BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sahil Dostlarım

Sahil Dostlarım

Yaşadıkça insanın başına neler geliyor. Mesela geçen gün benim cep telefonum denize düştü. Bu soğuk kış günlerinde deniz kenarında ne aradığımı merak edenlere hemen söyleyeyim. Denizin o eşsiz kokusu kendimi iyi hissetmeme yol açıyor.



Yaşadıkça insanın başına neler geliyor. Mesela geçen gün benim cep telefonum denize düştü. Bu soğuk kış günlerinde deniz kenarında ne aradığımı merak edenlere hemen söyleyeyim. Denizin o eşsiz kokusu kendimi iyi hissetmeme yol açıyor. Bu sebeple mümkün olan her an kendimi sahile atıyorum. Yürüyüş yapanları, neşe içinde oyunlar oynayan çocukları seyretmek hoşuma gidiyor. Bir de huy geliştirdim. İzlediğim insanların kendime göre hikayelerini kuruyorum. Bu çok eğlenceli bir oyun. Önümde yürüyen kişiyi rahatsız etmeden inceliyorum. Ve olası yaşam biçimini, dertlerini, alışkanlıklarını tahmin etmeye çalışıyorum. Ne kadar başarılı olduğumu bilmem mümkün değil çünkü bu işin sağlaması yok. Bunu yaparken vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorum bile. Ümitsizce balık tutmaya çalışan amatörleri de keyifle seyrediyorum. Tam teşkilat, büyük bir iddia ile sahile gelip saatlerce uğraşan ama en ufak bir sonuç alamayan bu insanların masum ısrarı hoşuma gidiyor. Tabii elleri boş kaldığında sinir olduklarını tahmin etmek güç değil. Bu durumda iki seçenekleri oluyor. Ya en yakın balıkçıda alıyorlar soluğu ya da eve gidip bir karış suratla terör estiriyorlar. Köpek gezdirenler ise bir başka alem... Küçük köpeklerin sahipleri sürekli tedirgin. ‘Ya kocaman bir sokak köpeği gelir de benim bir tanecik ufak köpeğimi yemeye kalkışırsa’ tipi bir endişe içinde oluyorlar. Doğrusu bu ihtimal her an için mevcut. Çünkü ömrünü sokakların zor şartlarında geçirmiş olan bu hayvanların, küçük süs köpeklerine sinir olduklarını görüyorum. Mümkün olsa bir kaşık suda boğuverecekmiş gibi bakıyorlar çoğu zaman. Bir de kocaman ve cins köpekleri gezdirenler var. İşte onlar benim favorilerim. Bu tip hayvan severlerin tercihleri aşağı yukarı birbiren benziyor. Doberman, Husky ya da Dalmaçyalı cinsi köpeklerini kendilerine bağlayan tasmalarla verdikleri mücadele izlemeye değer bir gösteri niteliğinde oluyor. Onlar mı köpeği gezdiriyor yoksa köpekler mi sahiplerini belli olmuyor. Gerilen tasmanın ucunda cansiperane savaş verip sözüm ona çevredekileri köpekten korumak isterken yerle bir olan karizmalarını toparlayamayacaklarının bilincinde olduklarını sanmıyorum. Bilmedikleri bir şey daha var. Çok şirin görünüyorlar. Güneş açmış açmamış, yağmur yağmış yağmamış pek fark etmiyor bizim sahilin sakinleri için. Onlar alışkanlık haline getirdikleri gezintilerinden taviz vermiyorlar. Sahil dostlarımın bu istikrarlı bağlılığı beni de etkiliyor. Bazen kendimi eski yerli filmlerde tasvir edilen çok iyi kalpli insanların arasındaymışım gibi hissediyorum. Medya camiasında geçirdiğim onca yıldan sonra bu benim için bir cins nekahet dönemi. Bu insanların yakıcı, yıkıcı ve kırıcı hırsları yok. Kendi hallerinde kimseye zarar vermeden yaşayıp gidiyorlar işte. Hayattan bütün beklentileri çocuklarını iyi yetiştirmek ve var olan standartlarını sürdürebilmek. Bana göre alışılmadık bu saflık öylesine şaşırtıcı ki bazen ağzım açık izliyorum onları. Ve böyle dostlar edinebildiğim için seviniyorum. Hatta o kadar çok seviniyorum ki cep telefonumu sahilin bulanık sularına gömebiliyorum. Sözün Özü Zarafet, iç uyumun dışarı yansımasıdır. LEVHA Duvar yapıldıktan sonra duvarcı unutulur.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT