BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KRAMPON...

KRAMPON...

OYUNU kenarlara yaymak isteyen Çatladıkapıspor maçın henüz ilk yarım saatinde taç rekoru kırınca, Guiness Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazandı.



OYUNU kenarlara yaymak isteyen Çatladıkapıspor maçın henüz ilk yarım saatinde taç rekoru kırınca, Guiness Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazandı. “atoutlemonde” ... BURAK Yılmaz’ı övmeyen Lig Tv’nin çaycısı apar topar görevden alındı. “jimijimijimi” ... MHK, hakem Kuddusi Müftüoğlu’nun gözlemci notunun topun üzerinde yapılacak parmak izi araştırmasının ardından verileceğini açıkladı “mfs” ... A.GÜCÜ ve Bursaspor maçlarını kazanan Beşiktaşlı futbolcular radyodan ‘Sana değil kardeşine’ şarkısını isteyince ortalık karıştı. “hiko1903” ... G.SARAY gururunu resmi sitesinde taraftarla paylaştı: Messi’yi yakından seyredenler içinde bir G.Saraylı vardı... “öcü72” Hayata dair... Çocukluk ve yaşlılık birbirine benzer... Her iki durumda da, değişik sebeplerle, insan oldukça savunmasız olur... Bedenimizin çevresinde görünmez bir zırh oluşması ergenlik döneminde başlar... Bu zırh bu dönemde oluşur ve ergin yaşam boyunca kalınlaşır... Gelişimi biraz da incininkine benzer, yara ne denli büyük ve derinse, çevresinde oluşan zırh o kadar güçlü olur... Ama sonra zamanla, çok uzun süre giyilen bir giysi gibi en çok kullanılan yerlerinden yıpranır, dikişleri atar ve ani bir hareket sonucu yırtılır... Başlangıçta hiçbir şey fark etmezsin, zırhının hâlâ seni sıkıca sardığını sanırsın, ama bir gün birdenbire, aptalca bir şey karşısında bir çocuk gibi nedenini bilemeden ağlamaya başlarsın... (...S. Tamaro) Kadınlar & Erkekler Evli adamın biri kahvede oturmuş huzur içinde çayını yudumlayıp, gazetesini okurken “Hayrola” diye sormuş arkadaşı, “Ne oldu?..” “Bilim adamları” demiş adam derin bir nefes alarak, “Önümüzdeki yıllarda robotlarla evlilik yapılacağını söylüyorlar... Millet merak ediyor ve inanamıyordur mutlaka...” Sonra bir iç daha geçirmiş ve; “-Ama ben... Ama ben resmen biliyorum ve sürekli yaşıyorum...” itiraf reyonu... (...isim: bekr özer akın ...şehir: bilinmiyor ...yaş: hiç bilinmiyor) Ben 15 yaşında iken özellikle astsubay olmak istedim... Çünkü astsubayın subaydan üstün olduğunu sanıyordum... Solist var assolist var... Gerçeği öğrendiğimde astsubay hazırlama okulu 1. sınıf öğrencisi idim ve yüklenme senetlerini de imzalamıştık... (omer.soztutan@tg.com.tr itiraf edin, rezil edelim...) Tuzaktan kumanda... (...KANALTÜRK / Telegol) ERMAN TOROĞLU: Şimdi çocuk dediğin de 12 yaşına kadar... SERHAT ULUEREN: Evet çocukluğun sınırları tam olarak çizilmemiş... ERMAN TOROĞLU: Mesela hamama bile biraz büyük çocuk götürdüğün zaman ‘’Hanım hanım... Babasını da getirseydin’’ derler... SERHAT ULUEREN: Bu konuyu kapatalım lütfen... Sohbet farklı yerlere gitmeye başladı... TEMEL'İN YERİ Dükkan açılışı yapan adam; gelen çiçeğin üzerindeki, “Üzüntünüzü paylaşıyorum” notuna anlam vermeye çalışırken, tam o sırada çiçeği getiren Temel aramış... “-Çok özür dilerim efendim... Size gönderilen çiçeğinize yanlış kart takmışız...” “Önemli değil” demiş adam, “Bu tip yanlışlıklar hep olabilir iş hayatında...” “Ama efendim” demiş çiçekçi Temel, “-Sizin kart da bir cenazeye gitmiş, ‘Yeni yeriniz hayırlı olsun’ diye...” Bizimkiler... (...Almanya’daki Bizimkiler) Mümtaz Abi: Tırnağımın yanında deri soyuluyor. Ben de koparıyorum, epey acı veriyor. İsmail Abi: Çörekotu yağını kullan. Bende de vardı, iyi geldi... Erol Abi: Evet abi o yağı parmağına sürüyorsun... Yağ kaydırıyor ve derini kopartamıyorsun... BİR FİLM DİYALOĞU (...The Merchand Of Venice filminden) “-Bir yarım senin, öteki yarım senin... Kendimin diyecektim ama benimse senin demek... O halde hepsi senin...” söz der ki; “-Fazladan iltifat edenin, fazladan iftirası vardır...” (...Kulaklarda yankı yapan müthiş S.Ö.Z.leri)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT