BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kapıyı araladık

Kapıyı araladık

Asvel’in bireysel hücum yeteneği ve kısıtlı kadrosu, oyunun başında Efes’in yumuşak savunmasına rağmen skor üretmekte zorlandı. Genelde yaptıkları gibi sabırla top çevirdiler, kuvvetli oldukları uygulamaları kullanarak kombine bir anlayışla pozisyonlar ürettiler.



Asvel’in bireysel hücum yeteneği ve kısıtlı kadrosu, oyunun başında Efes’in yumuşak savunmasına rağmen skor üretmekte zorlandı. Genelde yaptıkları gibi sabırla top çevirdiler, kuvvetli oldukları uygulamaları kullanarak kombine bir anlayışla pozisyonlar ürettiler. Buldukları birkaç müsait atışı sayıya çevirememeleri işimize yaradı. Efes’in hücum sistemi ise daha çok bireysel çabalara dayalıydı. Mulaömeroviç topla dalışlarda çok başarılı oldu ve Drobnjak’a müsait pozisyonlar hazırladı. Doğru bir anlayışla iki pivotuna da top geçiren temsilcimiz, özellikle pota altında üstünlük sağladı (23-14). Efes ile başedebilecek kapasitede olmayan Fransızlar, savunma hatalarından faydalanarak kısa sürede arayı kapatıverdiler (27-25) ve tesbitimizde haksız olmadığımızı gösterdiler. Efes savunmasının ilk yarıda yediği 38 sayı bizce Asvel’e tanınabilecek limitin üstündeydi. Hücumdaki yüksek yüzdeli atışlar sayesinde ürettikleri 46 sayı yine de üstünlük sağlamaya yetmişti. Özellikle Mulaomeroviç ve İbrahim hücumda sivrilen isimler oldular. İkinci yarının başında kolay sayı yemeye devam ettik. Savunma zaafiyetinin Mulaomeroviç’ten başladığını doğru teşhis eden Ataman, Sonko’yu durdurma görevini oyun kurucusundan alarak, birçok maçta yaptığı gibi Hidayet’e verdi. Basketbolun emek gerektiren alanlarından ziyade, sayı üretmeye ve gösterişsiz smaçlara konsantre olan Hidayet de başarılı olamayınca görevi Ömer devraldı. İkinci yarıda 19 sayı üreten Sonko’ya yine de çözüm bulunamadı. Mulaomeroviç ile İbrahim’in yüksek yüzdeli atışları Asvel’i Efes’ten uzak tutmaya devam etti (70-60). Ancak tabeladaki üstünlüğün sağlam temelleri olduğu söylenemezdi. Efesliler tribünleri ayağa kaldıran birkaç güzel hareket sonrasında maçı kafalarında bitirmişlerdi. Oysa bitime daha çok zaman vardı. Nitekim Fransızlar’a bir kere daha yakalanıverdik (70-71). Son 6 dakikada daha dirençli bir Efes izledik. Drobnjak’ın da hücuma katılması iki skorerimizi durduran Asvel’e karşı ilaç gibi geldi. Yeniden öne fırladık (85-73) ve galibiyete uzandık. Efes, Final-four’a gidebilmek için senelerdir uğraşıyor. Bu hedefe ulaşmanın ne kadar değerli olduğunu en iyi onlar bildikleri gibi, nedenli mücadele etmek gerektiğini de biliyorlar. İş bunu sahada uygulamaya kalıyor. Temsilcimiz istediği takdirde savunmayı sağlam tutarak Asvel’i orada da yener ve kestirmeden Selanik’e uzanırız. Savunma direncini dünkü seviyesinin üzerine taşıyamadığımız takdirde kendi sahasında daha etkili hücum etmesi kaçınılmaz Fransız ekibi işimizi zorlaştırabilir. İki takım arasındaki kapasite farkı göz önüne alındığında skorer oyuncusu (Seals) oynamayan Asvel’den İstanbul’da yenilen 85 sayının çok fazla olduğu bir gerçek.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT