ipe un serip durdu. Hissiyatımızı hiçe saydı. Şehit yakınlarına ne taziye dileklerini bildirdi ve ne de metelik verdi. Bu arada Amerika da İsrail sevgisinin kendi vatandaşından önce geldiği gibi bir tavır sergiledi. ABD vatandaşına ‘dünyanın neresinde olursan ol, hakların teminatım altındadır!’ der. Halbuki Burak Doğan’a sahip çıkmadı. İsrail, bütün bunlardan sonra da Türkiye ile eğlenircesine BM’den bir hokkabazlık raporu çıkarttı. Bundan böyle bu faili kim affedebilir? Eminiz ki bir adım sonra burnunun daha fazla kızarmasına gönlü razı olmayanlar ‘hadi yetti artık, özür dile’ diyecekler, o da kerhen özür dileyecektir. İsrail’i korumaya dönük bu oyun, özür sayılır mı? Böyle bir hata işlenmemelidir. Kim kimin yakınını kime bağışlayacak? O dokuz şehidin ailelerinin geçen zaman içinde neler yaşadıklarını bilenimiz var mı? Türkiye’de artık kimsenin ağzına ‘İsrail özür dilesin!’ sözünü almaması gerekir. Şu gelişmelerden sonraki özür, mes’uliyetsiz bir ‘pardon’dur. Kabulü, vücutları delik deşik olmuş o merhamet şehitlerini incitir. Ortakmış, müttefikmiş. Bunları geçelim. Araplarda bahar, İsrail’de dondurucu kış var. İsrail, ilk defa kendi yumruğunun balyoz olmadığını anladı. İstismarda bile bir sınır olur. Bir devlet, kurulduğu günden beri kendini mağdur gösterip yapmadığı zulüm bırakmadı. Bu çekirgenin sıçraması yetti artık. Artık bölgemizde huzur içinde yaşamak istiyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT