BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayırlı perşembe

Hayırlı perşembe

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 1994 yılında Türkiye aleyhine açılan bir davayı daha neticelendirdi. Hem de 16 Mart, bayramın birinci günü. Dokuz milyar tazminata mahkûm oldu Türkiye.



Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 1994 yılında Türkiye aleyhine açılan bir davayı daha neticelendirdi. Hem de 16 Mart, bayramın birinci günü. Dokuz milyar tazminata mahkûm oldu Türkiye. Gerekçe de Ankara Hükümeti’nin ifade özgürlüğünü koruma altında tutmadığı, gerekli önlemleri almadığı. AİHM’ye dava açanlar, 312. madde gerekçe gösterilerek haklarında işlem yapılmış İstanbul’da. Strasbourg’dan görüşlerini aktaran Gazeteci Zeynel Lüle aynı maddenin Türkiye’de de tartışıldığı bir günde AİHM’nin kararının düşündürücü olduğunu belirtiyor. Lüle’ye göre. “Karar, bu maddenin düşünce ve ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı, bir madde olduğuna yönelik aslında. Yani Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesi’nin ihlâl edildiğine karar verilmiş oldu.” Arşivime bir baktım, AİHM’de henüz kazandığımız dava yok. Açılan davalarda hep tazminata mahkûm olmuş Türkiye. Son olarak 18 davanın 14’ü de AİHS’nin 10. maddesini yani 312’yi ilgilendiriyor. Ve bu kararlar artık bütün Avrupa Konseyi üyesi ülkeler için emsâl teşkil edecek. Peşinden gelen davaların sayısı da önemsenecek kadar fazla. Gözümüzü kapatıp kendimize gece yapmaya hiç mi hiç gerek yok. Gereğini yapalım yeter de artar bile. Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Sayın Beyhan Aslan esasında haklı. ANAP, 312. Madde’yi değiştirmk istediğinde Fazilet Partisi’nde bugün için görev yapan bazı eski RP’li yöneticiler “Yaşar Kemal Yasası” biçiminde karşı çıkmışlar “Yaşar Kemal’i kurtarmak mı istiyorsunuz?” diye de sormuşlardı. Gün geldi şimdi kendilerine lâzım oldu. Yarın MHP’ye DYP’ye, DSP’ye gerek olmayacağını kim söyleyebilir? Dolayısıyla düşünce özgürlüğü Türkiye’de yaşayan herkese lâzım. Çifte standart yakışık olmaz. Ülke bu tartışmalarla bir yere gitmez. İmajımız da, bütçemiz de, itibarımız da zarar görür, görüyor. Geniş perspektifle bakmak gerek. Anasol Hükümeti zamanında da Avukat Eşber Yağmurdereli için 312. Madde değiştirilmek istenmişti. 55. Hükümet’in Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit de buna imza atmıştı. TBMM Genel Kurulu gündeminin 7. sırasına kadar gelmişti. Ancak Recep Tayyip Erdoğan’ın da yararlanacağı belirlenince madde değişikliği görüşülememiş, dondurulmuştu! Hatırlarsanız Anavatan milletvekili Yıldırım Aktürk 13 Mart 1999’da 312. madde değişikliğini neden meclisten geri çektiklerinin arka plânını anlatmış, o günün Milli Savunma Bakanı Hikmet Sami Türk de bunu itiraf edince kızılca kıyamet kopmuştu. Hafızanızı bir yoklayın lütfen olayı “küskünler hareketi” ortaya çıkarmıştı, gerilim bu yüzden fazlasıyla artmıştı. Bir iddia da tıkanmayı CHP’nin yaptığı. H. S. Türk’e göre 55. hükümet CHP engellemeseydi yasa değişecekti. Gelinen noktada tarafların payı var. Kimse kimseyi itham edemez. O halde, bu sorun çözümlenmeli, Türkiye’ye yakışan bir hâl almalı. Gereksiz tartışmalar son bulmalı. 312 Yargıyı da böldü. Hukukçuları karşı karşıya getirdi. Anayasa’nın mimarı Prof. Orhan Aldıkaçtı yasanın kaldırılmasının koşullarının henüz oluşmadığını belirtiyor. Yekta Güngör Özden, maddenin hafifletilmesinin bile doğru olmadığını savunuyor. Vural Savaş da öyle. Prof. Doğan Soyarslan da. Yargıtay Başkanı Sami Selçuk ise 312. maddeyi düşünce özgürlüğünün önünde en büyük engel görüyor, tümünün kalkmasını istiyor. Prof. Ergun Özbudun da değiştirilmesinden yana. Hukukçuların duayeni Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer de 312’nin yanlış uygulandığını aktarıyor. Diyor ki “Hükümleri fikir özgürlüğünü kısmayacak bir biçimde yorumlayarak uygulamak lâzımdır.” Hukukçuların önemli bir bölümü; ceza hukukunun temel ilkelerine ters düşen 312 ile hukukun üstünlüğüne yaslanan bir düzen ortaya koymanın zor olduğunu savunuyor ve devleti yıprattığını aktarıyor. Gerçekten somut örnekleri de görülmeye başlandı. Bundan sonra ne olacak? Başkent bugünden itibaren hareketleniyor. Zaman kısalıyor çünkü. En başta Cumhurbaşkanlığı seçimi için geri sayım başlamak üzere. Dolayısıyla yarından başlayarak bir ay boyunca “5+5, 312 ve 69’la meşgul” olacağız. Paket olarak görüşülecek sorunun kader günü de perşembe. Girişimler, pazarlıklar, tartışmalar “hayırlı perşembe”de son bulacak. Geri adım sayılmaya başlanacak.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT