BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sen üzülme anneciğim!..

Sen üzülme anneciğim!..

Utancımızdan insan yüzüne çıkamıyorduk. Anneme teselli veriyordu köy halkı: Sabret kardeş. Onun aklı başında değil. Sarhoş ağızla söylüyor. Biz seni bilmiyor muyuz? Allah büyüktür birgün olur düzelir...



Hatırasını aile sırrı olarak tanımlayan ve ismini vermeyen, rumuz “A. A”nın hatırasını yayınlamaya kaldığımız yerden devam ediyoruz... Okuyucumuz üç kardeştir. Babası bir vesileyle başladığı içkinin kurbanı olmuş, alkolik bir adamdır. A. A henüz oniki yaşındayken babası evde kavga çıkartır. Konu, babasının annesinden şüphe etmesidir. Adam, karısının kendisini aldattığını haykırmakta, eşine hakaretler küfürler etmektedir. Oysa hanımı herkesin tanıdığı, saygı duyduğu dini bütün, ahlakı güzel, edebli bir annedir. Ne var ki, adam içkinin etkisiyle kendi hayalinde canlandırdığı vehimleri gerçek zannederek karısına inanmamakta, iftira atmaktadır. Artık aile adamın bu yaptıklarından dolayı köyün içine çıkamaz olmuştur. “Herkes duyuyordu o iğrenç kelimeleri. Biz o sözleri dinlerken kıpkırmızı oluyorduk ama o sarhoş ağızdan hiç utanmadan saçılıyordu o sözler... Haykırıyordu babam. Nara atar gibi haykırıyordu. Bir elinde şişe, bir eli havada evimize doğru var gücüyle haykırıyordu... Yıkılmıştık... Çaresizdik... Bitmiştik... Utancımızdan insan yüzüne çıkamıyorduk. Anneme teselli veriyordu köy halkı. -Sabret kardeş. Onun aklı başında değil. Sarhoş ağızla söylüyor. Biz seni bilmiyor muyuz? Allah büyüktür birgün olur düzelir... Öte yandan köydeki erkekler seferber olmuştu. Babamın koluna girip bir kenara çekiyorlar ve teselli ediyorlardı: -Yahu sen ne yapıyorsun. Yazıktır, ayıptır. O bizim bacımızdır. Bin kere şahitlik ederiz tertemiz bir kimse olduğuna... -Onun hakkında kimseye laf söyletmeyiz. O senin karın olduğu kadar, köyümüzün de namusudur. Kim duyar bu sözleri... Ne zaman şişenin dibine vuruyor, aynı pespaye sözler bozuk plak gibi takılıyor babamın kafasına... Dilinde dolaşan tek öz o oluyor... Hiçbir tedbir, hiçbir nasihat hiçbir yalvarma kar etmiyor... Artık korkuyorduk bir kötülük yapmasından. Sözlü sataşma fiiliyata dönerse diye korkuyorduk. Ablam benden daha korkusuzdu. Babamı gece sabaha kadar göz hapsine alıyorduk. Ola ki bir çılgınlık yapar diye... Anneme karşı el hareketinde bulunacağı zaman ablam babamın kucaklayıp teselli etmeye çalışıyordu. Hele o elini kaldırıp haykırarak masaya vurduğu zamanlar yüreğim ağzıma geliyordu. Korkudan öteki odaya kaçıyor çocuk halimle titreyerek ağlıyordum. Küçük kardeşim benden farksızdı. Hem ağlıyor hem de Allaha yalvarıyordum. Bizim için hayat bitmişti. Bu ve benzeri birçok olaydan sonra İstanbul’a geldik. Fakat aynı şey burda da devam etti. Köyde rezil etmişti bizi, şimdi burda da aynısını yapıyordu. Haydi köyde bir avuç insan birbirini tanıyordu. Babam söylese bile köyde kimse inanmazdı. Ya İstanbul gibi milyonlarca birbirini tanımayan insanın bulunduğu bu koca şehirde öyle miydi ya? Babam yine ağzını açtığı zaman, çevredekiler şaşkın şaşkın bizim apartmana bakıyorlardı. Kaçış yoktu... Çaresi de yoktu... Babamı hocalara götürdük olmadı. Hastaneye yatırdık olmadı... Hem de defalarca... Tedavi olduğunda bir ay iyi oluyor. Sonra yine içiyor yine aynı iğrençlikler... Annem mecburen baba evine gitti. Biz ortada kaldık. Ama babam diretti: -Geri geleceksin! Çaresizlik sarmıştı her yanı. Annem yine yapamadı. Geri döndü. Bizim için çocukları için yaşıyor şu an. Tek tesellisi olarak da “Allah bilsin. Bir dünya daha var Allah bilsin!” diyor. Canım anam sen üzülme!.. Allah biliyor ya sen üzülme... Bizim için sabrettin, Allah sana mükafat olarak inşallah Cenneti bahşeder. Sen üzülme bu hayat biter. Bir dünya daha var, sabret. Zor da olsa sabret... Aslında yazacak o kadar çok şey var ki... Bir içkinin bir aileyi nasıl yaktığını, sarhoş bir babanın kızı olarak, bir kızın hayata ne kadar karamsar baktığını, ne kadar umutsuz olduğunu, insanları sevmeyen hayatı sevmeyen bir halde yaşadığını yazsam kitap olur. Bu hayat bu kızı çok etkiledi. Mutluluğa hasret kaldı. O şimdi sadece ağlar. Hep ağlar.. Bir de defteri vardır. Yazar, yazar...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT