BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vadide yuvarlanmak!

Vadide yuvarlanmak!

Bin yıldan beri yol yürümüş ve nihayet burada yaşamaya karar vermişiz. Etrafımızdaki ‘komşu’ diye bildiğimiz ülkelerle dost olmaya, yaralarını sarmaya çalışmış ama her defasında bir arıza çıkartılmış ve yarı yoldan geri döndürülmüşüz...



Bin yıldan beri yol yürümüş ve nihayet burada yaşamaya karar vermişiz. Etrafımızdaki ‘komşu’ diye bildiğimiz ülkelerle dost olmaya, yaralarını sarmaya çalışmış ama her defasında bir arıza çıkartılmış ve yarı yoldan geri döndürülmüşüz... ‘Devletlerin ebedi dostu yoktur’ kuralını bozmaya gayret etmiş ama komşuların düşmanlıktan beslenme alışkanlığına engel olamamışız... Biz vadide dostluk çadırını açmaya gayret ederken ve bir arada yaşamayı becerebilmeyi arzularken, ne yazık ki kırk dereden su getirip vadideki dostlukları yuvarlamayı her defasında başarmış birileri... Biz çok değişmişiz ama onlar ise daima bildiğini okumuş... 13 Mart 1988 yılında rahmetli Tarık Buğra Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde diyor ki; - Dünyanın dört bucağında ve Türkiye’de, vapurlarda, trenlerde, kahvelerde, ırkı, soyu, sopu, diplomasiyi umursamayan, sadece evrensel huzur ve barış içinde mütevazı hayatlarını sürdürmek isteyen gül gibi insanlar; ‘Hitler haklıymış’ ve ‘Hitler az bile yapmış’ demeye başlamışlardır. * Tarık Buğra yine diyor ki; - İsrail’i yönetenler, ister istemez bütün Museviliğin temsilcileri durumunda bulunanlar, kör saplantılarının içinde dünyadan kopup gitmişler midir, yoksa dünyaya -ve insanlığa- meydan mı okumaktadırlar? Öyle veya böyle, bu kör gidişlerinin bütün dünyadaki dindaşlarının, soydaşlarının kaderiyle oynadığını ve bir yerlerde yeni Hitler’lere ortam hazırladığını düşünemiyorlar mı? * 23 yıl önce bu yazıyı kaleme alan rahmetli Tarık Buğra ağabey bugün yaşasaydı daha ağır bir yazıyı kaleme alırdı... Çünkü İsrail hiç değişmemiş ve aksine şımarıklaşan bir oğlan olup çıkmış... Ve Tarık Buğra yazısında devam ediyor; -Ve, İsrail de, Hitler ve Hitler Almanyası gibi yalnızlığa mahkûmdur. İsrail yalnız kalacak, kaybedecektir. Ne acı ki 23 yıldan beri yaşama hakkına saygı duymayan zihniyeti çok az insan protesto edebilmiştir... Dışişleri Bakanı Prof. Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın İsrail konusundaki katı ve kararlı tutumunun ardında bu yaşama hakkını savunmak var... Ve Tarık Buğra son noktayı koyuyor; -İsrail kendisine yapılanı ve bütün dünya tarafından lanetleneni yapmaya çalışmaktadır... Kısaca kanla yıkadığı vadisinde yuvarlanıp duruyor... O vadinin bir gün kendilerine de mezar olabileceği gerçeği galiba unutuluyor...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT