BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kendimizi aldatmayalım

Kendimizi aldatmayalım

Zaman mı değişti, bizler mi değiştik? Çocukluğumdaki bayramların lezzetini, gençliğimdeki bayramların coşkusunu boşuna mı arıyorum dersiniz?



Zaman mı değişti, bizler mi değiştik? Çocukluğumdaki bayramların lezzetini, gençliğimdeki bayramların coşkusunu boşuna mı arıyorum dersiniz? Düşünüyorum da bizim çocuklarımız ve onların çocukları, gelecekte nasıl anlatacaklar bugünün bayramlarını?.. - Biz, bayramlarda mutlaka geziye çıkardık. Ya yurt içinde, ya yurt dışında... Bir ay önceden ayırtırdık yerimizi. Bayramdan bir hafta önce gider, bir hafta sonra dönerdik. İsviçre’de kayak yapar, İspanya’da denize girerdik. Diye mi? Haydi hayırlısı!.. İyi ki elli yıl önce doğmuşum! İyi ki o güzellikleri yaşamışım! İyi ki anneannelerle, babaannelerle büyümüşüm! Geçmişi düşünmek, mutluluk veriyor bana. Bayram ziyaretlerinden birinde söz huzurevlerinden açıldı. Küçük bir çocuğun, evin büyüğüne: - Neden burada oturuyorsun? Yaşlılar evi daha güzel değil mi? Dediğini söylediler. Gülüştük... Ağlanacak hallerimize gülmekten başka ne yapıyoruz zaten? Altı ay kadar önce, değerli bir büyüğüm: - Güler, kızım!.. Senden benim için bir huzurevi araştırmanı istiyorum. Emekli paramın yeteceği kadar bir yer olsun. Yaşıtlarımla birlikte yaşamak istiyorum bundan sonra... Dedi. Ne zormuş meğer! Ha deyince bulunmuyor huzurevi. Denemeyen bilmez. Yolun yarısını geçtik şükürler olsun! Kızınız da olsa, oğlunuz da olsa, bir yarınız el... Yaşlılık zor... Gençler, kırk-elli yıl öncenin gençleri değil.. Umduğunuz kadar sabırlık, kibar ve nazik değil... Büyüklerimizi baş köşede oturtan bizler, ektiğimizi biçmenin boş hayaliyle kendimizi aldatmayalım. Tatil köyleri, kaplıca evleri yapılıyor da neden modern huzurevleri yapılmıyor? Her şeyin en güzeline yaşlılarımız layık değil mi? Bugün ne pişirelim? Yayla çorba, lahana sarma, zeytinyağlı pırasa, revani
Reklamı Geç
KAPAT