BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Evlâd haklarına dâir...

Evlâd haklarına dâir...

Çocuğun neye kâbiliyeti olduğunu sezmeli, kâbiliyetinin hangi ilim ve san’ata daha yatkın olduğunu anlayıp, o tahsîl ve san’at dalına vermelidir...



Geçen haftaki iki makâlemizde, evlâdın ana-babaları üzerindeki haklarından [Cuma günü beş, Cumartesi günü de yedi olmak üzere toplam] 12 tanesini saymıştık. Bu hafta da inşâallah, geri kalanlarını ele almak istiyoruz... 13- Çocuk yedi yaşına gelince, ona namaz kılmasını öğretmeli ve emretmelidir. Peygamber Efendimiz, “Çocuklarınız yedi yaşına gelince, onlara namaz kılmalarını emredin, on yaşına gelince, kılmazlarsa, zorlayarak kıldırın” buyurdu. (İ. Sünnî) 14- Çocuklar on yaşına gelince, yataklarını ayırmalıdır. Erkek ve kız çocukların odalarını da ayırmalıdır. 15- Hıtân [Sünnet ettirmek], mühim sünnettir. İslâmiyyetin şiârıdır, alâmetidir. Çocuk, bâliğ olmadan önce her yaşta sünnet edilebilir. 7-12 yaşlar arası daha uygun olabilir. Sünnet ederken, topluca yüksek sesle bayram tekbîri söylenir. BEDDU ETMEMELİDİR 16- Çocuklara bedduâ etmemelidir. Abdullah bin Mübârek hazretleri, çocuğundan şikâyet eden birisine, “Çocuğuna hiç bedduâ ettin mi?” diye sordu. O kimse, “evet” diye cevâp verince, “Çocuğunun ahlâkını sen kendin bozmuşsun” buyurdu. 17- Çocuğu cömertliğe alıştırmalı, mal ve mülk sevgisini gözünden düşürmelidir. Çünkü para ve mal sevgisinin zararı, zehirden çoktur. Çünkü bütün kötülüklerin menşei, kaynağı; parayı-pulu, dünyâyı sevmektir. 18- Çocuğa önce, yemek yemenin edeplerini öğretmelidir. “Yemek yemekten maksat, bedenin sıhhatini korumaktır, lezzet almak değildir” demelidir. 19- Çocuk bâliğ olup onu evlendirdikten sonra, hadîs-i şerîfte bildirildiği gibi, kendisine şöyle demelidir: “Evlâdım, seni terbiye ettim. Okutup evlendirdim. Senin dünyâda bir felâkete düşmenden, âhirette de azâba uğramandan Allahü teâlâya sığınırım. Aklını başına topla, buna göre çalış.” [İ. Hibbân] 20- Ahnef bin Kays hazretleri buyurdu ki: “Evlâd için birtakım zorluklara katlanmalıyız. Onların ayakları altında yumuşak yer, başları üstünde gölge olmalıyız. Onlara sert davranmayalım ki bizden uzaklaşmasınlar; bizden usanıp ölümümüzü beklemesinler. Uygun isteklerini yerine getirmeliyiz. Öfkelenirlerse teskîne çalışmalıyız.” 21- Fudayl bin Iyâd hazretleri buyurdu ki: “Şunları yapan mürüvvet ehlidir: Anasına-babasına iyilik eden, akrabâsını ziyâret eden, dîn kardeşine ikrâmda bulunan, çoluğu-çocuğu ve hizmetçisi ile iyi geçinen, dînini koruyan, malını iyi yerlerde harcayan, dilini tutan, gözünü harâmlardan koruyan, fuzûlî işlerden uzak duran ve Rabbine ibâdet eden kimse.” 22- Baba, çocuğuna, yapmayacağını zannettiği herhangi bir emri vermemelidir. Emir verip de onu itâatsizliğe sürüklememelidir. Sâlih zâtlardan biri, oğlundan hiçbir şey istemezdi. Sebebi suâl edilince, “Bir şey istediğim zaman, oğlumun bana karşı gelmesinden korkarım. Bana karşı gelince, Cehennem ateşine müstehak olur. Ben de çocuğumun ateşte yanmasına râzı olamam” buyurdu. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Şunlar, insanın saâdetinin alâmetleridir: Sâliha bir hanım, itâat eden çocuklar, sâlih arkadaşlar.” [Hâkim] 23- Kapalı ve gizli işlerden çocukları menetmeli ki, kabâhate karşı cesâretleri kırılsın. Gündüz ve gece çok uyutmamalı, yumuşak elbiselere alıştırmamalı, yaya yürümesini de öğretmeli, oturma-kalkma ve konuşmanın edeplerini anlatmalı; kadınlar gibi süslenmemesini söylemeli, arkadaşlarına karşı, onlar arasında, babasıyla ve dünyâ malı ile övünmekten nehyetmeli, yalan söylemekten sıkı menetmeli, doğru veya yalan yere yemîn etmemesini tenbîh etmelidir. KÂBİLİYETİNE GÖRE... 24- Çocuğun neye kâbiliyeti olduğunu sezmeli, kâbiliyetinin hangi ilim ve san’ata daha yatkın olduğunu anlayıp, o tahsîl ve san’at dalına vermelidir. Hadîs-i şerîfte; “Herkese dünyâlıktan nasîbi neyse, o şeyler ona kolaylaştırılır” buyuruldu. (Hâkim) Çocuk ilim öğrenmeye yatkın ise, önce ilim tahsîli için gerekli terbiye verilmelidir. San’at sâhibi olacaksa, dînî vecîbeleri öğretip yaptırdıktan sonra, o san’atla meşgûl etmelidir. Burada en iyisi, çocuğun tabîatine, ya’nî kâbiliyetine bakmalı, durumunu incelemeli, neye isti’dâdı olduğunu sezmeli, kâbiliyetinin hangi ilim ve san’ata daha yatkın olduğunu anlayıp, o tahsîl ve san’ata vermelidir. 25- Kötülüğe sebep olacak alışkanlıkları veren oyunlardan sakındırmalıdır. [Yarınki makâlemizde de inşâallah aynı konuya devâm edelim.]
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT