BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BM’de tarihî konuşma

BM’de tarihî konuşma

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki tarihî konuşması, milletlerarası bu en büyük kuruluşun otokritiği (özeleştirisi) ağırlıklı oldu. Bu bakımdan tarihe geçecek. Filistinliler, Somalililer, Âzerîler gibi hakları yenmiş, bir türlü geri alamayan mazlûm milletlerin en açık, hattâ sert savunması ile de tarihe geçmesi gerekir.



Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki tarihî konuşması, milletlerarası bu en büyük kuruluşun otokritiği (özeleştirisi) ağırlıklı oldu. Bu bakımdan tarihe geçecek. Filistinliler, Somalililer, Âzerîler gibi hakları yenmiş, bir türlü geri alamayan mazlûm milletlerin en açık, hattâ sert savunması ile de tarihe geçmesi gerekir. Sayın Başbakan, eleştirilerinin Netanyahu hükûmetine karşı olduğunu belirterek, Musevîler’e, İsrail halkına ve devletine, hattâ başka İsrail hükûmetlerine karşı bulunmadığını vurguladı. Aslında sorun, bugünkü hükûmetin tamamından bile kaynaklanmıyor. Dışişleri Bakanı Lieberman ve onun diplomatik düzeni maskaralık sanan müsteşarından geliyor. Meselâ İsrail savunma bakanı, Türkiye’yi incitecek hareketlerden kaçınılmasını söylemiştir. İsrail, parası ödenmiş, onarılmak için gönderilmiş pilotsuz uçaklarımızın teslim tarihini bile belirsiz bir zamana erteledi. Böylesine bir acemiliği -benzetmek gibi olmasın- 1914’te, parasını peşin ödediğimiz iki zırhlımız için İngiltere yapmıştı. Başbakan Erdoğan’ın Türkçe’nin Birleşmiş Milletler’de 7. resmî dil olarak kabulü talebi, biyografisine en şerefli bir teşebbüsü olarak geçecektir. New York’ta BM binasının karşısındaki Türk Evi denen binamızın yıkılıp yerine Türk Gökdeleni yapılması emri de şahanedir. 2012 yılı içinde tamamlayalım. Birleşmiş Milletler bu hafta Filistin lideri Mahmud Abbas’ın, Filistin devletinin tanınması talebini inceleyecek. Başkan Obama, sınırlar üzerinde mutabakat oluşmadan üyeliğin gerçekleşmesinden sonra anlaşmazlığın artabileceği kaygısı ile, Güvenlik Konseyi vetosunu kullanacağını bildirdi. İyi de, İsrail, sınırlar meselesini yıllara yayacak. Orta Doğu’daki huzursuzluğu ve asabiyeti büyütecektir. Bir ihtimal daha var. İsrail, Obama’nın öğütüne uyarak 1967 sınırlarını kabûl eder. Türkiye’nin gücenikliğine de son verir. Orta Doğu’da barış rüzgârları eser. Arap devletleri ile normal ilişkiler kuran İsrail, huzur içinde bir refah ülkesi olur. Asıl Büyük İsrail o zaman oluşur. Arsa kapmakla olmaz, adı “arsa kapatan”a çıkar. Mûsevî akıl, iz’an ve dehasından beklenen budur. Aksi takdirde Yahudiler için kullanılan bu sıfatlar içi boş safsata hâline gelir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT