BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Zor şehir Hakkari

Zor şehir Hakkari

Hakkari’de her babayiğit yaşayamaz... Bu yoğun kış günleri Hakkari’de kuş bile uçmuyor... Şehir merkezine çığ düşmüş, yollar kapanmış, hastalar kızaklarla hastanelere taşınıyor ve yaşam savaşı veriyor. Doğa yaşamı kısıtlamış...



Hakkari’de her babayiğit yaşayamaz... Bu yoğun kış günleri Hakkari’de kuş bile uçmuyor... Şehir merkezine çığ düşmüş, yollar kapanmış, hastalar kızaklarla hastanelere taşınıyor ve yaşam savaşı veriyor. Doğa yaşamı kısıtlamış...Onlar bu ülkenin yalnızlığa itilmiş insanları!...Hakkari’nin tek sesi İHA (İhlas Haber Ajansı)...Evlerinin üzerine düşen çığdan, yollarını kapatan kardan önce onların haberi oluyor sonra yetkililerin!...Onlar olmasa Hakkari’nin durumunu ancak kara kış bittiği zaman öğreneceğiz... Ben buradaki insanların yaşamına iki gün dayanabildim, aslında dayanılacak gibi değil!... Türkiye’nin unutulmuş illerinin başında Hakkari gelirdi, bundan üç beş yıl önce... Ama gel şimdi gör ki tanıyamazsın!...İnsanlara verilen değer ise yapılan hizmetle ölçülüyor... Benim işim spor olduğu için araştırmalarımı sadece bunun üzerine yapıyorum... Sağıma soluma baktım hiç bir yerde sportif olay göremedim, çünkü tesis var ama kara kış engelliyor...Yine de beni en çok etkileyen kara kışın aylar sürdüğü bölgede kış spor tesislerinin olmaması... Benim burada hayret ettiğim bir başka olay da; tesis olmamasına rağmen dünyaca ünlü kayakçıların Hakkari’den çıkması... Arayıp sordum, bu sporcular 600 km. uzaklıktaki Sarıkamış kayak eğitim kampına gidip çalışıyorlarmış, tüm maddi imkansızlıklara rağmen... FİKRET ÖREN’İ TANIYAN VAR MI? Yok!...Çünkü bizim ülkemizde Mehmet Ali Erbil, Atilla Taş, Boliç, Moldovan, İbrahim Tatlıses, Sibel Can, Hülya Avşar tanınır!..Bir de,sanki beni fazla ilgilendiriyormuş gibi bu kişiler emrivaki yaparak her gece televizyonları esir alırlar!..Yok İbrahim Tatlıses Amerika’ya gitmiş, yok Sibel Can Sulukule’deki annesine veda edip Miami’ye tatile uçmuş, bana ne be kardeşim, gidiyor da bana ve ülkeme ne faydası var? Ya onların peşine takılıp giden muhabir ve kameramanların maliyetleri kaça patlıyor? Bu masraflar ne kadar da şirket tarfından karşılanıyor görünüyorsa, yine fakir fukaranın sırtından çıkmıyor mu? Günlerdir karış karış gezdiğim bu illerdeki gençlerin unutulmuşluklarına kulak veren var mı? YOK...O muhabirlere, “Hadi Hakkari, Bitlis ve Kars’a gidip haber yap” dense inanıyorum ki arkasına bakmadan kaçarlar! Çünkü herşey maddiyata dökülmüş. Doğu’nun unutulmuşlukları onları bağlamıyor!... Onun için, kayakta, Kuzey disiplini şampiyonu, Dünya kayak camiasının yakından tanıdığı Fikret Ören’i tanıyamazsın!...Çünkü o yurtdışından ülkesine 20 yılda 45 şampiyonluk getirip, bayrağımızı göklere çekmiş. Hem de devletin hiç bir katkısını görmeden... Milli kayakçı, hem yarışıp hem de antrenörlük yaparak Hakkari’nin başarılı gençlerini ülkesine kazandırmaya uğraşıyor... Ören’in bu özverisine karşılık biz ona ne verdik? Koskoca bir HİÇ ... Kanserli kardeşi, özürlü ağabeyi ve ailesine bakmak için işi olması gerekiyordu, Kayak onun karnını değil sadece gönlünü doyuruyordu... Hakkari’de çalmadığı kapı kalmadı, hepsi yüzüne kapandı, Milli sporcu olduğu halde!...Onun kaderi de aynı Sarıkamışlı üniversiteli kapıcı Nihat Ekinciler gibi... Hakkari İl Müdürü Nihat Turgut’un ricası ile Hatay Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nde kapıcı ve temizlikçi kadrosuna alınmış... Dedik ya onlar Doğu’nun sillesini yemiş, aşağılık kompleksi yaşamayan mütevazi insanlar. Sevgili Fikret kardeşim, ben senin yerinde olsam temizlikçilik ve kapıcılık yaptığım il müdürlüğündeki görevime giderken sırtımdan o milli formayı çıkarmam!...Bakarsın bir gün bir devlet büyüğümüz oradan geçip senin derdini sorar!... Sende bana anlattıklarını ona anlatırsın!... Gelecek vadeden gençleri yanına alarak Vali Orhan Işın’ın desteği ile Sarıkamış’taki kampa idmanlara götüren Ören, talabeleri, Serkan Aslan, İlkay Demir, Hakan Değenek,Ramazan Duman Vali Orhan Işın’nin kendilerine iş bulması halinde Olimpiyatlarda şampiyonluk sözü veriyor. YİNE DE ÜMİTLİLER! Hakkari Yüksekovalı Fikret Ören, kayak tesislerin yokluğundan dolayı bu spor dalına gönül veren bir çok genci, Sarıkamış, Palandöken, Ağrı Eleşkir kayak kamp eğitim merkezlerine taşıyarak geleceğin şampiyonlarına sahip çıkıyor... Ülkesine bu kadar yararlı bir insanı bulmak için ben de yola çıkıp onu aramaya başladım. Taa 600 km’lik Sarıkamış’ta. Dert küpü olan Fikret Ören’le iki gün kamp eğitim merkezinde konuştuk, aman Allahım, sen misin hal hatır soran, sen misin seni günlerdir arıyorum diyen, iki gün gece gündüz benimle konuştu, konuştu, konuştu... Bu anlattıkları destan olur!... İlgililerin anlayacağı dilden özetini çıkarmam gerekirse, Hakkari’de gençlik diken üstünde. Kayak sporu yapmak isteyen gençler tesis yokluğundan şikayetçi. Binlerce genç Fikret Ören’den medet umup onu arıyor...Hakkari’nin eski Valisi Nihat Canpolat, olmayan sporu canlandırıp öncelikle çim saha, kapalı spor salonu yapmış ardından gelen yeni Vali Orhan Işın da bu eserlerin takipçisi olmuş. Yüzme havuzu, tenis kortları, stranç, masa tenisi dallarını yaymış. Bunların yapılmasında ise en büyük katkı hiç şüphesiz Gençlik Spor İl Müdürü Nihat Turgut’un... 23 yıl teşkilatın içinde yaşayan Turgut, Hakkarili gençlerin tek ümidi... Ama o da diğerleri gibi olanaksızlıklarla savaşıyor...Kendisi ise memur maaşı ile evi arabası olmadan kıt kanaat geçinebiliyor... Nihat Turgut’un en büyük ideali; Hakkari’ye kayak kamp eğitim merkezi kurdurmak... Ayrıca, Yüksekova’ya toprak saha ve kapalı spor salonu da yaptıran il müdürü, Şemdinli’yi yakın gelecekte spor kompleksleri ile donatmak istiyor. HAKKARİ’DE ÖZLENEN BİRLİK Doğu’nun unutulmuş İlinden güzel sesler çıkıyor...Çünkü Vali Orhan Işın, Emniyet Müdürü Nail Sarı, İl Müdürü Nihat Turgut ve Yüksekova Emniyet Müdürü Ali Atmaca elele vererek Hakkari’yi Avrupai bir şehir yapmaya and içmişler... Hakkari Gençlik Spor İl Müdürü Nihat Turgut, bazen Valiye çıkıp, bazen de Ankara’daki yöneticilere giderek ilin eksiklerini bitirmeye çalışmış. Turgut, “Hakkari; İstanbul, Ankara değil. Bizler bu spor tesislerini tırnaklarımızla yapıyoruz. Çünkü buralarda ne işadamı ne de yardım edenler var. Sadece Valimiz ve Emniyet Müdürümüz’ün katkıları ile eserler yaparak bu unutulmuş gençleri mutlu etmeye çalışıyoruz ve bundan da gurur duyuyoruz” diyor ve gelecekten yine de ümitli olduğunu vurguluyor...! YARIN: YOLUMUZ ERZURUM’A
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95614
    % 1.63
  • 4.7605
    % -0.68
  • 5.568
    % -0.79
  • 6.2417
    % -0.76
  • 188.172
    % -0.92
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT