BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gazze’ye değil GAZ’a abluka

Gazze’ye değil GAZ’a abluka

İsrail’in Gazze’yi dünyadan tecrit etmesinin sebebi; zengin doğalgaz yataklarını ele geçirme planı...



ÖZEL HABER MEHMET KOCA > Türkiye’nin bütün tepkine rağmen Rumlar, Kıbrıs’ın güneyinde sondaj çalışmalarını sürdürüyor. Doğu Akdeniz’de Rumlar tarafından sürdürülen doğal gaz sondaj çalışmaları, bölgedeki gerginliği artırırken, bu çalışmaya büyük destek veren İsrail’in asıl hedefinin Gazze doğal gaz yataklarını ele geçirmek olduğu ortaya çıktı. Bu iddiayı ilk dile getiren Michel Chossudovsky, GlobalResearch şirketi adına yayınladığı raporda Gazze ambargosu konusunda İsrail yönetiminin acımasızlığının sebebinin güvenlik değil, stratejik önemi bulunan Gazze açıklarındaki doğal gaz yatağı olduğunu ileri sürdü. KARA YUMUŞAK, DENİZ SERT İsrail’in Gazze’yi kan gölüne çeviren saldırıları, uluslararası baskıyla durdurmasının ardından uyguladığı ambargo karada denetime tabi. Gazze halkına İsrail üzerinden gıda, sağlık, inşaat ve gündelik hayatı kolaylaştıran her türlü araç gereç geçişinde hiç bir sıkıntı yok. Yeter ki karadan gitsin. Ancak iş, denizden ulaşıma gelince İsrail burada hiç beklenmedik bir sertliğe yöneliyor. Gazze açıklarında uluslararası sularda bile hiç bir geminin geçişine izin vermiyor. Öyle ki, Gazze Limanı’na 5 saat mesafeden bile gemilerin geçmesine hoşgörüyle bakmayan İsrail yönetimi ticari gemilerin peşine devasa fırkateynleri, hücumbotları takabiliyor. Global Research sitesinde bir makale yayımlayan İktisat Profesörü Michael Chossudovsky, Gazze karasularındaki milyarlarca dolarlık doğal gaz rezervi olduğunu öne sürdü. İddiaya göre, İsrail kuvvetleri stratejik off-shore gaz rezervlerini kaptırmamak için işgale başladı. Chossudovssky, “Gazze sahilinde 2000’de geniş doğal gaz yatakları keşfedilmişti. British Gas kazdığı iki kuyudan değeri 4 milyar dolar gaz buldu” dedi. Filistin gaz rezervleri çok daha büyük olabilir. İşgal tamamlanırsa Gazze doğal gaz sahaları İsrail’in offshore tesislerine dahil edilecek. FİLİSTİN’İN GELECEĞİNİ BUNALTIYOR Gazze açıklarında doğal gaz bulunması Filistin’in geleceğini daha da sıkıntılı hâle getirmiş durumda. Filistin yönetimi 25 yıllık arama izni veriyor, British Gas ve Atina merkezli ortağı Lübnanlı Sabbagh ve Koury ailelerine ait Consolidated Contractors International Company (GCC) de Gazze sahilinde 2000’de geniş doğal gaz yatakları keşfediyor. Paylaşım ise şöyle: Yüzde 60 British Gas, yüzde 30 GCC ve yüzde 10 Filistin yönetimi. British Gaz lisansı bütün Gazze offshore deniz sahasını kapsıyor. Gazze-İsrail sahilindeki gaz rezervlerinin yüzde 60’ı da Filistin’e ait. 2000 yılında BG iki kuyu kazıyor. Olumlu netice alıyor. BG’nin raporuna göre ise Filistin gaz rezervleri çok daha büyük olabilir. Bu raporun üzerine, Filistin yönetiminin iflası ve 2006’da Hamas’ın seçimlerdeki başarısı eklenince İsrail, Gazze’nin gaz rezervlerinin üzerinde hak iddia etmeye başlıyor. Anlaşılacağı üzere, Gazze’ye denizden ulaşmak demek, İsrail’in bu sulardaki egemenliğini kırmak anlamına geliyor. Bu sebeple ‘Gazze Ablukası’nın denizden delinmemesine İsrail azami önemi veriyor. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıların sebebi doğal gaz. Gazze karasularındaki milyarlarca dolarlık doğal gaz rezervi olduğu iddia eden Michel Chossudovsky, GlobalResearch internet sitesinde yayınladığı makalede Gazze işgalinin perde arkasını aydınlatıyor. Michel Chossudovsky, Gazze Şeridi’nin İsrail kuvvetleri tarafından işgalinin stratejik off-shore gaz rezervleriyle doğrudan ilişkisi olduğunu iddia ediyor. HAMAS, İSRAİL DENGESİNİ BOZDU Chossudovssky, yazısında “Bu bir zapt savaşı. Gazze sahilinde 2000’de geniş doğal gaz yatakları keşfedilmişti. Keşiften sonra da British Gas ve ortağı Atina merkezli Lübnanlı Sabbagh ve Koury ailelerine ait Consolidated Contractors International Company’ye Filistin tarafından 25 yıllık arama izni verildi” diyor. Hamas’ın 2006’daki seçim zaferi, dengeleri altüst ediyor. İsrail ve Filistin arasındaki çekişmeden sonra British Gaz 2006’da Mısır’a gaz satışıyla ilgili bir anlaşma yapmak üzereyken, Times gazetesine göre, 23 Mayıs 2007’de İngiliz Başbakanı Tony Blair, İsrail lehine araya girerek Mısır’la anlaşmayı engelliyor. Chossudovsky’ye göre bir sonraki yıl Mayıs ayında İsrail kabinesi, Ehud Olmert’in “Filistin’den gaz alımına” dair önerisini kabul ediyor. Anlaşmanın bedeli 4 milyar dolar. Öneriye göre 2 milyar dolarlık kârın 1 milyar doları Filistinlilere verilecekti. Ancak Tel Aviv, kârı Filistin’le paylaşmak istemeyince, BG Grup’la yapılan anlaşma çöpe atılıyor ve İsrail tarafından Hamas ve Filisin Yönetimi’ni aradan çıkaracak bir ekip oluşturuluyor. Amaç BG Grup ve Yaser Arafat başkanlığındaki Filistinle yapılan 1999’daki anlaşmayı geçersiz kılmak. 2007’de BG önerisine göre, Gazze offshore kuyularından çıkarılan gaz deniz altından İsrail limanı Aşkelon’a ulaştırılacaktı. Filistin gazı özelleştirilebilir! Chossudovsky, gaz sahalarının mülkiyetinin İsrail’e bırakılması maksadıyla yapılan Gazze’nin askeri işgali, Filistin’in gaz sahalarının açıkça kamulaştırılması ve Gazze’nin karasularında İsrail’in egemenliğinin tek taraflı ilan edilmesinin uluslararası kanunlara aykırı olduğunu belirtiyor. Gazze sularında İsrail egemenliği altına alınması durumunda, Gazze doğal gaz sahaları yanı başındaki İsrail’in offshore tesislerine dahil edilecek. Bu offshore tesisleri aynı zamanda İsrail’in enerji transport koridoruna bağlı. Petrol hattı terminali olan Eilat limanından, Kızıl Deniz deniz-limanı boru hattı terminali Aşkelon, oradan kuzeye Hayfa’ya ve oradan da İsrail-Türkiye boru hattıyla Ceyhan’a uzanıyor. Özgürgün: Sondajın koordinatları belirlendi KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Piri Reis sismik araştırma gemisinin adanın kuzeyinde araştırmalara başlaması için gerekli koordinatların tespit edildiğini belirterek, çalışmalara çok yakında başlanacağını bildirdi. Özgürgün, Kıbrıs adasının tek hakimi olduklarını düşünen Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas’ın Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görmekten vazgeçmediği takdirde olası bir anlaşmanın olamayacağını vurguladı. Yahudi örgütlerinden savaş çığırtkanlığı! ABD’deki Yahudi sivil örgütleri başkanı Richard Stone, “Türkiye’nin, İsrail ve Rumların Akdeniz’deki sondaj çalışmalarını engelleme girişiminde bulunmasının bir savaş hareketi sayılacağını ileri sürdü. Stone, “Umarım bunu yapmazlar. Bu bir savaş hareketi olur. Tehdit ettiklerini biliyorum. Umarım, ABD hükümeti böyle bir şeye izin vermeyeceğini açıkça belirtir” ifadesini kullandı. Sondajın ertelemesine tazminat engel olmuş Kıbrıs Rum yönetiminin, “Afrodit” adı verilen sözde 12. parselde, Neoble şirketiyle başladığı petrol ve doğalgaz arama sondajını ertelemek istediği, ancak gecikilecek her gün için ödenecek tazminatın büyüklüğünün ertelemeye engel olduğu öne sürüldü. Rum basını, Kıbrıs problemine doğrudan müdahil ülkelerin, doğrudan müzakereler prosedürünü baltalayacağı için sondaj çalışmalarının ertelenmesi konusunda Rum yönetimine baskı yaptığını, Rum yönetiminin de ertelemek için uğraştığını, ancak bu uğraşlarının ekonomiye takıldığını savundu. Eski Rum Bakan:?Kârın % 25’i Türklere verilsin Kıbrıs Rum yönetimi eski dışişleri bakanlarından Nikos Rolandis, Rum yönetimini “tarihten ders almamakla” eleştirdi. Çıkarılacak petrolden Kıbrıslı Türklere net kârın yüzde 20-25’inin verilmesini isteyen Nikos Rolandis petrolde Kıbrıslı Türklerin de hakkı olduğunun altını çizerek, Rum yönetimine Türkiye’nin müdahalesini önlemek için Kıbrıslı Türklerle bu konuda uyuşmayı önermişti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT