BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sanal sosyal

Sanal sosyal

“Sosyal medya” diyorlar. Facebook, Twitter filan.... Terimi İngilizce’den çevirdik: Social network. Internetin hayatımıza soktuğu bir terim bu.



“Sosyal medya” diyorlar. Facebook, Twitter filan.... Terimi İngilizce’den çevirdik: Social network. Internetin hayatımıza soktuğu bir terim bu. Bu nasıl bir sosyal iş anlamıyorum. Bir odanın içinde bir ekranın başında tek başına oturup, eliniz klavyenin üstünde.... sosyalleşiyorsunuz! Böyle bir sosyalleşme olabilir mi? Ekranda birkaç bin arkadaşınız da olsa.... Gerçek bir sosyalleşme sayılabilir mi bu? Bence bu “sanal bir sosyalleşme”dir. Pekçok şey gibi. Gerçek dünyada kendi marifetimizle kendimizden uzaklaştırdığımız, kopardığımız, için için özlediğimiz ne varsa onları sanal âleme taşıdık. Topraktan ayrı düşen, domatesi, biberi fidanında göremeyen, bir ağaca su veremeyen, dalından bir meyve koparamayan insan “sanal çiftlikler”de ürün yetiştiriyor! Dikiyor, gübreliyor, suluyor, ürün kaldırıyor. Kara mizah! Gerçek bir topa fiske vurmamış çocuklar ekranda voleybol, basketbol, futbol oynuyorlar. Arkadaşlıklar gerçek hayattan sanal dünyaya taşındı. Karşılıklı bir fincan kahve içemediğiniz yığınla arkadaşınız var. İnsanlar arası haberleşme artık hem çok kolay, hem insanlar birbirine hiç olmadığı kadar uzak. Sosyal medya denen şeyin “sosyal” olduğunu hiç sanmıyorum. İnsan psikolojisi üzerinde olumsuz etkileri olduğu, olacağı kesin. İnsanın fizikî yapısında yol açacağı hasarlar yine ayrı. Oturmaktan yağ bağlamış, hantallaşmış, konuşma kaabiliyeti zayıf bir nesil yetişiyor. Normal yetişen son nesil -şu anki duruma göre- galiba bizim çocuklarımız. Yani 80’li yıllarda doğanlar ve okul öncesi çağlarını, ilköğretim yıllarını en geç 90’ların ilk yarısında idrak edenler. 90’ların sonuna doğru işler değişti çünkü. Hayat sanallaştı. Bizim çocuklarımız sokakta oynuyordu. Evlerde internet vardı ama “sosyal medya” yoktu, hâl⠓sokakta” oynayabiliyorlardı. Arkadaşları vardı. Kanlı, canlı, gerçek arkadaşları, beraber top oynayabilecekleri, bisiklete binebilecekleri... Elbette internetin hayatımıza getirdiği kolaylığı görmezden gelemeyiz. Fakat hayatımıza gireli henüz yirmi yıl olmayan bu iletişim ağı bizi mal bulmuş mağribî yaptı. Artık tuvalete bile elinde Ipad ile giden, her daim “net”te olan bir nesil var. Suların durulacağını, ilk zamanların taşkınlıkları geçtikten sonra taşların yerine oturacağını, sanal dünyanın sınırlarının daralıp olması gereken ölçülere oturacağını ümit etmek istiyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT