BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Zararı kendimize

Zararı kendimize

Son üç yılda banliyö trenlerine verilen zararları telafi için 62 milyar lira harcandığı bildirildi.



Son üç yılda banliyö trenlerine verilen zararları telafi için 62 milyar lira harcandığı bildirildi. TCDD İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, Anadolu ve Avrupa yakasında sefer yapan banliyö trenlerine verilen zararların telafisi için son üç yılda, maliyet ve işçilik dahil yaklaşık 62 milyar lira harcandı. Bu süre içinde banliyö trenlerinde vagonlara atılan taşlar nedeniyle cam kırılmaları, floresan lambaların kırılması, tutamakların kesilmesi ve çalınması, koltuk kırılmaları gibi 35 bin olay meydana geldi. Banliyö trenlerinde 1997 ve 1998 yıllarında meydana gelen 30 bin olayın telafisi için 50 milyar lira harcanırken, geçen yılın temmuz ayında kurulan güvenlik teşkilatı sayesinde, bu tür olayların 5 bin 500’e düştüğü görüldü. Bunun için de yaklaşık 12 milyar lira harcandı. Anadolu ve Avrupa yakasında toplam 100 kişiden oluşan ve ani baskınlar yaparak seyyar satıcı, yankesici ve banliyö trenlerine zarar verenlerle mücadele eden güvenlik birimi sayesinde, önceki yıllarda istasyonlarda çok fazla rastlanan duvarlara yazı yazma, kanepeleri kırma, gişe, kapı ve pencere kırılmalarında büyük bir azalma gözlendi. Türkiye Denizcilik İşletmeleri yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Şehir Hatları yolcu vapurlarına ise çoğunlukla koltukları kesici aletlerle parçalamak, musluk başlarını çalmak ya da kırmak, ampulleri patlatmak, yangın hortumlarını almak ya da kesmek, cam çerçevelerinin tutma yerlerini kırmak gibi tahribatlar yapılıyor. Vapurlara yönelik bu tahribatların tamiri için de geçen yıl yaklaşık 6.5-7 milyar lira harcandı.İETT otobüslerinde ise geçen yıl 9 bin koltuğa zarar verilirken, terör eylemlerinde 10 adet otobüs yakıldı. Otobüs duraklarında ise saatlerin çalınması, haritaların sökülmesi, darbeler sonucunda boyaların dökülmesi gibi tahribatlarla karşılaşıldı. Psikolog Suna Tanaltay, toplu taşıma araçlarına yönelik tahribatları yorumlayarak, bu tür parçalama ve yıpratma davranışlarının, kişinin ruhsal halinin yanı sıra psikopatik (doğuştan olan ve tedavi edilemeyen ahlak sorunu) ve sosyopatik (toplum tarafından oluşturulan ahlak sorunu) bir kimlik ifadesi olduğunu söyledi. Bu tür davranış gösterenlerin, birbirlerini örnek alarak yanlışların çoğalmasını sağladığını ifade eden Tanaltay, iyiliğe iyilikle, kötülüğe ve yanlışa da adaletle cevap verilmesi gerektiğini, toplumun da bilinçli olup, yerine ve sırasına uygun tepkiler göstermesinin önemli olduğunu vurguladı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT