BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupaî cezaevine doğru

Avrupaî cezaevine doğru

Bütün cezaevleri elektronik güvenlik sistemleriyle donatılacak. Oda sistemi ise hemen hemen tamamlanmak üzere...



Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, cezaevlerindeki yapısal ve sistematik değişiklikleri, sıkıntıları anlatırken, “Bunlar olduğu zaman dünya standartlarına ulaşacağız” dedi. Türkiye’de il merkezlerinde 118, ilçe merkezlerinde ise 443 olmak üzere toplam 561 cezaevinde 1 Şubat 1999 tarihinde 66 bin 561 tutuklu bulunurken, 1 Şubat 2000 tarihinde bu rakam 69 bin 105’e yükselerek bir yılda ortalama yüzde 3.7 ile 2 bin 544 kişi artış gösterdi. 561 cezaevinin 13 tanesi ise kiralık. Türkiye’deki cezaevlerinin Avrupa sisteminin aksine koğuş sistemine dayalı olduğunu ve bunun da beraberinde çok sayıda cezaevi olayları ve birtakım olumsuzlukların yaşanmasına sebep olduğunu belirten Ertosun, bu sıkıntıların giderilmesi için ‘Oda’ sistemine yöneldiklerini ifade ederek, “Bu sistem de beraberinde kaynak sıkıntısı getiriyor. Bu büyük yapısal değişikliğin de acilen yapılması gerekiyor. Ayrıca cezaevlerindeki mahkumların affına da taraftarım. Çıkmasını hatta bir an önce çıkmasını isterim. Çünkü birçok olumsuzluklar bununla asgari seviyeye ineceğinden eminim” dedi. SIKINTIYA SOKAN KONULAR Mali kaynak yetersizliğinden dolayı ‘Reform’un yavaş yavaş yapıldığını ifade eden Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, Türkiye’deki bütçeden Adalet Bakanlığı’na ayrılan miktarın sadece binde 7 olduğunu ve bunun da son derece yetersiz kaldığını belirterek, “Adalet Bakanlığı, Başbakanlıktan sonra gelen en önemli ikinci bakanlıktır. Dolayısıyla bu bakanlığa gereken önem verilmeli. Verilmeyince tabii ki yatırımlar gerçekleşmiyor” dedi. 1999 yılı bütçesinden cezaevlerindeki yatırım harcamaları için 120 trilyon istediklerini ancak 5 trilyon liranın verildiğini söyleyen Ertosun, 2000 yılı bütçesinden de 42 trilyon istediklerini ve bundan da ancak 18 trilyon lirasını alabildiklerini belirterek, “Cezaevlerindeki ‘Reform’ dediğimiz çalışmalar ayrılan paralarla yapılmıyor. Kanunun bize tanıdığı harçlardan kesilen bir kısım paralardan yapılıyor. Hatta bu paraların bir kısmı adliyelere de veriliyor” dedi. Mevzuat yetersizliği de kendilerini büyük zorluklara soktuğunu belirten Ertosun, cezaevleri ile ilgili kanunun ‘yok’ denecek kadar az olduğunu ve bunun da son derece yetersiz kaldığını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnfaz Kanunu yeterli değil. Şu anda cezaların 5’te 2’si çekiliyor diğer kısmı için de şartlı tahliye ediliyor. Personelimiz sayı olarak değil, fakat nitelik olarak yetersiz. Bugün dünyada infaz konusu bir uzmanlık alanı. Fakat biz bugün hâlâ iş bulamayan veya toplumun alt kesimlerinden oluşan kişileri alıyor ve çalıştırıyoruz. Çok kaliteli ve eğitimli kişiler, cezaevlerinde çalışmayı kabul etmiyor”. CEZAEVLERİNDE ‘REFORM’ YAPILACAK Bahsedilen bütün olumsuzlukları aşmak için çeşitli çalışmalar yaptıklarını belirten Ertosun, bunlardan birinin fiziki altyapı alanında yapılan çalışmalar olduğunu ve bunun da Birleşmiş Milletler ve Avrupa cezaevi kurallarına uygun, bir ve 3 kişilik oda sistemine dayalı yüksek güvenlikli, elektronik ve mekanik sistemler olduğunu söyledi. Spor, eğitim, iş yurdu ve sosyal faaliyet alanına sahip her bir cezaevi için 373 kişi kapasiteli bir proje geliştirdiklerini belirten Genel Müdür Ertosun, diğer çalışmalar hakkında şunları söyledi: “Buna F tipi projesi adını verdik. Ankara, İzmir, Edirne, Bolu, Kocaeli, Tekirdağ ve Adana illeri başta olmak üzere toplam 11 yerde bunun ihalesini yaptık. 6 tanesi bu yılın Mayıs ayında, geri kalan 5 tanesi de yıl sonunda anahtar teslimi olarak alacağız. Bunun ihale ve teknik kontrolörlüğünü biz yaptık. Toplam kapasite 11x373= 4 bin 103 kişilik. 64 odası tek kişilik, diğer odalar da 3 kişilik oluyor. Bunun dışında Diyarbakır ve Denizli’de Bayındırlık tarafından yapılan yüksek güvenlikli cezaevlerimiz var. Bunlar 94 yılından beri devam ediyor. Oysa bizim ihalesini yaptığımız cezaevleri ise temel attıktan bir yıl sonra teslim alıyoruz”. 3 ilde hapishane yok * Türkiye genelinde mahkeme teşkilatı bulunan 369 ilçe ile birlikte Adapazarı, Bayburt ve Rize illerinde de cezaevi bulunmuyor. * En fazla cezaevi olan il merkezleri: Eşkişehir, Bursa, Erzurum ve Ankara. Bu illerde 3’er tane cezaevi var. Eskişehir’de toplam 784, Bursa’da 1469, Erzurum’da 765 ve Ankara’da ise 1037 (105 mahkum Ankara Çocuk Islahevi’nden) mahkum bulunmaktadır. * En küçük il cezaevi ise Yalova (40 kişilik) ve Şırnak’ta (Kiralık 40 kişilik). * En küçük ilçe cezaevi Datça’da (Kiralık 8 kişilik). * Cezaevleri A, A1, A2, A3, B, C, E, K1, K2, hususi, 350 kişilik ve 500 kişilik cezaevi olmak üzere toplam12 tip cezaevi bulunmaktadır. İstanbul’da arsa aranıyor Türkiye’nin cezaevlerindeki esas meselenin Batı Anadolu’da olduğunu, Doğu Anadolu’da ise bazı cezaevlerinin kapasiteleri de tam olmadığını ifade eden Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, büyük şehirlerde suç kaynadığını onun için en büyük meselenin Batı ve özellikle de İstanbul olduğunu söyledi. Ertosun, İstanbul’da acilen cezaevine ihtiyaç olduğunu ve bunun için İstanbul’da arsa aradıklarını ancak bulamadıklarını söyledi. 1996 yılında başlayarak E ve Özel Tip cezaevlerinden 54 koğuşun bir bölümünü ‘Oda’ya; Kartal, Eskişehir ve Bingöl Cezaevi’nin ise tamamen ‘Oda Sistemi’ne çevrildiğini söyleyen Ertosun, bu yıl içersinde de 73 cezaevinin tamamı odaya çevrileceğini kaydetti. Bu ayırmanın tecrit olmadığını, sosyal alanlar ve iş yurtları vasıtasıyla mahkumların yine bir araya geleceğini belirten Ertosun, anahtar teslimi olarak her bir cezaevinin maliyetinin 2,5 trilyon olduğunu,11 cezaevi ve diğer cezaevi tadilatlarının toplam maliyetinin yaklaşık 35 trilyon lira civarında olduğunu söyledi. ‘REFORM’UN AYAK SESLERİ Hazine’den 15 trilyon lira alacaklarının bulunduğunu belirten Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, tutuklu ve hükümlünün üç öğün iaşe bedelinin 700 bin liraya çıkarıldığını ve bunun yine de yetersiz kaldığını belirterek konuşmasını şöyle tamamladı: “İstediğimiz para bize verilirse dışardan yemek almayız. Ki bu da en azından bir erat iaşe bedeli olan bir milyon 300 bin liradır. Dışarıdan yiyecek almanın sonucu da içeriye yasak maddelerin girmesine neden oluyor. Ceza İnfaz Kurumu personelimizin mali ve özlük hakları son derece yetersiz. Biz bir Teşkilat Kanunu hazırladık. Şu anda Kanunlar Genel Müdürlüğü’nde son şekli verilmektedir. Bu kanunla Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü Adalet Bakanlığı’na bağlı bir kuruluş haline getiriliyor. Yani bir genel müdürlük değil, aynı Emniyet Genel Müdürlüğü gibi bir genel müdürlük oluyor. Mesele çok, personel yetersiz. Fakat bu kanun teklifi kabul edilirse çok rahatlayacağız. Bu arada dağınık durumda bulunan Ceza İnfaz Mevzuatı’nı toplamak için de Ceza İnfaz Kanunu tasarımızı hazırlama çalışmalarımız sürdürülüyor. Bunlar reformumuzun ayakları. Personel yetersizliği alanındaki eksiklerimizi gidermek için de okul kurma çalışmamız devam ediyor. Kurulacak bu eğitim merkezlerinde bundan sonra infaz koruma memurları aynen polisler gibi eğitimden geçirilecek. Bu eğitim, Cezaevi Müdürleri için de geçerli. Burada hukuk, insan hakları dersleri ve biraz da bedensel eğitim görülecek. Bu eğitim merkezini Türkiye’nin 7 yerine yayacağız”.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT