BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Finalden sonra fark sıfırlanıyor

Finalden sonra fark sıfırlanıyor

Bir belgesel seyretmiştim. Himalaya eteklerinde bir köy. Sanki 150 sene öncesinin şartlarında yaşıyor. Küçücük tarlaları ve hayvanları var.



Bir belgesel seyretmiştim. Himalaya eteklerinde bir köy. Sanki 150 sene öncesinin şartlarında yaşıyor. Küçücük tarlaları ve hayvanları var. Gaz lambası bile yok.. Kandille aydınlanıyorlar. En yakın kasaba at sırtında bir günlük yol.. Yol derken mesafe.. Yol yok. Zaten giden gelen de yok. Yılda bir defa ekip biçtiklerini kasabadan gelen adama satıp karşılığında diğer ihtiyaçlarını alıyorlar. Huzur içinde yaşayan bu köye bir gün bir yabancı geliyor.. Köyde üç beş ay yaşıyor. Gözü açık bir tip.. Mahsul döneminde diyor ki, “Neden buğdaylarınızı kasabadan gelen bu adama satıyorsunuz. O size az para veriyor. Sizden ucuz alıp götürüp kasabada pahalı satıyor. Siz de kasabaya götürüp satın.” Bir iki aile, yabancı seyyahın aklına uyup kasabaya iniyor. Alışverişi öğreniyor. Kasabadan yeni çıkan şeylerden alıp getiriyor. Köye yeni yeni şeyler girmeye başlıyor. İkilik çıkıyor. Komşuların arası açılıyor. Kavgalar başlıyor. Köyün eski tadı kalmıyor. O arada seyyah da çekip gidiyor. ... Böyle hikayeler şunun için ilgimi çekiyor. Büyük şehirde yaşayan açıkgöz kabul edilen, alan satan, bir gözü borsada, öbür gözü dövizde olan.. Maliyet hesabı yapan kazanan, kaybeden, yorulan, yapan, yıkan, koşan, koşuşturan adamla belgeseldeki köyde yaşayan.. küçücük dünyasında olup bitenlerden habersiz.. Yakın dünya ile tek irtibat noktası yılda bir defa gelen tüccar.. ya da 40 yılın başında yolu köye düşen seyyahdan ibaret olan adam arasındaki fark ne işe yarıyor? ... Size şimdi internet ve bilgisayar olmasa ne yaparsınız sorusu sorulsa, “elim ayağım karışır, hatta hayat durur” dersiniz. Aynı soru 30 sene önce sorulsaydı.. Anlamsız bir soru olurdu. Yoktu ve ne olduğunu bilmiyordunuz. Yani orada yaşayanlar için sizin kullandıklarınız, sizin alıştıklarınız bir şey ifade etmiyor. Bu imkanların hasretini çekmiyor. Küçük dünyasında mutlu ve huzurlu. Fark ne işe yarıyor derken, şehirdeki adam oraya gitsin, orası daha iyi demiyorum. Orada dünyadan ve yeniliklerden ve kolaylık zannettiklerimizden habersiz yaşayanlarla bu yeniliklere alışan insanlar arasındaki fark ölünce sıfırlanıyor. Öldükten sonra orada yaşayan biriyle burada ve bu şartlarda yaşayan biri aynı şartlarda yan yana düşse ikisi de biribirine dünyada yaşadığı şartları gösterse.. Hayıflanacak bir şey çıkar mı, diyorum. Biri ben uçtum, kaçtım, elektronikle tanıştım, internetim vardı, televizyonum vardı, telefonum vardı diyor.. Öbürü de bir çift atım, beş keçim, küçük bir tarlam vardı, sen çok şanslıymışsın, der mi?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT