BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Altınla işlenen hat yazılarına paha biçilemiyor

Altınla işlenen hat yazılarına paha biçilemiyor

Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin, kütüphanelerinde 5 yıl önce faaliyete geçen restorasyon merkezinde el yazması ve matbu eserlerin son teknoloji ürünü cihazlarla tamir ve bakımlarının yapıldığını belirtti.



KONYA’DA BAKIMI YAPILIYOR Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin, Hacı Bektaş Veli Müzesi’ndeki, yaklaşık 200-300 yıl önce ünlü hattatların yazdığı 68 adet hat levhanın tamir ve bakımını yaptıklarını söyledi. 5 YILDA YAZILAN ESERLER Hattat Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Öksüz, ‘’O devirlerde sentetik malzeme kullanımı yoktu. O sebeple bir kısmı altınla yazılırdı. Bu eserlerin yazılma safhası 2 aydan başlayıp 5 yıla kadar sürebilir” dedi. Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin, kütüphanelerinde 5 yıl önce faaliyete geçen restorasyon merkezinde el yazması ve matbu eserlerin son teknoloji ürünü cihazlarla tamir ve bakımlarının yapıldığını belirtti. Bu çerçevede Hacı Bektaş Müzesi’nde bulunan nitelikli, özellikle Bektaşi kültürünü yansıtan 68 adet hat levhasının bir komisyon tarafından kütüphanelerine getirildiğini ifade eden Şahin, ‘’Haziran ayında getirilen bu levhaların restorasyonu 4 kişiden oluşan bir ekip tarafından gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 3 ay süren çalışmalarda sona yaklaşıldı. Şu anda hat levhaları üzerinde son kontroller ve düzenlemeler yapılıyor’’ dedi. Şahin, bakım ve onarımı yapılan eserlerin arasında tezhip sanatının çok seçkin örnekleri bulunduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: ‘’Bazıları altınla yazılmış olan bu hat yazıları, maddi ve manevi olarak paha biçilemez eserlerdir. Bunlar içerisinde özellikle Bektaşi kültürünü yansıtan eserler çoğunlukta. Dikkatimizi çeken hususlarda birisi de nasıl ki Mevlana Müzesi’nde Bektaşi kültürüyle alakalı hat levhalar görmek mümkünse burada da Mevlevi kültürüne ait hat levhaları olduğunu gördük. Bu, 200-300 yıl önce Bektaşilik ve Mevlevilik ile alakalı bir birliğin, beraberliğin olduğunu, ayrım gözetilmediğini gösteriyor. Yaklaşık 200-300 yıl önce yazılarak hazırlanan bu hat levhaları, tamir ve bakımları tamamlandıktan sonra kısa süre içinde müzeye teslim edilecek ve yerlerine asılacak.’’ Levhaların kendilerine geldiğinde bazılarının üzerinde mantarlar oluştuğunu anlatan Şahin, hat levhaların aslı bozulmadan, zarar verilmeden bakım ve tamirlerinin yapılarak ömürlerinin uzatılmasının sağlandığını bildirdi. KANUNİ DEVRİNDEN KALMA Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinden emekli olan öğretim üyesi ve hattat Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Öksüz ise Hacı Bektaş Veli Müzesi’nden getirilen hat levhalarının, yaklaşık 200-300 yıl önce dönemin en büyük hattatları tarafından yazılan paha biçilemez eserler olduğunu söyledi. Öksüz, 68 adet hat levhası arasında Kanun Sultan Süleyman zamanında ve ondan sonra gelen devirlerde tanınmış hattatların yazdığı eserler olduğunu dile getirerek, hemen hemen her devire ait hat yazıları olduğunu, bunların çok kıymetli eserler olduğunu belirtti. Bazı levhalardaki yazıların da altınla yazıldığını vurgulayan Öksüz, ‘’O devirlerde sentetik malzeme kullanımı yoktu. O nedenle bir kısmı altınla yazılırdı. Bu eserlerin yazılma safhası 2 aydan başlayıp 5 yıla kadar sürebilir. Hacı Bektaş Veli Müzesi’nden gelen eserler, oldukça ince ve zaman harcanan eserler. Dolayısıyla bunların da bu kadar uzun sürelerde yazılmış eserler olduğunu tahmin ediyorum’’ diye konuştu. İKİ ASIRLIK KUR’AN-I KERİM Bor ilçesi Gökbez köyünde ikamet eden Ahmet Erbil (45) isimli vatandaş, Dikmen mevkiinde bulunan dededen kalma tarlasını sürerken 2 asırlık Mushaf-ı şerif buldu. Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin’in (sağda) yanına gelerek, tarlasından çıkan el yazması Mushaf-ı şerifi teslim etti.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT