BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sandalyede namaz meselesi

Sandalyede namaz meselesi

Son senelerde camilerde, sıra sıra sandalyelerin çoğaldığını esefle görmekteydim. Plastik bahçe koltukları, çeşitli renk ve şekillerde hoş olmayan görüntüler sergiliyordu.



Son senelerde camilerde, sıra sıra sandalyelerin çoğaldığını esefle görmekteydim. Plastik bahçe koltukları, çeşitli renk ve şekillerde hoş olmayan görüntüler sergiliyordu. Diyanet İşleri Başkanlığımızın, bu işe ciddi olarak el attığını duydum ve de gördüm. Başta Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Sayın Mehmed Görmez olmak üzere, konuya eğilen ve emeği geçen bütün ilgilileri tebrik ile, başarılarının artarak devamını dilerim... İnsanlar birbirine bakarak; kendisinin az bir rahatsızlığı olsa bile bazen de özenerek ve böyle de olabildiğini zannettiği için, camilerdeki sandalyeler hızla çoğalıyordu. Sandalyelerin hizalı durması için, sıra sıra iplerle bağlananları gördüm. Bundan 10 sene kadar önce çekime gittiğim her camide karmakarışık sandalyeler görmekten çok üzülmüştüm. Bir camiye gittim. Baktım ki hiç sandalye yok. Cami imamına “Hocam seni tebrik ederim. Demek ki sandalyede namazın caiz olmadığını cemaatine anlatmışın. Hiç sandalyen yok” dedim. Hoca efendi arka mahfillerinin önündeki uzun iki divanı gösterdi. Ve “Efendim ben ikaz ettim. Dinlemediler. Cami içi karmakarışık oldu. Ben de iki divan yatırıp sandalyeleri attım” dedi... Diyanet İşleri Başkanlığımızın son ciddi tedbirleri ile konu kökünden halledilecek inşallah. Hanımın eline tutuşturduğu sipariş listesi ile, çarşıyı pazarı akşama kadar dolaşabilen bir kişi, camiye namaza gelince, dizlerim ağrıyor ben sandalye isterim derse, herhalde vicdan muhasebesinde kendine bile hesap veremez. Din İşleri Yüksek Kurulunun 01/12/2010 tarihli kararından bir bölüm alıyorum: “Namazı normal şekli ile ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse için, asıl olan namazını oturarak kılmaktır. Böyle bir kişi namazını kendi durumuna göre diz çökerek veya bağdaş kurarak yahut ayaklarını yana ya da kıbleye doğru uzatarak kılar. Nitekim Hazreti Peygamber nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabiye (Namazını ayakta kıl. Eğer gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üzere kıl.) [Buhari, Taksiru’As-Salat, 19] buyurmuştur. Ayakta durabilen ve yere oturabildiği halde secde edemeyen kimse namaza ayakta başlar, rükudan sonra, yere oturarak secdeleri ima ile yapar...” Özette görüldüğü gibi sandalyede namaz olmuyor. Taburelerin camiyi işgali de cabası. Diyanet İşleri Başkanlığının bu gayretlerine herkesin yumuşak başlılıkla uymasında fayda görüyorum...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT