BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Markamız “onun gibi” olsun...

Markamız “onun gibi” olsun...

Daha çok reklam sektöründe eskiden yaşardık ama yine de ara sıra çıkmıyor değil hani. Bir müşteri toplantısında pazardaki bazı markaları ima ederek “İşte bizim de markamız ‘onun gibi’ olsun” diyerek toplumun diline sakız olmuş jenerik markaları kasteder.



Daha çok reklam sektöründe eskiden yaşardık ama yine de ara sıra çıkmıyor değil hani. Bir müşteri toplantısında pazardaki bazı markaları ima ederek “İşte bizim de markamız ‘onun gibi’ olsun” diyerek toplumun diline sakız olmuş jenerik markaları kasteder. Hâlbuki birçok marka, “marka” olmayı başta hayal etse de hayalleri gerçek olan çok nadirdir. Bu hassas ve netameli bir süreçtir. Tüketicinin önce zihninde oluşmalı, ürünün ismi yerini anıldığında ancak bir jenerik marka olur. Tabii bunun daha detayları da var ama yerim sınırlı şimdilik az ve öz diyelim. :) Markanız sohbet konusu olmuyorsa, arkadaşlarınız arasında lafı geçmiyorsa muhtemelen bir sorun var demektir. Ya tam tersi bir durumsa? Günümüzde dünya genelinde her gün milyonlarca insan günlük konuşmalarında çeşitli markalardan bahseder. Bu markalar hayatın içine girer, hatta bir buluşmada ya da bir adres tarifinde karşımıza çıkar, kafa bile karıştırır. İngilizler “Hoover” kelimesini elektrikli süpürge için kullanır. Hangi marka olduğu önemli değildir. Muadil birçok isim olmasına karşın, bizde de “Selpak”, kâgıt mendil için aynı şekilde bir jenerik marka olmuştur. Bazen hedef kitlenin markalara yakıştırdığı anlamları yakalamak kolay olmayabilir ve bu yüzden kontrolü de zordur. Nike firmasının markası üzerinde yaptırdığı bir incelemede, arzu ettiği spor ve fitness kavramlarıyla özdeş çıktığı, ama az da olsa istenmeyen anlamlara da çekildiği görülmüş. Nike’ın kurumsal açıklamasında markanın tamamen sporla ilgili olduğu, farklı görüşlerin ise “medya yorumu” olduğu belirtilmiş. Marka ne kadar başarılı olursa o kadar büyük bir hedef hâline gelmesi de en büyük paradoksudur. Bir kez ağza sakız olmasın, herkes dilediğince kullanır. Reklamın iyisi de kötüsü de konuşulur. Oscar Wilde’ın bir sözünde dediği gibi: “Belki hakkınızda konuşulması konuşulmamasından daha iyidir.” Ülkemizde Galatasaray, marka değeri rekortmeni seçildi Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance’ın değerlendirmesine göre, Türkiye’nin marka değeri en yüksek futbol takımı Galatasaray oldu. Firmanın en değerli Türk Markaları araştırmasında futbol takımları kategorisinde marka değeri 55 milyon dolar olan Galatasaray öne çıkıyor. Türkiye’nin 100 markası arasında 71. sırada bulunan Galatasaray’ın ardından 77. sırada 47 milyon dolarla Fenerbahçe, 79. sırada da 45 milyon dolarla Beşiktaş yer almış. Dünyada en değerli kulüp ise 635 milyon dolarla İngiliz takımı Manchester United... Gerçeği kabul edelim ki; mükemmel marka diye birşey yok, bir insan ürünü sonuçta. Bu bir süreç, varılacak bir durak değil, hiç bitmeyecek bir yolculuk...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT