BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fetih kazısı

Fetih kazısı

Kırklareli’nin Demirköy ilçesindeki Fatih Dökümhanesi’nde sürdürülen kazı çalışmalarının bu yılki bölümü tamamlandı.



> Sefa Koyuncu - sefa.koyuncu@tg.com.tr ENERJİ SİSTEMİ BULUNDU Doç. Yazıcı, “Kazıda, su gücüyle çalışan metal çarkın bulunduğu kanal ve demir ergitme fırınları, depolama birimleri ortaya çıktı. Su gücüyle çalışan metal çark önemli. Çünkü bu demir ergitme fırınları için gerekli olan enerjiyi üretiyor. 2011 yılı kazı çalışmalarında bu çarkın bulunduğu kanalı ve çark parçalarını açığa çıkardık” dedi. SANAYİ MÜZESİ OLACAK Osmanlı döneminde, bir devlet işletmesi olarak çalışan, devrinin en ileri teknolojisine sahip tarihî Fatih Dökümhanesi, kazı çalışmaları bittikten sonra açık hava endüstri müzesi haline dönüştürülecek. II. MAHMUD HAN YENİLEDİ Dökümhane-i Amire olarak anılan tesislerde, 15. yüzyıl ortalarından 19. yüzyıl sonlarına kadar üretim yapıldığı, Sultan İkinci Mahmud döneminde esaslı olarak ihya edildiği tarihî kaynaklarda yer alıyor. Kırklareli’nin Demirköy ilçesindeki Fatih Dökümhanesi’nde sürdürülen kazı çalışmalarının bu yılki bölümü tamamlandı. Kazı Başkanı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nurcan Yazıcı, gazetemize yaptığı açıklamada, Fatih Dökümhanesi’ndeki mescidin de önümüzdeki yıl restore edileceğini söyledi. Yazıcı, tesislerin üretim sistemi ve mescitle ilgili şu bilgileri verdi: Dökümhanede top üretildiğini kesin olarak bilemiyoruz. Ancak kesin olarak bildiğimiz bir şey var. Buradan yarı mamul demir İğneada Limanı üzerinden İstanbul’a, Tophane-yi Amire’ye gönderiliyor. Kazı çalışmaları sırasında çok sayıda yarı mamul demir de çıkıyor. Dökümhane yaklaşık 10.000 metre karelik bir alan. Hafif eğimli bir yamaç üzerinde, İki farklı düzleme oturan yapılardan (kalıntıları günümüze ulaşmış) oluşmakta. Üst düzlemde etrafı surlarla çevrili, tahkim edilmiş bir alan. Bu üst düzleme, kuzey yönden büyük bir taç kapı ile girilmekte. Bu kısımda avlu ile avlu etrafında yaşam ve hizmet birimleri olarak tanımladığımız mekanlar ve bir de Dökümhane Mescidi bulunmakta. Yani bu üst kısım Dökümhane çalışanlarının yaşama alanı. Yönetim yapıları, konaklama yapıları, hamamı, çeşmesi, mescidi ile bir yaşam kompleksi. Bu yılki kazılarda avluda da çalışma yaptık. Avluda Arnavut kaldırımı döşeli yolu açığa çıkardık. Bu arnavut kaldırımı döşeli yolun bir aksı da mescide doğru gitmekte. Alt düzlemde ise üretim alanı bulunmakta. Burada su gücüyle çalışan metal çarkın bulunduğu bilinen kanal ve demir ergitme fırınları, depolama birimleri var. Su gücüyle çalışan metal çark önemli. Çünkü bu demir ergitme fırınları için gerekli olan enerjiyi üretiyor. 2011 yılı kazı çalışmalarında bu çarkın bulunduğu kanalı ve çark parçalarını açığa çıkardık. Kısaca Dökümhane’nin alt setinde/alt düzleminde üretimle ilgili donanımlar yer almakta. Dökümhane’de saydığım bu birimlerin hepsi kalıntı halinde günümüze ulaşmış.” DÖKÜMHANE TURİZME AÇILACAK Birçok üniversiteden 30 öğrenci ve akademisyenin yer aldığı, Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu başkanlığındaki Türk Bilim Tarihi Kurumu’yla iş birliği içinde yürütülen kazı çalışmalarına temmuz ayı başında başlanıldığını anlatan Yrd. Doç. Dr. Yazıcı, şunları kaydetti: “Burada kazı çalışmaları başlamadan önce sadece mescidin tuğla minaresi belli bir seviyeye kadar görülebiliyordu. Yapılan kazılarla bütün bu mimari birimlerin duvar kalıntıları ve su kanalı açığa çıkarıldı. Üretim alanındaki demir ergitme fırınlarının ise izleri görülebilmekte. Daha demir fırınlarının kazısı yapılmadı. Dökümhane Mescidi’ne gelince, bu küçük ölçekli (yaklaşık 11x16 metre ölçülerinde) bir mescid. Dökümhane çalışanlarının kullanımı için yapılmış. Kazı çalışmalarının sonrasında restorasyon çalışmaları olacak. Osmanlı döneminde, bir devlet işletmesi olarak çalışan ve döneminin en ileri teknolojisine sahip olduğu anlaşılan Fatih Dökümhanesi, 20. yüzyılın başlarına kadar aralıksız hizmet vermiş. 1950’li yıllara kadar çoğu birimleri ile ayakta olduğu bilinen ve kısa zamanda ciddi bir tahribata uğradığı anlaşılan Fatih Dökümhanesi, temel duvar seviyesinde de olsa günümüze ulaşmış önemli Osmanlı demir sanayi tesislerinden birisidir. Demirköy’ün adıyla özdeşleşen dökümhanenin Osmanlı tarihindeki itibarını iade etmek adına kültür ve turizme kazandırılması gerekmektedir.’’ Yazıcı, kazı çalışmalarının tamamlanmasının ardından tarihî dökümhanenin, açık hava endüstri müzesi haline dönüştürüleceğini söyledi. Nurcan Yazıcı KİMDİR? Nurcan Yazıcı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nü 1999 yılında, birincilikle tamamladı. Aynı yıl Mimar Sinan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans eğitimine başladı. 2002 yılında, yüksek lisans; 2006 yılında, Mimar Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Tarihi Anabilim Dalı’nda doktora eğitimini tamamladı. 2000 yılından bu yana aynı kurumda çalışan Yazıcı, 2007 yılında Yrd. Doç. Dr. kadrosuna atandı. Çalışmalarını Türk mimarlık tarihi ve süslemesi üzerine yoğunlaştıran Nurcan Yazıcı, alanıyla ilgili yurt içi ve yurt dışında, ulusal ve uluslararası sempozyumlara katılarak bildiriler vermiş; kitap ve dergilerde bilimsel makaleleri yayınlanmıştır. Ayrıca 1998 yılından bu yana İznik Çini Fırınları Kazısı’na, ekip üyesi olarak katılmaktadır. Yazıcı, Mimar Sinan Üniversitesi BAP Başkanlığı tarafından desteklenen bir proje ve 2010 yılından bu yana Bakanlar Kurulu Kararı’yla Demirköy Fatih Dökümhanesi Kazısı başkanlığını yürütmektedir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT