BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biz büyük bir aileyiz

Biz büyük bir aileyiz

Erdoğan, Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi’nde konuştu: Aynı kaderi paylaşan Türkler ve Araplar için ortak geleceğe sahip çıkmanın zamanı geldi.



MISIRLILAR BAĞRINA BASTI Mısır’a tarihi bir ziyaret gerçekleştiren Başbakan Erdoğan, Kahire’de binlerce kişi tarafından coşkulu bir şekilde karşılandı. Mısırlılar Erdoğan fotoğraflarıyla Kahire sokaklarını doldurdu. KADERİMİZ AYNI Kahire’de Arap dünyasına seslenen Başbakan Erdoğan, “Aynı kaderi paylaşan bizler için tekrar ortak geleceğe sahip çıkma zamanı gelmiştir” dedi. SORUMLULUĞUMUZ VAR Erdoğan, “Bu şuuru canlı tutmak, hem geçmiş nesillere bir borcumuz, hem de gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur” şeklinde konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kahire’de, Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi’nin açılış oturumunda Hem Arap alemine hem dünyaya önemli mesajlar verdi. Erdoğan, besmele çekerek başladığı konuşmasında şunları söyledi: “Türkler ve Araplar olarak yüzyıllardır tarihî dostluk ve kardeşlik bağlarına sahip halkların evlatlarıyız. Bizler geçmişleri, bugünleri ve gelecekleri ortak çizilmiş iki milletiz. Sana’da torununa tahta bir oyuncak dahi alamayan bir dedenin yüreğindeki hüzün, Rabat’ta, Beyrut’ta gözyaşına dönüşür. TARİHİ BİR DÖNEMEÇTEYİZ Riyad’da, Doha’da yaşanan mutluluklar, Kudüs’te, İstanbul’da gönüllerimizi şenlendirir. Gazze’de ağlayan Filistinli bir çocuk, Ankara’daki bir annenin yüreğini sızlatır. Kahire’de genç-liğin yükselen sesi Trablus’ta, Şam’da, İstanbul’da aynı heyecanla yankılanır. Bizler aynı bedenin ve aynı ruhun unsurlarıyız. Zira bizler büyük ve köklü bir aileyiz. Aile içinde sevinçler paylaştıkça artar, üzüntüler paylaştıkça azalır. Şimdi sevinçlerimizi ve üzüntülerimizi en üst düzeyde paylaştığımız tarihi bir dönemeçteyiz. Şimdi, birbirimizi her zamankinden daha iyi anlıyor, daha iyi hissediyoruz. İstikbale umutla ve güvenle bakıyoruz. Ebedi kardeşliğimizden aldığımız güçle aramızdan gün ışığının geçmesine izin vermeyecek kadar saflarımızı sıkı tutmalıyız. Farklı dillerle aynı anlam coğrafyasını ve kaderi paylaşan bizler için yeniden ortak geleceğe sahip çıkma zamanı gelmiştir. Bu şuuru canlı tutmak, hem geçmiş nesillere bir borcumuz, hem de gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur. İSRAİL’E GÖNDERME Önümüzdeki süreç meşakkatlidir. Bu süreci tersine çevirmeye çalışan ve çalışacak gizli mihraklar da vardır, olacaktır. Bu gizli mihraklara karşı tedbirli olmalıyız. Ama artık gizli mihrakların gücünü bahane ederek çözümleri ertelemeye son verme zamanı da gelmiştir. Yürekten inanıyorum ki, kardeş Arap halkları asla belirsizliğe fırsat vermeden, kendi iradeleriyle bu süreci başarıyla, hayırla sonuçlandıracaklardır. Halkların meşru talepleri karşısında bugün takınacağımız tutum ve atacağımız adımların hesabı ancak halklar tarafından sorulabilir. Bu çağrım bölgemizdeki bütün ülkeler için geçerlidir ve buna İsrail de dahildir. Uluslararası hukuku ve insanlık onurunu hiç tereddüt etmeden ayaklar altına alan bu İsrail hükümetinin saldırganlığı, şirazesinden çıkmıştır. Başta BM olmak üzere, uluslararası çevreler İsrail’in tek taraflı, şımarık uygulamalarına prim vermeye, bu insanlık dışı uygulamalarına gözlerini kapamaya devam ederlerse, işlenen bu suçun bir faili olarak anılmaktan kurtulamayacaklardır. Mavi Marmara saldırısını araştırmak üzere kurulan panelin hazırladığı raporu gördük. Bu vesile ile tekrar söylüyorum; bu raporun bizim için hiçbir hükmü yoktur, olmayacaktır. Gazze’ye uygulanan ablukanın yasal olduğunu söyleyecek kadar İsrail tezlerinin esiri olan bu rapor bizim için, Arapça ifadesiyle ‘ke en lem yekün’ yok hükmündedir. Gazze ablukasını meşru gören hiçbir cümleyi tanımadığımızı bir kere daha ilan ediyorum. FİLİSTİN MESAJI İsrail-Filistin meselesi, bir insanlık meselesidir. Bu meselede statükonun sürdürülmesi artık mümkün değildir. Zulüm üzerinden siyaset yapanlar mutlaka kaybedecektir. Mesele çok açık ve nettir. Filistinli kardeşlerimiz özlemini çektikleri devletlerine artık kavuşmalıdır. Bu sebeple Filistin devletinin tanınması yegane doğru yoldur. Bu bir seçenek değil zorunluluktur. Artık Gazzeli Muhammed’in bayrağının Birleşmiş Milletler’de dalgalanmasının zamanı gelmiştir. Gelin, özlemi duyulan o Filistin bayrağını en kısa zamanda göndere hep beraber çekelim.” MISIR’DA SEVGİ SELİ Başbakan Erdoğan, temasları boyunca Mısırlılar tarafından büyük ilgi ve coşkuyla karşılandı. Erdoğan’ın El Ezher ziyareti sırasında “Usta Hoşgeldin” pankartı açıldı. Mısırlı gençler, Erdoğan’a “Kahraman Erdoğan” şeklinde sloganlar attı. Başbakan, Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi’nde kürsüye davet edildiğinde ise, ayakta alkışlandı. Erdoğan, Arap Birliği binasından ayrılırken kendisine sevgi gösterisinde bulunan Mısırlıları selamlayarak yanlarına gitti ve tokalaştı. Erdoğan binadan çıkışta kendisini bekleyen halkı selamladı. Kimse değişime direnmesin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kahire Üniversitesi İktisat ve Siyasi Bilimler Fakültesi tarafından düzenlenen Uluslararası Hukuk Forumu’nda, Mısır ve uluslararası topluma seslendi. Erdoğan, “Mısır’da halkın önderliğinde devleti ve milletiyle kapsamlı bir yeniden doğuş ve yenilenme atılımı başlattığı önemli bir dönemden geçiyoruz... Böyle bir zamanda ülkenize gelip tarihe birinci elden şahitlik etmenin, yaşadığınız haklı coşku ve gururu paylaşmanın tarifsiz sevinci ve heyecanı içindeyim. Tunus’ta başlayarak Tahrir Meydanı’ndan dalga dalga yayılan özgürlük mesajı, Trablus’u, Şam’ı, Sana’yı, Bahreyn’i aşarak bütün mazlumların umut ışığı olmuştur... Tunus’tan Mısır’a, Mısır’dan Libya, Suriye, Yemen ve Bahreyn’e kadar verdiğimiz temel mesaj nettir: Değişim karşısında direnmek yerine, değişimin öncüsü olun, bu değişime yön verin...” diye konuştu. Mısır’la 11 anlaşma imzalandığını belirten Erdoğan, Mısır doğalgazının Arap boru hattı ile Türkiye’ye gelmesinin iki ülke ve bölge açısından yeni bir sayfa açacağını söyledi. Öte yandan Erdoğan, Mısır’ın Al-Shorouk gazetesine verdiği demeçte Suriye’de bir iç savaş çıkmasından endişe duyduğunu söyledi. Kimse değişime direnmesin TANTAWI İLE BİR SAAT Mısır programına Meçhul Asker Anıtı ve Türk Şehitliği ziyaretiyle başlayan Erdoğan, daha sonra El Ezher Şeyhi Ahmet el Tayyib, Mısır Müftüsü Dr. Ali Cuma, Yüksek Askeri Konsey Başkanı ve Savunma Bakanı Mareşal Muhamed Hüseyin Tantawi, Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil el Arabi ile görüştü. TÜRKİYE İLE MISIR ARASINDA İŞ BİRLİĞİ KONSEYİ KURULDU Türkiye ile Mısır arasında “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi”nin kurulmasına ilişkin “Ortak Siyasi Bildirge”, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Başbakanı İsam Şeref ile bakanlar tarafından imzalandı. Törende konuşan Erdoğan, “3 milyar dolarlık bir ticaret hacmine sahibiz. Ama bunu süratle 5 milyar dolara çıkarmalıyız. Bu konuda mutabakatımız var” dedi. Mısır’daki değişime de dikkat çeken Erdoğan, “Her kutlu doğum sancılı olur. Biz Türkiye olarak Mısır halkının bu süreci başarıyla atlatacağına inanıyoruz. Biz aslında aynı ailenin fertleriyiz. Anadolu ve Nil medeniyetleri yazılı ve yazılı olmayan insanlık tarihine beşiklik etmiştir. Dolayısıyla bu haliyle bir coğrafyanın siklet merkeziyiz. Filistin’in BM’ye başvurusunun desteklenmesi konusunda da mutabıkız” diye konuştu. Mısır Başbakanı İsam Şeref ise, Gazze Şeridi ile Mısır arasında bulunan Refah Sınır Kapısı’ndan geçişler için iyileştirme yapacağını söyledi. TÜRK ŞEHİTLİĞİNİ ZİYARET ETTİ Mısır’daki Türk Şehitliği’ni ziyaret eden Başbakan Erdoğan, Hicaz’dan Filistin’e kadar vatan savunması yapan şehitler sayesinde Türkiye’nin bugünlere geldiğini söyledi.
Reklamı Geç
KAPAT