BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tarih, tarihe karışıyor

Tarih, tarihe karışıyor

Ecdat yadigarı yüzlerce cami, köşk, çeşme, türbe, sarnıç gibi tarihi eserler zamana karşı yaşama savaşı veriyor.



Eşsiz güzellikleriyle bütün dünyanın hayranlık duyduğu İstanbul’un tarihi çehresi her geçen gün biraz daha yok oluyor. Zamana ve insanlara karşı direnen ecdad yadigarı birçok cami, çeşme, köşk, türbe, sarnıç, ahşap ev ilgisizlik ve çarpık kentlşme yüzünden içler acısı bir durum sergiliyor.Her fısatta dünya kültür mirasının sahibiyiz der övünür dururken yedi tepe üzerinde kurulan ve her tepesinde muazzam tarihi eserler barındıran İstanbul vefasızlığın kahrını çekiyor. Bir yandan İstanbul’da başını alıp giden çarpık kentetleşme yüzünden yüzlerce tarihi eseri beton yığınlarının arasına hapsederken öte yandan bitmeyen restorasyonlarla, yağmalamalarla, duyarsız davranışlarımızla adeta onları tarihe gömmek için uğraşıyoruz. Ahi Çelebi Camii bir depremzede ! Fatih Sultan Mehmed ve İkinci Bayezid dönemi tıp alimlerinden Ahi Çelebi tarafından Eminönü’nde yaptırılan cami 1539 ve 1653’te iki yangın, 1894’de deprem atlatır, bugüne kadar gelir. Ahi Çelebi Camii’nde 1990 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları bir türlü tamamlanamadı. Zaten bakımsızlıktan dolayı iyice yıpranmış cami son deprem felaketiyle de adeta yıkılmaya yüz tuttu. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1990’da restorasyonuna başlanan caminin iç ve dış yüzeyinde birtakım çalışmalar yapılmış. 1995’te caminin yumuşak olan zeminine beton enjekte edilmiş. O tarihten sonra da caminin restorasyonu için bir şey yapılmadığından yaşanan son deprem felaketiyle en çok zarara uğrayan tarihi yapılardan biri oldu. Mihrimah Sultan Camii dökülüyor ! “Koca Sinan” olarak tarihte yerini alan Mimar Sinan’ın eşsiz eserlerinden. 19 büyük caminin hasar gördüğü camiler içerisinde Mimar Sinan’ın Kanuni Sultan Süleyman’ın, kızı Mihrimah Sultan için yaptırdığı cami de yer alıyor. Caminin fiziki yapısını tehlikeye sokacak büyük derecede bir hasar yok. Diğer camilerde de. Mihrimah Sultan Camisinin duvarlarında bazı çatlaklar oluşmuş. Ana kemerden düşen taşlar var ve bunlar halen yerine konulmamış. Meydana gelen hasarlar bir an önce giderilmezse büyük sıkıntılar yaşanabilir. Şehzadebaşı Camii de bunlardan biri. Hani, Mimar Sinan’ın dört yılda yaptığı cami bizim de restorasyonunu 10 yılda bitiremediğimiz cami. Anlayacağınız Mihrimah Sultan Camii de bir 10 yıl beklemek istemiyor. Ayasofya’da restorasyon bitmek bilmiyor İstanbul’un fethinden sonra fethin sembolü olarak kiliseden camiye çevrildi. Bu görkemli yapıda yine Mimar Sinan’ın imzası vardır. Ayasofya’nın kuzeybatıdaki minaresi İkinci Bayezid döneminde, diğer minareler İkinci Selim döneminde Mimar Sinan tarafından yaptırıldı. 1935 kadar Ayasofya’nın tabanı Müslümanların alınlarıyla aşınırken, kubbesinde tekbirler yankılandı. 1935’de müzeye çevrilen Ayasofya’nın kubbesinde ve duvarlarında bulunan mozaiklerin tekrar ortaya çıkarılmaya çalışılmasıyla başlayan çekiç sesleri bir türlü dinmek bilmedi. Ayasofya’nın restorasyonu için yaklaşık sekiz yıldan beri içinde ve dışında kurulan iskeleler tarihi yapıya bir şantiye görüntüsü vermekten öteye gidemiyor. Özbekler Tekkesi unutuldu Hacca gidiş gelişlerinde İstanbul’da konaklayan Özbekistan’dan gelen hacı adaylarının kalmaları için 1692’de yaptırılan tekkenin hali de içler acısı. Sultanahmet’te Şehit Sokullu Mehmet Paşa Cami’sinin hemen yanında Özbekler Tekkesi olarak bilinen 300 yıllık tarihi tekke 1997’de geçirdiği yangından sonra olduğu gibi bırakılmış. Minaresi yıkılmış, camlar parçalanmış. Kapısının önü de çöplüğe dönmüş. Tekke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra kapalı duran tekke 1960’larda Özbekistan’dan gelen öğrencilere yurt, 1980 ihtilalinden sonra bir süre Özbek öğrencilere lokal görevi gördü. Tekke 1993 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Hoca Ahmet Yesevi Vakfı’na verildi. 1997’de çıkan yangından sonra yalnızlığa terkedildi. Çeşmeler suya hasret Türk mimarisinde önemli yer tutan, bir zamanlar musluklarından oluk gibi soğuk sular akan tarihi çeşmelerin çoğu suya hasret. Yüzde doksan beşe yakın çeşmenin suyu kurumuş. Aslında kuruttuk desek daha yerinde olacak İstanbul sınırları içinde 1800’e yakın çeşme bulunuyor. Bunlardan bazıları başlı başına bir abide, İstanbul’da çeşmelerin en yoğun olduğu bölge Beyoğlu. Sonra Üsküdar ve Fatih ilçeleri. Suya hasret bırakılmaları yetmiyormuş gibi tarihi çeşmelerin muslukları çalınıyor, bilinçli veya bilinçsiz kurnaları kırılıyor. Hele bazı çeşmeler var ki zaman zaman tam bir çöplüğe dönüşüyor. Bazen de birer ilan tahtasına dönüştürülüyor. Kimi ürününün, kimi partisinin, kimi örgütünün reklamını yapıyor... Vah ki vah!.. Kuş sarayları da nasiplendi Türk mimarisinde, bilhassa 16. yüzyıldan itibaren kendini gösteren ve genellikle tarihi binaların en çok güneş alan, sert ve soğuk rüzgarları tutmayan cephelerinde yapılan kuş evlerinden bazıları ihtişamını muhafaza ederken, bazıları ise yavaş yavaş tarihe gömülüyor. Özellikle Fatih Millet Kütüphanesi duvarlarında yapılan kuş sarayları bakımsızlık yüzünden harap olmuş bir vaziyette. Üsküdar Cedid Valide Cami ve Beyazıt’ta Seyyid Hasan Paşa Medresesi duvarlarında bulunan kuş sarayları Millet Kütüphanesi duvarlarındaki kuş evleri kadar yıpranmış olmasa da onlarda da dökülmeler başlamış. Eğer sahip çıkılmazsa ecdadın bu ince zevkini ve kalplerindeki merhamet hislerini kitaplardan okumakla yetineceğiz. Eski evler çökmek üzere Süleymaniye’de, Zeyrek’te, Beyoğlu’nda sıkça rastladığımız tarihi evler ayrı bir dert. İstanbul kimliğini oluşturan önemli kilometre taşları. Ne yazık ki bu tarihi yapılar da son derece üzücü bir görünüme bürünmüşler. Bazı evlerde rastladığımız “Bu yapı korumaya alınmıştır” tabelasından başka bir faaliyet yok. Kendi hallerine terk edilmiş bir çok tarihi ev zamanla ya çıkan yangınlar ya da çıkartılan yangınlarla tarihe gömülüyorlar. Sahip çıkılmazsa terk edilmiş o güzelim cumbalı ahşap evleri de güveler kemire kemire yakında bitirecekler. Tarihi mirasımız Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, hayırsever vatandaşların daha doğrusu hepimizin azami derecede ilgisini bekliyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99547
    % 1.59
  • 6.0594
    % -3.21
  • 7.1276
    % -3.1
  • 7.9636
    % -2.83
  • 234.329
    % -3.49
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT