BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tarlada İlkleri uyguladı çeltikte 4 bin dekara çıktı

Tarlada İlkleri uyguladı çeltikte 4 bin dekara çıktı

Sami Dubacı, tarlaya soktuğu yeniliklerle hem çeltikte Trakya’nın en büyük üreticisi oldu hem de babadan kalan 30 dekar tarlayı 4 bin dekarlık alana çıkardı



KOBİ DÜNYASI Mustafa Sezer mustafa.sezer@tg.com.tr BİÇERDÖVERE MODERNİZASYON Çeltik üretiminin zor ve insan gücüne dayalı olduğuna dikkat çeken Sami Dubacı, “Bu sıkıntıları gidermek için elimde olan biçerdöver üzerinde değişiklikler yaparak çeltik hasadını gerçekleştirmeye uygun hale getirdik” dedi. Dubacı, buldozer paletini biçerdövere takarak suyun içinde daha kolay çalıştıklarını dile getirdi. Tarım konusu Türkiye’nin en büyük problemlerinden birisi. Gittikçe küçülen tarlalarda yapılan ve modernlikten uzak üretimler ürün verimsizliğine yol açarken bu sıkıntılar hâlâ günümüzde birçok değişime rağmen sürüyor. Bu tabloya rağmen bir çok firma bunu tersine çeviriyor. Modern tarımın gereğini yerine getirenler hem ürün verimliliğini yakalıyor hem de işlerini büyütüyor. Bunlardan birisi de Edirne İpsala’da çeltik üreticisi Dubacı Tarım. Şirketin kurucusu Sami Dubacı, çeltik hasadını tarlada biçerdöverle yapıp, elde edilen ürünü, tahıl kurutma makineleri ile kurutan ilk çiftçi olurken, dünyanın farklı ülkelerini dolaşarak temin ettiği malzemeler ile kendisinin imal ettiği palet sistemini, biçerdövere adapte ederek çeltik hasadında kullanmayı başardı. Dubacı dünyayı dolaşarak modern teknolojiyi sahaya yansıtınca Trakya’nın en büyük çeltik üreticisi oldu ve babadan kalma 30 dekarlık araziyi de 4 bin dekara çıkardı. BULDOZER PALETİ KULLANDIM İşler artınca hasat döneminde personel ihtiyacı sebebiyle maliyetlerinin yükselmeye başladığını aktaran Dubacı “Pirinç devamlı su içerisinde yetiştiğinden normal makineler tarlaya giremiyordu. Onun içinde Türkiye’de ilk olarak buldozer paletlerini biçerdövere uyguladık. Biçerdöver mekanizasyonunun arkasından rutubet oranının yüksek olması nedeniyle bu defa ürünü kurutma sorunu başladı. Bunu gidermek için dünyada kullanılan ve Türkiye’de fazla bilinmeyen kurutma makinesini ithal ederek bu sıkıntıyı gidermiş oldum. Daha sonra da Lazer Skrayper ithal ederek çeltik tarımı yaptığım arazilerin tesfiyesini düzgün yapabilir, su kontrolünü ve seviyesini daha rahat ayarlayabilir, ve personel sayısında ve maliyetinde ekonomik hale gelmiş oldum” diye konuştu. HEDEF TOHUMCULUĞU GELİŞTİRMEK İpsala bölgesinde elde edilen ürünlerin Türkiye çapında pazarlanması için İstanbul Gıda Toptancıları Merkezi’nde bir dükkan açtıklarını belirten Dubacı, “Ayrıca, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün yetiştirdiği yeni tohumları geliştirerek Türkiye tohumculuk sanayine katkı sağlamayı da planlarımızın arasına almış durumdayız “ dedi. Dünyayı araştırdım Sami Dubacı, köyünden çıkmayan, atalarından gördükleriyle çiftçilik yapan birçok kişinin aksine çalışıp belirli bir konuma gelince ‘bu iş yurt dışında nasıl yapılır’ deyip araştırıp gördüklerini; ihtiyaçları doğrultusunda sahaya uygulayabilmiş bir çiftçi. Sami Dubacı başarı hikayesini şöyle özetliyor: “1972 yılında askerlik bitişi ile tarım sektörüne girdim. İpsala’da babadan kalma 30 dekarlık bir arazimiz vardı. Burada ilk olarak kavun, karpuz, domates, ayçiçeği buğday yetiştirmeye başladım. 1979’da ilk çeltik ekimini gerçekleştirdim. 1981 yılında 600 dekar ekim alanına ulaştım. Bu arada yurt dışı araştırmalarım başladı. Dünyada üretim nasıl yapılıyor, nasıl başarıyorlar gibi konular ilgimi çekmeye başladı ve birçok ülkeye giderek araştırmalar yaptım. 1984 yılında bin dekar ekim alanına ulaştım.” 5 parasız iş kurdukları gün evliliğe de imza attılar İşsiz oldukları için evlenme tarihlerini 11 yıldır sürekli erteleyen çift, katıldıkları girişimcilik seminerinin ardından açtıkları dershane sayesinde evlendiler. Katıldıkları bir girişimcilik kursundan aldıkları ilhamla dershane açan işsiz çift, önemli olan girişimci ruh diyerek iş hayatına atıldı. Aralarında evlenmek için iş kurma şartı koyan çift, kurdukları işte aldıkları geri dönüşüm ile geleceğe ümitle bakıyor. Evlenme tarihlerini 11 yıldır sürekli ertelediklerini dile getiren Burcu Akçaoğlu, “Girişimcilik seminerinin ardından düşük bir ücretle 4 gün süren franchising (şirketlerin isim ve markalarını kullandırarak kendi ürünlerini sattırması) eğitimi aldıklarını anlattı. Akçaoğlu, “Daha sonra kurmak istediğimiz dershane için ön araştırma yaptık ve her şey o kadar hızlı gelişti ki biz kendimizi işin içinde bulduk” dedi. Kuracakları iş ve evlilik hazırlıkları için kredi çektiklerini ifade eden Akçaoğlu, “Çektiğimiz krediyle önce dershane için iş yeri, ardından da evimizi kiraladık. Kiraladığımız iş yerinin boyasını ve aldığımız eşyaların montajlarını gece sabahlara kadar çalışarak biz yaptık. İş yerinin açılışı için onayın geldiği gün de evlendik” dedi. Katıldıkları seminerin ardından iş kurmanın aslında çok pahalı olmadığını gördüklerini ifade eden Akçaoğlu, “Biz, iş yerimizi kurmak için bankadan 5 yıllığına yaklaşık 40 bin lira kredi çektik. Herkes iş kurabilir” diye konuştu. Yazılım devi KOBİ’lerle büyüdü MİCROSOFT Türkiye 2011 mali yılında en hızlı büyümeyi orta ölçekli şirketler segmentinde gerçekleştirdi. Bu kategorideki şirketler, sunucu ve yazılım araçlarına yaptıkları yatırımlarla sunucu pazarını yüzde 29 büyüttü. Temesist Japonlarla dev depo yapacak Suudi Arabistan, Çin, Rusya, Hollanda, Kenya ve Sudan’da yaptıkları depolama sistemleri ile yabancıların ilgisini çeken Temesist Raf, bu defa Japonlarla ortaklık protokolü imzalayarak, Türkiye’nin en büyük akıllı depo sistemlerini kuracak. Temesist, Japon otomasyon şirketi Muratec Machinery ile geçtiğimiz günlerde ortaklık protokolü imzaladı. 2012 yılında Amerika’daki pazarda yerlerini almak istediklerini açıklayan Temesist Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim Gül, “Avrupalı ülkeler sıkıntıda olduğu için 2012 hedeflerimizi Amerika’ya yönelttik” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT